Kendi hatalarımız bulmakta sebat gösterelim, inatçı olalım, meydanları nefse bırakmayalım, pişmanlıkta geç kalmayalım, hatalardan hazer eylemenin rahmetinden yararlanalım ve tevbe edelim ve arınalım.
Bizzat kendi şahsımız üzerinde bu tür bir kontrol tesis edemezsek, yirminci yüzyılın, insanoğlunu Tanrı'sından uzaklaştıran genel etkisi altında büsbütün savunmasız kalırız. İşte 'gaflet' dediğimiz hâl!
.. Nuri Pakdil Edebiyat Dergisi'nin Ekim 1979 sayısında: "Daha da vahimi, insanlarda gittikçe belirginleşen kişiliksizlik. Sürüleşmek." diyor ve ilave ediyor. "Kişiliksizliği yaygınlaştırmak gibi bir işlevide oldu yirminci yüzyılın. Çünkü insanoğlu en çok bu yüzden aşağılandı, savunmasız bırakıldı.
İstisna insanlara bakarak bir toplum yargılanmaz. Burdaki söyleyiş sizin kastettiğiniz islamın hoşgörülüğünü zedeleyecek cinsten değil. Kitaplar farklı pencerelerden bakabilmek için vardır ve vu bakışları genişletmelidir. Okuduklarımız bir işe yarasın değil mi? (!)
Yorum yapan iki kişi var kitaplar ve ben adlı kullanıcı yargılıyordu farkettiyseniz. Genelleme yapılarak Müslümanlara laf edilmesi zoruma gitti açıkçası. Ses çıkarmayıda borç bildim.
İstisna insanlara bakarak bir toplum yargılanmaz. Burdaki söyleyiş sizin kastettiğiniz islamın hoşgörülüğünü zedeleyecek cinsten değil. Kitaplar farklı pencerelerden bakabilmek için vardır ve vu bakışları genişletmelidir. Okuduklarımız bir işe yarasın değil mi? (!)
İstisna insanlara bakarak bir toplum yargılanmaz. Burdaki söyleyiş sizin kastettiğiniz islamın hoşgörülüğünü zedeleyecek cinsten değil. Kitaplar farklı pencerelerden bakabilmek için vardır ve vu bakışları genişletmelidir. Okuduklarımız bir işe yarasın değil mi? (!)