Rumeysa özaçmak profil resmi
Rumeysa özaçmak kapak resmi
Samimi olmak en güzel keramettir.
Bırakın uçmak kuşlara münhasır olsun. / Ah Muhsin Ünlü
Çocuk Gelişimi
Balıkesir, İstanbul
24 kütüphaneci puanı
573 okur puanı
25 Haz 2016 tarihinde katıldı.
Samimi olmak en güzel keramettir.
Bırakın uçmak kuşlara münhasır olsun. / Ah Muhsin Ünlü
Çocuk Gelişimi
Balıkesir, İstanbul
24 kütüphaneci puanı
573 okur puanı
25 Haz 2016 tarihinde katıldı.
  • 176 syf.
    ·7 günde·5/10
    Ikıgai, Japonca “iki”; yaşam, hayat anlamına gelirken, “gai”; etki, sebep, yarar anlamına geliyor. Bu iki küçük kelimenin birleşiminden ortaya “yaşama sebebi” anlamı çıkıyor. Yaşama sebebi olarak çevirisi yapılan ikigai kelimesini Japonlar “sabah uyandığınızda sizi yataktan çıkaran şey” diye çeviriyor.
    Yani japonlara göre herkesin bir ikigaisi (yaşama sebebi) var ve japonlar ikigaisini bulan insanın mutlu ve uzun yaşayacağını düşünüyor. Bu ıkıgai sevdiğiniz herhangi bir şey olabilir; resim yapmak, kitap okumak,yemek yapmak veya şarkı yazmak,öğretmenlik yapmak vs. vs.

    Peki neden japonların uzun ve mutlu yaşama sırları? Çünkü japonlar hayatları boyunca çalışmayı seven, kendisine hep bir uğraşı bulmuş insanlar. Zaten Japon kültüründe emeklilik kelimesi yok.
    Sağlığına çok dikkat eden neredeyse her gün balığı, yeşil çayı fazlasıyla tüketen insanlar. Teknolojinin üst safhada olduğu yer Japonya. Böyle olunca da ortalama yaş ömrü uzuyor. Ama bir o kadar da asosyal, içine kapanık insanlar. Bu nedenle intiharın da en çok olduğu yer de Japonya. Buraya kadar herşey tamam güzel, fakat kitabın uluslararası en çok satanlar da yer almasına, abartılmasına anlam veremedim. Kitapta yazılanlar çoğu insanın zaten az çok bildiği şeyler. Stresten uzak durmak, az uyumak az yemek, spor egzersiz yapmak, balık ve yeşil çay tüketmek, sebze yemek ve kendimize meşgul olabileceğimiz bir şeyler bulmak. Kitabın genel içeriği bu şekilde. Zaten sonrası hep bir döngü. Bilgi verici bir kitap, gereksiz olduğunu söyleyemem ama geneli zaten bilinen ve uygulanmayan şeyler. Kısaca boş zamanlarda okunulabilir.
  • 302 syf.
    ·20 günde·9/10
    Michel De Montaigne, önceleri hukukla uğraşsa da babasının ölümüyle, dört çocuğunu bebekken kaybetmişken, onca sıkıntı ve dert üstüne fikirlerini kağıda dökmeye başlamıştır. “Ben kitabımı yaptığım kadar da kitabım beni yaptı.”der Montaigne. Tüm hayatını bu kitabı yazmaya adamıştır.
    1780 yılında ünlü “Denemeler” yayımlanır. Edebiyat çevrelerinin yeni tanıştıkları Denemeler kısa sürede çok okunan kitapların başından gelir. Dünya edebiyatının önemli kalemleri deneme alanında da eserler vermeye iten Montaigne’inin bu girişimi sayesinde olmuştur.

    Klasik okuyacaksam ağır gelmesin diye mutlaka araya farklı bir roman türü eklerim. Sanırım bundan daha yeni sıra geldi Denemeler’e. Aslında ismi Denemeler’dir ama daha çok sohbet havasındadır yazdıkları. Çayını alıp oturup Montaigne ile samimi sohbet eder gibi... Bazen hayattan kesitler, öğütler, nasihatlar bazen de hayatın gerçeklerini çarpa çarpa yüzümüze vurur. Hayattan ders almamızı sağlayacak sözleri vardır. Klasiklerde belki de akla ilk gelenlerdir “Denemeler”. Bir yazarın hayatı boyunca emek verdiği bir kitap. Emeğini anlıyorum ama keşke daha çok kitabı olsaydı diye düşünüyorum, daha fazla eserler hayata katabilseydi diyorum.
  • 480 syf.
    ·16 günde·Beğendi·9/10
    Kor adası, Kimberley Freeman 'ın bu zamana kadar okuduğum kitaplarının arasında en beğendiğim kitabı oldu. Okuyucuyu bu kadar içine çekmesi, belki de toplumumuzun kadına verdiği değerle benzer özelikler taşıdığı içindir. Oysa bir kadına verilecek en önemli değer sevgidir. Ama maalesef yıllar geçtikçe değişen bir şey olmamış, hatta kadına şiddet ve cinayet gün be gün artmıştır. Keşke toplum olarak önüne geçebilsek bazı olayların, keşke elimizden bir şeyler gelse, keşke sadece konuşmakla kalmasak...

    Kitabın konusuna gelecek olursak;
    1891 yılının İngiltere'sinde Tilly Kirkland, rüya gibi bir evlilik yaptığını düşünürken kendini bir kâbusun tam ortasında bulur. Yaşadığı talihsizlikler onu Avustralya'ya, Kor Adası'nda bir malikâneye getirir. Burada bir yerel cezaevi müdürünün kızına mürebbiyelik yapacaktır. Aslında her günbatımında adeta bir kora dönüşen bu adaya hayatının cezasını çekmek için geldiğini anlayacaktır…

    2012 yılında ünlü yazar Nina Jones, kafasını toparlamak ve yazmakta sıkıntı çektiği yeni hikâyesine odaklanmak için Avustralya'ya büyük büyükannesinden kalma malikâneye gelir. Ancak Starwater Malikânesi'nin duvarları, onun yıllardır sakladığı büyük sırrının kanıtlarıyla doludur. Keşfettiği her kanıt ise Nina'nın büyük bir gizemi çözmesini sağlayacaktır.

    Vicdanı hayatı boyunca sırtında taşıyan bir kadın Zavallı Tilly... . Hayatın ona getirmiş olduğu tahlilsizlere üzülerek, her sayfayı çevirdiğimde bir umut içinde okudum. Malesef o da herkesi kendisi gibi zannettiği için iyi niyetinden kaybetti. Her kadının bu kitapta kendinden bir şeyler bulacağını düşünüyorum. Umarım okursunuz. İyi okumalar...
  • 208 syf.
    ·15 günde·Puan vermedi
    J. D. Salinger, 1919 tarihinde New York'ta dünyaya geldi. 1951 yılında başyapıtı "Çavdar Tarlasında Çocuklar" adlı kitabı basılmıştı. Kitap başta eleştirmenler tarafından tutulmasa da okuyucuların ilgisini çekmişti. Asi ve sorunlu bir genç olan "Holden Caulfield" ağzından yazılmış, kitap bazı ülkelerde içerdiği argo dil yüzünden yasaklanmıştı. Hiçbir zaman doğrulanmasa da Salinger'in bakış açısının kitaptaki karakter ile benzeştiği söylenmekteydi. J. D. Salinger, bu kitabının tanınmasından sonra çok az sayıda eser vermiştir.

    Çavdar tarlasında çocuklar, yorumları öve öve bitirilemeyen, şöyledir böyledir diye anlatılan, büyük beklentiler için de başladığım bir kitap oldu. Ama malesef ki beklentimin altında kaldı ve bir o kadar da sıkılarak, kendimi zorlayarak kitabı bitirdim. Kitabın adı bir çocuk kitabı gibi gözükse de için de bolca argo kelime bulunuyor. Kitabın dili ve hikaye örgüsü de hoşuma gitmedi.
    Zaten "Her klasik kitap güzeldir" algısını yanlış buluyorum. Bir kaç seçkin kişi kitabı beğeniyorsa, sanki bizde beğenmek zorundaymışız gibi...
    Sanırım bu kitabın tek sevdiğim yanı Holden'in dobralığı ve bazen doğruları söylemesi oldu. Mesela şu alıntı gibi: " Tanıştığıma hiç memnun olmadığım kimselere, durmadan, ''Tanıştığıma memnun oldum'' demek beni öldürüyor. Ama hayatta kalmak istiyorsanız, ille de bu zırvaları söylemek zorundasınız."
  • 224 syf.
    ·6 günde·9/10
    Talha Uğurluel, 1997 yılında Manisa Celal Bayar Üniversitesinin Tarih bölümünden mezun olmuştur. 8 yıl Özel Radyolarda tarih programları yapmıştır. Osmanlı'nın kalbini bekleyenler kitabını 2015 yılında çıkarmıştır.

    Osmanlı'nın kalbini bekleyenler, tarihimize, tarihi yapılarımıza sahip çıkmayışımızın kanıtıdır.
    Kitap boyunca çoğu yeri söve söve, kızarak ve biraz da üzülerek okudum. Kızgınlığım Talha Uğurluel'e değildi. Tarihi katliam yapan kişi ve kişilereydi.
    Nasıl oluyor da 300, 600 yıl önce imkanları kısıtlı bir şekilde, insan gücüyle ne emekler, ne çabalar uğruna yapılmış devasa yapıtları, şaheserleri gözü kapalı yıktırabilmişlerdi. Üstelik amaç sadece tarihi yapıtlar değildi, amaç tarihimizi unutturmak, geçmişi sildirmekti. Hem de ne uğruna? Taht kavgaları, hırs, çıkar uğruna... Bize kalmayacak bir dünya uğruna... Ne demişti Sultan Süleyman, “Ben ölünce bir elim tabutun dışında olsun! Halkım görsün ki Sultan Süleyman bile bu dünyadan eli boş gitmiştir"
    Evet, koskoca Sultan Süleyman bile bu dünyadan eli boş gitmişti..

    Talha Uğurluel'in okuduğum ilk kitabı. Akıcı ve anlatılış tarzı yalın olduğu için, ben tarihi seven bir insanım ama tarihi hiç sevmeyen insanların bile sıkılmadan okuyabileceğini düşünüyorum. Resimli olması da buna bir sebep tabi. Merakımızı gideriyor, yazılarla bütünleşiyor. Aldığım her bilgi beni mutlu etti. Ve iyi ki de okumuşum diyorum...
  • 306 syf.
    ·3 günde·5/10
    Ölmek için on üç neden,
    Jay Asher 'in ilk kitabı. Yazarımız, kitabı yazma fikrinin bir müzede geldiğini, rehberin kulaklıktan gelen mekanik sesin onu ürperttiğinini söylüyor. Ona ilham veren kişi sayısı 13 olduğu için de bu sayıyı kullanıyor.
    Malesef dizisini izledikten sonra kitabından uyarlama olduğunu duydum ve kitabını da okumaya karar verdim. Evet, dizisi tam bir ergen dizisi gibi ama başarılı mı? Kesinlikle başarılı. İzlettiriyor, seyirciyi nereden vuracağını ve merak ettireceğini iyi biliyor.
    Kitabına gelecek olursak;
    Kitapların genelde dizilere veya filmlere göre ayrıntıya girdiklerini biliriz ama burada tam tersi bir şekilde, olaylar daha çok üstün körü geçilmiş, daha basit anlatılmış. Sürükleyici ve ilk kitap olmasına rağmen gayet başarılı.

    Bu 13 nedenden bir kaçı hariç, intihar etmek için mantıklı sebepler gelmedi bana. Çoğu bizim de başımıza gelmiş veya gelebilecek şeyler. O halde bizde mi intihar etmeliyiz?
    İşte tam bu devrede kitabın, bu nedenlere benzer olaylar yaşayan, intihara meyilli veya böyle bir düşünceye sahip olan gençlere, kişilere kötü örnek olacağı kanaatindeyim.

    "Bu dünyadaki en mutsuz insanlar, başkalarının ne düşündüğünü takıntı haline getirenlerdir." demiş Virginia Woolf.
    Evet, Hannah'ın intiharını sanırım bu söz özetliyor. Hannah karakteri, insanların ne düşündüğünü sürekli takıntı haline getiren bir tip.

    Tabi ki herkesin yapısı ve sorunları kaldırma gücü farklıdır. İnsanların olaylara aynı tepkiyi vermesini bekleyemeyiz. Hannah karakterimize yaşananlar çok ağır gelmiş olacak ki ölümü kendisine çare olarak görüyor. Fakat intihar bir çözüm değil, bir kaçış, bir vazgeçiştir.

    Son olarak Hannah'ın intihar etmesine sebebiyet verenler... Ne yazık ki bazen bizim için küçük, önemsiz bir cümlenin, hareketin karşımızda ki insanda ne kadar büyük kayıplara yol açtığını gözden kaçırıyoruz. Yapacağımız şeylerin bir insanın hayatında rol oynayacağını unutmamak dileğiyle...
  • 536 syf.
    ·18 günde·Beğendi·9/10
    "Sen öyle çağırmasan ben böyle gelmezdim."

    Uzun süre etkisinden çıkamayacağım bir kitap olacak sanırım, Nar Ağacı. Yazarın üslubu ve anlatılış tarzı çok hoş. Tarihi yerler ile beraber betimlemeler bütünleşmiş, betimlemeler fazla olsa da insanı yormuyor. Karakterlerin naifliği, samimiliği çok hoşuma gitti.

    Hikaye, yazarımıza Taht-ı Süleyman'dan gelen bir mektupla başlıyor. İran asıllı dedesi Setterhan'ın asıl hikayesini öğrenmek isteyen yazarımız, bizi 30 yıl öncesine Trabzon-Tebriz-Tiflis-Batum-Bakü-İstanbul arası yolculuğa çıkarıyor. Zaman da bir ileri bir geri gittiğimiz de, Setterhan'ın bu ihanet dolu, acılı yollardan mutluluğa erişine şahit oluyoruz.

    "Sabret ki her şey hissettiğin kadar derin ve sonsuz olsun. Sabret ki her şey gönlünce olsun. " demiş Mevlana. Sanırım bu söz, bu hikayeyi özetliyor.
    Hayatta böyle değil midir, aslında hayır bildiklerimiz de şer, şer bildiklerimiz de bir hayır vardır.(Bakara: 216) Her şeyin bir nedeni vardır. Yeter ki sabretmek, üzüntüleri bir deneyim olarak görmek gerekir.
    Ben bu kitaptan kendime çok şey kattım. Çok beğendim ve sevdim. Okumak isteyenlere tavsiyemdir.
  • 336 syf.
    ·18 günde·4/10
    Gümüş Gözyaşları, açıkçası beklentimi karşılamayan bir kitap oldu. Kitabın kapağı çok güzel, yazarımızın dili akıcı ve duru olmasına rağmen konusu çok sıradan ve basit. Sanki kitabı okurken, bir yeşilçam filmi izler gibi oldum. Çoğu yer sıkıcı, sonu tahmin edilebilir bir şekildeydi, hiç sürpriz olmadı.
    Kısaca konusuna değinecek olursak;
    Evli ve iki çocuk sahibi Mikaela, talihsiz bir kaza sonucu komaya girer. Kocası Liam, günlerini karısının baş ucunda oturup ona hatırlarını anlatarak geçirmekte, bir mucize, bir umut ışığı görmek için dua etmektedir. Fakat daha sonra karısının geçmişine dair sırrını öğrenmektedir. Mikeala ilk evliliğini dünyaca ünlü film yıldızı ile yapmıştır ve görünüşe göre onu hiç unutamamıştır. Liam karısını uyandırmak için her türlü yolu deneyecektir.
    Kristin Hannah'ı severim ama doğruları da söylemek gerek, sanki yazılmak için yazılmış zorlama bir kitap gibi olmuş. Bu yüzden boş zamanda okunabilir ama okunmasa da olur benim gözümde.
  • 128 syf.
    ·2 günde·Puan vermedi
    Hangimiz gerçekleşmeyeceğini bildiğimiz halde hayaller kurmuyoruz ki? Hayal, yaşamda umut etmenin bir parçasıdır.

    Fareler ve İnsanlar, birbirine zıt karakterde ki iki mevsimlik işçinin karın tokluğuna çalıştığı, hep küçük bir tarla satın alıp hayaller kurduğu ve bir gün gerçekleşeceğine inandığı dostluk ve dayanışmayı anlatır.

    Fareler ve İnsanlar, popüler olmasına rağmen hep ertelediğim ve okumaya geç kaldığım kitaplardan.
    Yazarımızın, samimi bir dil ile genel olarak hayatımızda ki güncel sorunlara; ırkçılık, aşağılama, zenginin fakiri sömürmesi, güçlünün zayıfı ezmesi kavramlarına değinmesi güzeldi. Zaten bana bir şeyler öğreten ve bir şeyler katabilen kitapları severim.
    Karakterler arasında geçen diyaloglar etkileyiciydi.
    Özellikle kitabın şu kısmı beni çok etkiledi ;
    " İnsanın yanında olacak birine ihtiyacı var... İnsan yanında biri olmazsa delirir. Kim olduğu hiç önemli değildir, yeter ki yanında biri olsun...İnsan çok uzun süre yalnız kaldı mı hastalanır, yalnızlıktan hastalanır. "

    Genel olarak popüler olmanın hakkını vermiş ve aldığı ödülleri sonuna kadar hak etmiş bir kitap. Kesinlikle okunması gerekenlerden :)
  • 472 syf.
    ·27 günde·Beğendi·9/10
    Zümrüt Şelaleleri, Kımberley Freeman'ın Kır Çiçeği Tepesi'nden sonra okuduğum ikinci kitabı.
    Kitabın adı, kapak resmi, kitapta geçen mekan ve yerler çok ilgi çekici. Kitapta geçen konunun kış ayında geçmesi de ayrı bir güzellik katmış. Yine iki ayrı zaman, iki ayrı hikaye olarak anlatılan bu kitap, aslında sonu çokta sürpriz bir şekilde bitmedi desem yeridir.

    Kısaca kitabın konusuna değinecek olursak;
    1926 yılında Zümrüt Kaplıca Oteli'nde çalışmaya başlayan Violet, artık çalışacak durumda olmayan annesine bakmakla yükümlü bir kızdır. Otel de aşık olmaması gereken ünlü Honeychurch - Black ailesinin varisine gönlünü kaptırır. Bir gece kuvvetli kar yağışı ile tutku dolu aşkları da kara gömülür.
    2014 yılı Zümrüt Kaplıca Oteli'nin karşısında bir cafe de çalışan Lauren Beck, eski otelin restorasyonuyla ilgilenen bir mimarla tanışır. Bir gün Lauren, 1926 yılından kalan gizli mektupları keşfeder. Ancak keşfi bununla da sınırlı kalmaz. Lauren, zamanla seksen yıldır gizli kalmış bir sırrı ortaya çıkaracaktır.

    Başta bu kadar büyük umutlarla başladığım bir kitap olmasa da gerçekten beklentilerimin üstünde çıktı diyebilirim. Olayların sıralanışı çok iyi.
    O dönemlerin sorunu, alt tabaka üst tabaka, zengin fakir ayrımı, ailelerin mirastan ve soyadından reddetme ile sonucun kötü bir şekilde sonuçlanması, aslında bilindik ama acı verici bir olay. Bu yüzden kitabın sonunu tahmin etmesi zor değil. Ama yine de benim gözümde, sıcacık bir hikayesi ile sevilerek okunacak ve hatırlanacak kitaplar arasında.
Samimi olmak en güzel keramettir.
Bırakın uçmak kuşlara münhasır olsun. / Ah Muhsin Ünlü
Çocuk Gelişimi
Balıkesir, İstanbul
24 kütüphaneci puanı
573 okur puanı
25 Haz 2016 tarihinde katıldı.

İkinizin de okuduğu 2 kitap

  • Çocukluğun Soğuk Geceleri
  • Denemeler

Şu anda okudukları 4 kitap

  • Momo
  • Yaşamak
  • Derin Tarih - Özel Sayı 6
  • Osmanlı'nın Şifreleri

Okuduğu kitaplar 131 kitap

  • Babaya Mektup
  • Kağıt Ev
  • Paris'ten Çiçeklerle
  • Toprak Ana
  • Yakut Kırmızı
  • Noel Şarkısı
  • Denemeler
  • Fahrenheit 451
  • Ikigai - Japonların Uzun ve Mutlu Yaşam Sırrı
  • Kara Nehir

Okuyacağı kitaplar 23 kitap

  • Siyah Kar
  • Beyaz Kasımpatı
  • Öteki
  • Sineklerin Tanrısı
  • Karamazov Kardeşler
  • Mecburiyet
  • Kalp Yalnızca İçeriden Açılan Bir Kapıdır
  • Devlet
  • Lyon'da Düğün
  • Kafka Okur Sayı 32

Kütüphanesindekiler 34 kitap

  • Ölmek İçin On Üç Sebep
  • Şiirler
  • Gümüş Gözyaşları
  • Hayvan Çiftliği
  • Sırça Köşk
  • Zümrüt Şelaleleri
  • Yürüyen Ölüler Bölüm 6: Acı Hayat
  • Kardeşimin Hikayesi
  • Ateşböceği Yolu
  • Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku

Beğendiği kitaplar 42 kitap

  • Paris'ten Çiçeklerle
  • Kor Adası
  • Doğu Ekspresinde Cinayet
  • On Küçük Zenci
  • Nar Ağacı
  • Şiirler
  • Hayvan Çiftliği
  • Zümrüt Şelaleleri
  • Olağanüstü Bir Gece
  • Ansızın Yola Çıkmak

Beğendiği yazarlar 18 kitap

  • Jojo Moyes
  • Cahit Zarifoğlu
  • Talha Bora Öge
  • Khaled Hosseini
  • Sarah Jio
  • Stephen King
  • Orhan Kemal
  • Oğuz Atay
  • Cemal Süreya
  • Sezai Karakoç
Okur takip önerileri
Daha fazla