Zarif bir farkediştir merhaba...
Sayfa 10
Şimdi söyle bana. En gerçek tarafınla, en içten kelâmınla, en hesapsız yanınla söyle: Nasılsın? Rabb’inle nasılsın? Ayartıcı benliğinle nasılsın? İnsanlarla nasılsın? Dünya hayatıyla nasılsın? Nasıl olduğunu anlayacak ve seni dinleyecek kadar sabırlı olma şansı ver bana. Ve sen... Her gün defalarca söylesen de, her defasında can ver kelâma, SAHİ, NASILSINIZ?
Reklam
İstanbul uyandı. Gözlerini ovuşturdu. Sultanahmet ile Ayasofya karşılıklı kahve içiyor, kokusu tâ Üsküdar’a ulaştı.
Sayfa 105
Benim ümidimi benden alma Allah'ım.   Güz geldi Ruhan… Bilirim pek seversin sen böyle yağışlı, yumuşak soğuksu tatlı havaları. Yollarda ışık yansımaları, ben penceremde yine seni düşünüyorum. Karşımdaki sokak lambası yağmurun şamatasına kapılmış, yansımaları dans ediyor yıldız yıldız. Cama vuran damlalar sokağın görünebilirliğini kesse de
Reklam
Allah’ın korumadığını kim koruyabilir ki? Ve Allah’ın koruduğuna kim ilişebilir ki?
Sayfa 16
* Şimdi rıza ve teslimiyet gösterme vaktidir. Yani , bela gelmeden önce dua etmek gerekir. Bela gelince ise rıza göstermek icap eder. "
| Haşr 58-18
* " Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve her nefis yarın için ne hazırladığına baksın. Allah'tan korkun , çünkü Allah yaptıklarınızdan haberdardır. "
Aşk Olsun..
Kelimelerin üzerine titrediği ve kayırdığı, üç harfin vuslatı olan söz: Aşk... Dilin ve kalbin en çok sevdiği üç harf...
undefined
Reklam
Kalpten kalbe yol vardır
Kalp kalbe karşı ise birlik vardır. İki kişi “bir” olmuşsa kalp kalbe karşıdır.
"Yatağın girdiğin zaman dilini oynatmadan kalbinle üç kere, 'Allah benimle beraberdir, Allah bana bakmaktadır, Allah bana şahittir' de."
Sayfa 47 - HâcegânKitabı okudu
İki kalp arasındaki soğuk mesafeyi eritip ısıtan ateştir “inşAllah”...
Lokman (aleyhisselam) uzun süre yalnız başına oturup dururdu. Hizmetçisi yanına gelir ve kendisine derdi ki: "Ey Lokman! Sen sürekli böyle uzun müddet tek başına oturup duruyorsun! İnsanların arasına karışsan onlar da sana yakın olurlardı." Lokman ona şöyle cevap verdi: "Insanın uzun süre böyle tek başına kalması, sürekli tefekkür etmesini sağlar. Tefekkür ise insanı cennete götürür.
Sayfa 174Kitabı okudu
146 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.