Kendilerine sunulan yetmiş, seksen yıllık ömrün ilk ve son onar yılı çocukluğun bilinçsizliği yaşlılığın çaresizliği içinde geçtiğine göre; ellerine kalan elli yılı, itişip kakışarak, dövüşerek, sonra da dövüşmenin getireceği yıkıntılara ve kayıplara hayıflanarak heba etmek için mi dünyaya yollanmıştı insanoğlu?