• 464 syf.
    ·5 günde
    Merhaba,
    Öncelikle kitap hakkında birkaç yorum da bulunmak gerekirse; Olay örgüsü kitapta oldukça ayrıntılı bir şekilde anlatılmış, bu bazen kendini tekrarlayan cümlelerin kurulmasına neden olmuştur.. Genel olarak tarihteki bütün isyanların psikolojik ve sosyolojik sebeplerinin kitap başlangıcı olarak verilmesi konun kavranmasında yardımcı rol üstlenmektedir. Yavuz Selim'in tahta geçmesi ile ilk iş olarak islam halifeliğini osmanlıya bağlaması Alevi-Türkmen Ayaklanmalarının her ne kadar başlangıcı olmasada siyasileşmesine neden olduğu çok güzel anlatılmış. Erdebil'in Hacı Bektaş Dergahı ile ilişkisinin olmadığı sadece aynı pencereden bakıp farklı faaliyetler gösterildiği objektif bir şekilde ortaya konulduğu için yazarımıza teşekkürü borç biliyorum. Kalender Çelebi'nin soy kütüğü, yetiştiği ortam, temsilcisi olduğu zaviye hakkında geniş bilgiler bulunmaktadır, kişiliği hakkında yapılan yorumlar ise Alevi halkının aynadaki yansımasıdır; haksızlığa karşı gelen, kula kulluk etmeyen, Muhammed'i peygamber Ali'yi onun aslanı gören, Ali'nin adaletini merhametini kendilerine prensip edinmelerini çok güzel tasvir etmiş yazarımız. Sadrazam İbrahim Paşa'nın ayaklanma nedenlerini araştırması sonucunda ortaya; halkın zulüm görmesi, rüşvetçi yöneticilerin faaliyetleri, halkın elinden dirliklerin alınması ortaya çıkmıştır. Bu nedenler sadece Alevi-Türkmen halkının maruz kaldığı Merkez-Kenar ilişkisi ile sınırlı kalmayıp, Alevi olmayan reayanında uğradığı haksızlıkları ortaya koymaktadır. Kalender Şah Ayaklanması döneminin Kerbala'sı olduğunu yazarımız net bir şekilde ifade etmiş, Kerbala'da Hz. Hüseyin'in yoldaşlarının yol erkanını bilmeyip yarı yolda bırakması ve başının sancağa takılıp gezdirilmesinin aynısı Kalender'in başına geldiğini yazarımız Pir Sultan'ın deyişleri ve Osmanlı belgeleri ile apaçık bir şekilde ortaya koymuştur. Solakzade yazdığı eserinde, İbrahim Paşanın vaadleri neticesinde Dulkadirlileri hile yoluyla kendi safına çektiğini anlatmış ve yazarımız kitabında bu konuya yer vererek ayaklanmanın başarıya ulaşamamasının önemli olan nedenini anlamamıza vesile olmuştur. İsyanı, sadece tarih bilgisine bağlı kalmayıp edebi açıdan da pekiştirdiği için yazarımıza müteşekkirim..

    Alevi-Türkmen halkının bildiği ama yapmadığı tek şey ezileni korurken elif olup ezilmesidir bu dünde böyleydi bugünde böyle, incelememi, sivas katliamından şans eseri kurtulan, Pir Sultan'ı deyişleri ile banaz'da anmak için öncülük eden, serini bağlamasına veren genç yaşta yitirdiğimiz Rıza Kılıç'ın seslendirdiği Pir Sultan Deyişi ile sonlandırıyorum ; https://www.youtube.com/watch?v=0wSM-hUU474 objektif okumalar..
  • Derin düşlere daldı Kalander, ince bir hüzün gölgelendi yüzünde, insan dedi, yolda bulduğunu yoldaşına değişirse, yolunu da yitirir, kendini de..