"Düyşen oğlum, akılsız bir insana benzemiyorsun. Hatta çoklarından daha da akıllısın. Ama bir türlü anlamıyorum; ne diye okulla, yaramaz çocuklarla kendini bu kadar yoruyorsun? Başka iş mi bulamadın? Birinin yanında çoban dursan karnın daha iyi doyar."
"Benim iyiliğimi istediğinizi biliyorum, Kartanbay Dede. Ama yarın bu yaramaz çocuklar da sizin gibi 'Okul bizim nemize?' derlerse Sovyet yönetiminin sonu tez gelir. Bu yönetimden siz de memnunsunuz, kalmasını istiyorsunuz. Ben de öyle düşündüğüm için okul bana yük gelmiyor. Şu çocukları daha iyi eğitebilsem başka bir şey istemem. Lenin ne demişti bu konuda? .. "
"Lenin dedin de aklıma geldi. Sen kendini fazla üzüyorsun, be oğlum. Gözyaşı dökmekle giden geri gelmez. Söyle, onu diriltecek bir güç var mı yeryüzünde? Yalnız sen değil, herkes üzülüyor, herkes yas tutuyor. İşte bana sor, yüreğim kan ağlıyor. Sen bu işe ne dersin bilmem ama, dinlerimiz ayrı olduğu halde Lenin için günde beş vakit dua ediyorum. Şöyle bir düşünüyorum da, bütün ağlamalarımız, yakınmalarımız boşuna. Lenin halka mal olmuştur, babadan oğula anılacaktır."
"Sağolun, Kartanbay Dede, sağolun. Doğru söylüyorsunuz. Lenin aramızdan gitti ama biz her şeyi onun ölçüleriyle
değerlendireceğiz."