Kitabı bitirip incelemelere şöyle bir göz attığımda o kadar güzel incelemeler gördüm ki detaylı bir inceleme yapmasam da olur diye düşündüm. Gerçekten de yanlış batılılaşmayı o kadar güzel işlemiş ki yazar. Açıkcası başlarda biraz sıkılır gibi oldum ama sonra iyi ki okumuşum dedim. Sonuna doğru özellikle hayretler içinde kaldım. Özellikle de final. Bu kadar naif bitirmek kitaba çok çok yakışmış.
Beni en çok etkileyen, bence kitabın en güzel yerini de yazarak bitirmek istiyorum.
"Öyle bir uyanış uyandım ki, ah, Mebrure, bu tavana basık odamda geçirdiğim geceleri, karyolamı sarsarak, göğsümü yırtarak ağladığım geceleri bütün genç kızlar bilseler; Ah, Mebrure, benim felaketime habersiz koşan binlerce Müslüman kızına bu karanlık odadan haykırabilsem, kısık ve öksürüklü sesimi duyurabilsem; Ah, Mebrure, Ne diyeyim? Burada, şu karşıki evlerde, başka semtlerde hatta uzak yerlerde, denizaşırı memleketlerde, İstanbul'da ve dışarısında yaşayan bazı genç kızlara: "Hey... yollarını şaşıranlar... Vazifelerini unutanlar... Ne yapıyorsunuz? Nereye gidiyorsunuz? Bir adım ilerinizde sizi bekleyen çukurları ve kuyuları görmeden nereye? Nereye?" diye, avazım çıktığı kadar uzun bir çığlık kopara bilsem... ahh, ahh, tahayyül edemezsin, ne büyük, ne derin bir teselli nefesi alacağım, hatta bu, son nefes bile olsa."