"Çünkü insan doğruyu bilse, doğru olarak olarak gördüğü yalnışı yapmayacaktı. Doğruyu bilen doğru davranır diyor, doğru bilginin doğru eylemi gercekleştireceğine inanıyordum."
"Çünkü insan doğruyu bilse, doğru olarak olarak gördüğü yalnışı yapmayacaktı. Doğruyu bilen doğru davranır diyor, doğru bilginin doğru eylemi gercekleştireceğine inanıyordum."
Depresyona, bir başka tabirle
melankoliye ve onu besleyen kırılganlığa, acıya ve ıstıraba; bizi içimize, içselliğimize, öznelliğimizin derin sahalarına inmeye
davet eden özel ufuklar eşlik eder.
Düşünce bizim sorunlarımızı çözebilir mi? Sorunu, üzerine düşünerek hiç çözdünüz mü? Ekonomik, toplumsal, dinsel, hangi çeşit sorun olursa olsun, üzerine düşünülerek gerçekten çözümlendiği oldu mu? Kendi günlük yaşamınızda, bir sorun hakkında ne kadar çok düşünürseniz, sorun o kadar çok karmaşık, çözülmez ve belirsiz olur. Siz sorunun, belirli yüzeysel parçalarını düşünüyor olabilirsiniz. Başka bir insanın bakış açısından daha açık olarak anlayabilirsiniz. Ama düşünce, sorunun bütünselliğini ve tamamını anlayamaz. O yalnızca parçaları anlayabilir ve parçaya ilişkin bir yanıt tam bir yanıt değildir, bundan dolayı da, bir çözüm değildir.