Ben caraval serisini okumadım, evrene alışamama sebebim budur muhtemelen. Yani evren neyi anlatıyo içinde tam olarak ne var çok bilmeden okuyosun. Kupa prensini sevdim ama bazı yerlerde bu kadar ketum davranması sinir etti ama evangeline beni daha da sinir etti :( alıklığı, saflığı, körlüğü... Yani dayanamıyom bu kadar göz göre göre aptallığa. Üvey kardeşine her şey ortadayken sonsuz güvenmesi, vampir luca güvenmesi??? Karakter luc için kader tanrısıyla anlaşıyo sanıyosun ki aşkından ölüyo daha sonra apolloya hemen ısınıveriyo onunla mutlu son hayali kuruyo? Sonra jackse aklı kayıyo? Bu yüzden kitabın ortaları durağandı bence. Yani luc kırık bir kalp öznesiyken kızımızın onu bu kadar kolay unutabilmesi beni biraz evrenden koparttı sanırım. Sonunda da ikinci kitaba inanılmaz bir merak duyamadım evangelinenin zekasına güvenmediğim için jacks kesin ihanet etmemiştir diye düşünüp merakımı öldürüyorum çünkü bu tahmin evangelinenin çıkarımıydı ama ikinci kitabı da okurum sanırım kitap kötü bi kitap değildi 7lik çıtır fantastik diyelim
Evangeline beni sinir etmeseydi daha severdim sanırım, kurgunun oturduğu zemin sağlam gelmedi bana (kırık bir kalp = ama lucu hemen unutmak) olayların mantığına (karakterin saflığı yüzünden) çok odaklandığım için içine çok çekilemedim bence. Ama okunur yani
Üvey kardesin sevdiğin adamla evleniyo sen anneyi suçlayıp kardesine laf etmiosun üstelik kardeşinin asıl niyetini onca belli etmesine rağmen hala ona güveniosun en sonunda tamam artık kardeşinin kötü olduğunu anladı diyoruz bi anda affediveriyo?? NEDENNNN