Bir pazartesi sabahı yine seni beklerken ellerim soğukta donmuştu. Soğuk kar taneleri yüzüme sürtünüyor burnumu hissetmiyordum.
Sensizlik içimi yakarken seni beklemek nasıl olur da beni mutlu ediyordu. Acaba delirmiş miydim? Bilemiyordum... Aşk için feda ettiğim tek âzam kalp desem, o donan parmaklar , kızarmış yanaklar, hasretinden dökülen saçlar isyan etmez miydi?
Dön gel desem azıcık sev desem yanlış bir şey demiş olur muyum? Günah olsa da seni izlemek, bir ömür seni izlemek ayıp olur mu?
Kürre-i arza haykırsam sesimi duyar mısın?
Süregelen sevgisizlikten kurtarsam iflah olur musun?
Seni özlüyorum seni özlüyorum bana özlememeyi öğret... Demiş şair sen bana özlememeyi değil özleyip acı çekmemeyi öğret...
Her şiir de her satır da seni özlediğimi seni beklediğimi yazıyorum. Lakin gelsen büyü bozulacak diye korkuyorum. ya sensizliğeyse varolan bu aşkım. Sen bir şey deme Almila'm
Sadece sus ve beni dinle yaşadığım saçmalıkları... Kuralsız sevdim ben seni bir mizaha anlık kahkaha atan insanlar gibi bende anlık sevdim. Onların kahkahası bitti sana olan aşkım bitmiyor. İniyor sıcak nefesin vücudumun en dip yerine orada saklıyorum seni kimse almasın seni, ben ve sen başka hiçbir kelime olmasın... Benim için boştur bütün sözcükler "sen" kelimesi olmasa her şey ondan türüyor onda hayat buluyorum.
Almila'm beni düşünme iyiyim kahrolsam da sen beni iyi bil... Ben çekerim sen düşünemezsin.