Çünkü insanların ihtiyaç, düşünce ve isteklerine cevap vermeden, rastgele meydana gelmiş hiçbir yapı yoktur. Nasıl ki mimarlıkta da motifsiz şekiller ve keyfi çizgiler bulunamaz. Ama büyük, güzel ve yararlı olan her yapının başlangıcı, hayatı ve içinde yükseldiği toplumla olan ilişkisi birtakım esrarlı, acıklı ve karmaşık hikayelerin doğmasına sebep olur.