Aysun Akgün, bir alıntı ekledi.
11 dk. · Kitabı okumayı düşünüyor

İnsanoğlu insanoğlunun cehennemidir. Bizi öldürecek belki yüzlerce hastalık, yüzlerce vaziyet vardır. Fakat başkasının yerini hiçbiri alamaz.

Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Ahmet Hamdi Tanpınar (Sayfa 173)Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Ahmet Hamdi Tanpınar (Sayfa 173)
M., bir alıntı ekledi.
4 saat önce · Kitabı okuyor

Biz kendi alemimizde yaşayan insanlarız! Her şeyimiz kendimize göredir.

Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Ahmet Hamdi Tanpınar (Sayfa 13)Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Ahmet Hamdi Tanpınar (Sayfa 13)
Öznur Kaplan, Saatleri Ayarlama Enstitüsü'ü inceledi.
4 saat önce · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

Geç okuyup da neden bu kadar geç okuduğunuz için hayıflanacağınız ve kendinize kızacağınız kitaplardandır. Okuduktan sonra sizi bilmem ama ben romana hayran kaldım.20 yaşında Oğuz Atay'ı tanırken biz böyle güzel bir eserden uzak kalmışız eminim. Oğuz Atay Tutunamayanları yazarken Ahmet Hamdi'yi okumuştu zaten.Yusuf Atılgan Zebercet'i yazarken okumuştu.Onlar bu kadar ehil bir kalemi unutmamışlardır diye düşünüyorum. Henüz okumayanlar varsa tavsiyemdir...

Gaseyan, bir alıntı ekledi.
17 saat önce · Kitabı okuyor

Çalışmak, zamanına sahip olmak, onu kullanmasını bilmektir.

Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Ahmet Hamdi Tanpınar (Sayfa 250 - Dergâh Yayınları)Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Ahmet Hamdi Tanpınar (Sayfa 250 - Dergâh Yayınları)
Selin Güngör, bir alıntı ekledi.
19 saat önce

En iyisi düşünmemekti.Kaçmaktı.Kendi içime kaçmak.Fakat bir içim var mıydı?Hatta ben var mıydım?Ben dediğim şey,bir yığın ihtiyaç,azap ve korku idi.

Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Ahmet Hamdi TanpınarSaatleri Ayarlama Enstitüsü, Ahmet Hamdi Tanpınar

Inceleme kelimesinin ağırlığıyla ve Tanpınar'a hadsizlik yapmama umuduyla nacizane kitap hakkındaki fikirlerimden bahsedeyim.

Öncelikle tavsiye olmaması elde değildir.
Son bölümlerine -yaklaşık 100 sayfaya- kadar enstitüden çok bahsetmeyen Hayri Irdal(ana karakter); kendi hayatını, çocukluğunu, başından geçen olayları, ruh hallerini anlatarak kişilik özellikleri ve hayata bakışı hakkında fikir sahibi olmamızı sağlıyor. Bu esnada Enstitü hakkında çok fazla açıklamaya girmiyor. Diğer önemli kahramanımız olan Halit Ayarcı ile tanışması ardından olaylar ilginç bir hal almaya başlıyor.
Taban tabana zıt hayat görüşleri olan bu iki insanın diyaloglari, fikirleri ve eylemleri bizi düşündürücü konuma getiriyor.
Kitap ana konusu olarak "Doğu ve Batı arasında bocalayan; yenilik kavramını yanlış algılayan toplumun ironisi" olarak addedilebilir. Fakat sadece bu konuyla da kalmıyor, birçok tahlil ve çıkarımda bulunmak da kuvvetle muhtemeldir.