Boğazıma kadar dünyaya batmış, dibime kadar mağlup hissediyorum.
bildiklerimi unutmak istiyorum, hatırladıkça.
kafamın içinde kendini dizginleyemeyen atlar var, atların ayağına giren kramplar. kendimi çok yalnız hissediyorum,
dünya kokmak istemiyorum artık.
Bir hastane koridorunun soguklugunu iliklerine kadar
hissetmemis herkes hüznün baki olduguna inanir ama degildir.
Özledigi insani rüyasinda görmekten baska çaresi olmayanlar
bilir, hayat çok da ciddiye alinacak bir yer degildir ve bazi uyanislar özlem doludur, hıçkırarak aglatir.
Her erteleyis, hayat boyu devam edecek bir vicdan yükü olabilir. Gecikmis bir af dileme, söylemek için geç kalinan
bir sevgi sözcügü, o arasin ben haklıyımlar... Bir gün ciğere saplanip, ölene kadar orda varolacak bir hançere dönüsebilir.
Vakit varken, tam da su an. Ölüm gelmeden!