• Bir ihtimal daha var
    O da ölmek mi dersin?
    Söyle canım ne dersin?

    Vuslatın başka âlem
    Sen bir ömre bedelsin ah
    Sen bir ömre bedelsin
    Vuslatın başka âlem
    Sen bir ömre bedelsin

    https://youtu.be/ddFI5Ntm76U
  • Ölümün farkındalığı ölümden önceki hayatı da daha doğru yaşayabilmek için bize bir imkan veriyor. Sözün tam da burasında, hayatı daha sakin ve anlamlı yaşayabilmek için bir reçete paylaşmak istiyorum, bugünlerde böyle formüller pek revaçta, basit olmasına basit ama belki de hakikat basit ve sade olanda gizlidir.

    1) Sessiz ol. Zihnine bir fırsat ver. İçini genişlet.
    2) Bilinçli bir şekilde nefes al ve ver. Aldığın her nefesin farkında ol. Anı genişlet.
    3) Tefekkür etmek için vakit ayır. Vakti olgunlaştır.
    4) Tek başına sakin zaman geçir. Zamanı genişlet.
    5) Düşünce ve fikirlerini bir köşeye yaz. Zihnini genişlet.
    6) Çiz, resim yap veya elinle bir şeyler inşa et.
    7) Şarkı söyle. Dua oku. Zikret. Ruhunu genişlet.
    8) Her yere yürü, yürüyebildiğin kadar yürü. Yürüyerek gidebileceğin her yere yürüyerek git. Ufkunu genişlet.
    9) Kendi mahalleni yürüyerek tanı. Evinin etrafındaki insanları, dükkanları, zenginliği fark et. İçini genişlet.
    10) Bir yabancıya gülümse. Bu sana hiçbir şeye mal olmaz. Ama gününü daha güzel geçirmeni sağlar.
    11) Başkalarıyla konuşmak için bir fırsat yarat. Çevreni genişlet.
    12) Yanından geçip hiç uğramadığın bir parka veya bir mabede gir. Orada ruhunu dinlendir. Bir mezarlığa git, evvel gidenlere selam ver, onlarla konuş.
    13) Kendini doğaya bırak. Tabiatta bir yürüyüş yap, yaprakları eline al, toprağı okşa, bir ağacı sev. O ağacı yeşerteni sev.
    14) Süpermarketteki metal arabayı sürmek yerine yerel üreticilerin pazarına git ve gıdanı onlardan temin etmeye çalış. Hoş beş et, onların hikayelerine misafir ol.
    15) Yediğin her gıdanın hikayesini merak et. Nereden geldiğini, kim tarafından üretildiğini, hangi emeklerle sana ulaştığını öğren.
    16) Giydiğin şey nerede üretiliyor, bu üretim safhasında çocuk işçi çalıştırılıyor mu, emek sömürüsü yapılıyor mu bunlara dikkat et. Bilinci genişlet.
    17) Bir şeyi tohumdan başlayarak büyüt. Bir tohum ekmek ve onun daimi bir ihtimam ve beslenme ile büyüdüğünü izlemek, daha yavaş, daha bağlı ve sahici bir hayat yaşamanın mükemmel bir analojisidir. Sabrını genişlet.
    18) İnfak et. Yoksulları ara, yardım et. Onların sevgisiyle kalbini büyüt. Ülkeni genişlet.
    19) Öte diyarlarda zulüm görenler için dua et, eylemde bulun, yüreklerinde acılarını hisset. Dünyanı genişlet.
    20) Çayır çimene uzan göğe bak. Kalbini genişlet.
    21) Yarinin, evladının gözlerinin içine bak. Sevgini genişlet.
    Kemal Sayar
    Sayfa 132 - Kapı Yayınları, 13.Baskı
  • 1) Sessiz ol. Zihnine bir fırsat ver. İçini genişlet.
    2) Bilinçli bir şekilde nefes al ve ver. Aldığın her nefesin farkında ol. Anı genişlet.
    3) Tefekkür etmek için vakit ayır. Vakti olgunlaştır.
    4) Tek başına sakin zaman geçir. Zamanı genişlet.
    5) Düşünce ve fikirlerini bir köşeye yaz. Zihnini genişlet.
    6) Çiz, resim yap veya elinle bir şeyler inşa et.
    7) Şarkı söyle. Dua oku. Zikret. Ruhunu genişlet.
    8) Her yere yürü, yürüyebildiğin kadar yürü. Yürüyerek gidebileceğin her yere yürüyerek git. Ufkunu genişlet.
    9) Kendi mahalleni yürüyerek tanı. Evinin etrafındaki insanları, dükkanları, zenginliği fark et. İçini genişlet.
    10) Bir yabancıya gülümse. Bu sana hiçbir şeye mal olmaz. Ama gününü daha güzel geçirmeni sağlar.
    11) Başkalarıyla konuşmak için bir fırsat yarat. Çevreni genişlet.
    12) Yanından geçip hiç uğramadığın bir parka veya bir mabede gir. Orada ruhunu dinlendir. Bir mezarlığa git, evvel gidenlere selam ver, onlarla konuş.
    13) Kendini doğaya bırak. Tabiatta bir yürüyüş yap, yaprakları eline al, toprağı okşa, bir ağacı sev. O ağacı yeşerteni sev.
    14) Süpermarketteki metal arabayı sürmek yerine yerel üreticilerin pazarına git ve gıdanı onlardan temin etmeye çalış. Hoş beş et, onların hikayelerine misafir ol.
    15) Yediğin her gıdanın hikayesini merak et. Nereden geldiğini, kim tarafından üretildiğini, hangi emeklerle sana ulaştığını öğren.
    16) Giydiğin şey nerede üretiliyor, bu üretim safhasında çocuk işçi çalıştırılıyor mu, emek sömürüsü yapılıyor mu bunlara dikkat et. Bilinci genişlet.
    17) Bir şeyi tohumdan başlayarak büyüt. Bir tohum ekmek ve onun daimi bir ihtimam ve beslenme ile büyüdüğünü izlemek, daha yavaş, daha bağlı ve sahici bir hayat yaşamanın mükemmel bir analojisidir. Sabrını genişlet.
    18) İnfak et. Yoksulları ara, yardım et. Onların sevgisiyle kalbini büyüt. Ülkeni genişlet.
    19) Öte diyarlarda zulüm görenler için dua et, eylemde bulun, yüreklerinde acılarını hisset. Dünyanı genişlet.
    20) Çayır çimene uzan göğe bak. Kalbini genişlet.
    21) Yarinin, evladının gözlerinin içine bak. Sevgini genişlet.

    Hiçbir canlı yok ki zeval bulmasın. Hayat müziğin sesini birlikte dinlemektir. Kimse başkasının ölümünü ölemez, kabul. Ama o son nefese kadar kainatı saran o eşsiz müziği birlikte işitebiliriz, değil mi? Şimdi o tedirgin bakışlarını yerden kaldır da kendi ölümüne bak. Hayatı genişlet.
  • 336 syf.
    ·11 günde·Beğendi·10/10
    GÖĞSÜM DARALIYOR !
    YÜREĞİM YANIYOR !

    “Dünya bir ağrı, hepimizde var ve hepimiz aynıyız.”

    Kalp ağrısı : Aşkını itiraf et, karşılığı yoksa vazgeç !
    Diş ağrısı : Majezik iç !
    Boyun ağrısı : Sıcak su torbası koy !
    Ayak ağrısı : Tuzlu suda dinlendir !
    Vicdan ağrısı : .........

    Ya için ağrıyorsa !
    Derdini biliyorsan dermanını da bulursun...
    Vicdanını susturmayan bir günahın varsa dünya her gün ağrıtır içini. Hele sükutta teselli arıyorsan ağrıya mahkumiyetin müebbettir.
    Kimi tespih çeker kimi dua eder kimi namaz kılar kimi rakı içer ; unutmak, uyuşturmak için ruhunu.

    Dövemezsin sövemezsin,kapı dışarı edemezsin kendini... Affedemezsin, temize çekemezsin !
    Kalbin ağır gelir kalbine, her gün bir önceyi tekrar eden hayatın yutamadığın bir lokma gibi durur boğazında.
    Nefessiz...
    Ümitsiz...
    Neşesiz...
    Ağrılı bir hayat...
    Günaha bulanmış...
    Müebbet giymiş...
    Utanç içinde...

    İKİ ADAM
    İKİ AĞRILI KALP
    MÜRŞİT VE MADENCİ

    İki huzursuz ruhtur onlar çalkantıları dinmeyen.
    Geçmişin günahları yakalarını bırakmadığı için gölge gibi yaşamayı seçerler onlar. Hayatları birbiriyle kesişince rakı sofralarında birbirlerine yoldaş olurlar.
    Rakıları, günahlarının hesabını vermek için içilir.
    İçlerinde öyle bir ağrı vardır ki ölünceye kadar bağırmak isterler.
    Hayatın dibine sürgüne gönderilmiş bu iki adam, geri dönüş tekniği ile hem dünleri hem bugünleri ile ama hep aynı ağrılarla derman arayıp bulamazlar.
    Ağrıları zımparalar onları, yetmez hızar gibi keser.

    Ayfer Tunç : 2 erkek karaktere ruh verirken erkeğin anatominisi çözmüş gerçekten. Karşıt cinsi tahlil etmedeki başarısı, psikolojik tahlilleri, olay akışındaki tutarlılığı ve yalın, duru dili ile kitaba da yazarlığına da hayran kaldım.

    Sonsöz :
    Zaman öyle de geçecek ...
    Hayat böyle de bitecek...
    Fikrim, hevesimi alt etsin...
    Dünya!
    Senle baş edemem ben !
  • İnsanlık evrene karşı doğru bir yaklaşıma sahip değil ise,yeri geldiğinde evren herkese sınırlarını hatırlatacaktır...🎶🎻🌹



    https://youtu.be/lQAmv1NQKE0
  • http://www.gercekhayat.com.tr/yazarlar/hayati-genislet/
    Ölümün farkındalığı ölümden önceki hayatı da daha doğru yaşayabilmek için bize bir imkân veriyor. Sözün tam da burasında, hayatı daha sakin ve anlamlı yaşabilmek için bir reçete paylaşmak istiyorum, bugünlerde böyle formüller pek revaçta, basit olmasına basit ama belki de hakikat basit ve sade olanda gizlidir.

    1) Sessiz ol. Zihnine bir fırsat ver. İçini genişlet.
    2) Bilinçli bir şekilde nefes al ve ver. Aldığın her nefesin farkında ol. Ânı genişlet.
    3) Tefekkür etmek için vakit ayır. Vakti olgunlaştır.
    4) Tek başına sakin zaman geçir. Zamanı genişlet.
    5) Düşünce ve fikirlerini bir köşeye yaz. Zihnini genişlet.
    6) Çiz, resim yap veya elinle bir şeyler inşa et.
    7) Şarkı söyle. Dua oku. Zikret. Ruhunu genişlet.
    8) Her yere yürü, yürüyebildiğin kadar yürü. Yürüyerek gidebileceğin her yere yürüyerek git. Ufkunu genişlet.
    9) Kendi mahalleni yürüyerek tanı. Evinin etrafındaki insanları, dükkânları, zenginliği fark et. İçini genişlet.
    10) Bir yabancıya gülümse. Bu sana hiçbir şeye mal olmaz. Ama gününü daha güzel geçirmeni sağlar.
    11) Başkalarıyla konuşmak için bir fırsat yarat. Çevreni genişlet.
    12) Yanından geçip hiç uğramadığın bir parka veya bir mabede gir. Orada ruhunu dinlendir. Bir mezarlığa git, evvel gidenlere selam ver, onlarla konuş.
    13) Kendini doğaya bırak. Tabiatta bir yürüyüş yap, yaprakları eline al, toprağı okşa, bir ağacı sev. O ağacı yeşerteni sev.
    14) Süpermarketteki metal arabayı sürmek yerine yerel üreticilerin pazarına git ve gıdanı onlardan temin etmeye çalış. Hoş beş et, onların hikâyelerine misafir ol.
    15) Yediğin her gıdanın hikâyesini merak et. Nereden geldiğini, kim tarafından üretildiğini, hangi emeklerle sana ulaştığını öğren.
    16) Giydiğin her şey nerede üretiliyor, bu üretim safhasında çocuk işçi çalıştırılıyor mu, emek sömürüsü yapılıyor mu bunlara dikkat et. Bilinci genişlet.
    17) Bir şeyi tohumdan başlayarak büyüt. Bir tohum ekmek ve onun daimi bir ihtimam ve beslenme ile büyüdüğünü izlemek, daha yavaş, daha bağlı ve sahici bir hayat yaşamanın mükemmel bir analojisidir. Sabrını genişlet.
    18) İnfak et. Yoksulları ara, yardım et. Onların sevgisiyle kalbini büyüt. Ülkeni genişlet.
    19) Öte diyarlarda zulüm görenler için dua et, eylemde bulun, yüreklerinde acılarını hisset. Dünyayı genişlet.
    20) Çayır çimene uzan, göğe bak. Kalbini genişlet.
    21) Yârinin, evladının gözlerinin içine bak. Sevgini genişlet.
    Hiçbir canlı yok ki zeval bulmasın. Hayat müziğin sesini birlikte dinlemektir. Kimse başkasının ölümünü ölemez, kabul. Ama o son nefese kadar kâinatı saran o eşsiz müziği birlikte işitebiliriz, değil mi? Şimdi o tedirgin bakışlarını yerden kaldır da kendi ölümüne bak. Hayatı genişlet..