Neden hep bizden (“Biz” kimsek?) onların gerçeklerini görmemiz isteniyor? “Onlar” kim? İlk darbeyi neden “ideal” her hareketin sonunda yiyor? Niçin “asfalt adamlarını topluyor aramızdan”?
Çözülmedi. Suriye’de bir kördüğüm var. Kördüğüme ilâveten işi kılıcıyla bitirebilecek bir İskender de sırada mı? Yoksa Kofi Annan da pes ettiğine göre, ikinci Vietnamıyla mı tanışmak üzeredir “Hür Dünya”?