• Tıpkı deha gibi, erdem de öğretilemez. Erdem konusunda edinilen bilgi kısırdır; sanat konusundaki teknik yanlar gibi, sadece bir araç olarak kullanılabilir. Ahlâk felsefelerimizin ve ahlâk sistemlerimizin, erdemli, yüce ve ermiş insanlar yaratacağını sanmak; estetik üzerine yazdığımız kitapların, şairler, heykeltıraşlar, ressamlar ve müzisyenler yaratacağını sanmak kadar saçmadır.
    Arthur Schopenhauer
    Sayfa 77 - Schopenhauer'dan Seçmeler
  • Arkadaşlar zamanımızın en değerli düşünürlerinden (filozof da denir, dil bilimci de) hocamız Ş. Teoman Duralı'nın kitaplarını okuma etkinliği düzenleme niyeti hasıl oldu. Nereden mi esti? Sayın Oldi'nin Duralı hocanın bir kitabına yaptığı incelemedeki bir cümlesi bende bir takım duyguları hareketlendirdi;

    "Kitap hakkında hiç bir inceleme yapılmadığı için yapma gereği duydum."

    Evet, tarih boyunca nice şairler, yazarlar, düşünürler hatta ressamlar kendi zamanlarında yoklara oynamıştır. Elbette taraftar toplamak olmadı onların niyetleri. Sadece kendi seslerinin duyulduğunun emaresini görmek istediler. Etrafları o kadar boş kalanı oldu ki bir akis dahi duyamadılar. Halbuki tek istekleri seslerine ses duymaktı. Boşa konuşmadıklarını bilmek.

    Ehlince zamanımızın en önemli isimleri sayılsa ismi muhakkak en başlarda zikredileceklerden olan Duralı hocanın kitaplarını okumak biz kitapseverler için elzem dense sezadır. Hem böylelikle, haddimiz değil ya, birkaç kelam da olsa kitaplarına inceleme niyetine yorumda bulunuruz da sitede kendisini bilmeyenleri haberdar etmiş oluruz.

    Türkçe'yi son derece ustaca kullanır kendisi. Sözüdür; "Bu memlekette bu dili en iyi bilen bir veya iki kişiden biriyim." Buna rağmen değindiği konuların ağırlığından ötürü okuması zaman alabilir. Olsun, anlamak için çaba sarf etmedikten sonra ne diye okuyalım ki!

    Aklımdaki liste şöyle;

    1) Omurgasızlaştırılmış Türklük, Dergah, 206sy
    2) Çağdaş Küresel Medeniyet & Anlamı-Gelişi-Konumu, Dergah, 248sy
    3) Felsefe Bilimin Odağında Metafizik, Şule, 213sy
    4) Sorun Nedir?, Dergah, 432sy
    5) Aklın Anatomisi & Salt Aklın Eleştirisinin Teşhiri, Dergah, 260sy
    6) Felsefe-Bilim Nedir?, Dergah, 208sy
    7) Felsefe-Bilimin Doğuşu & Aristoteles’te Canlılar ve Bilim Sorunu, Dergah, 224sy
    8) Hayatın Anatomisi & Canlılar Bilimi Felsefesi – Evrim ve Ötesi, Dergah, 676sy

    Daha önceden okuduklarınız varsa yahut bulamadığınız olur diye şu kitap şu ayda okunacak diye bir şey yazmıyorum. Sadece kendimce bu sıralamada okumayı daha münasip gördüm.

    Amaç şu: Tüm bu kitaplar bu sene bitecek. Zor mu? Elbette. Ama denemeye değer. Emin olun birkaç kitap bitirdiğimizde bile başladığımız noktaya baktığımızda epey bir mesafe katettiğimizi göreceğiz.

    Hiç olmadı en az bir kitabını okuyup incelemede bulunalım. Şaban Teoman hocanın sesini sessiz koymayalım.

    Katılacaklar el kaldırsın.

    ***

    Harika bir söyleşi de şurada dursun;

    https://www.youtube.com/watch?v=lJcyPrZ7fiU

    ***

    erhan
    emre ت.
    Oldi
    Bilal
    Fâtih
    Büşra nur
    Zehranur Şeker
    Hafsa Acar
  • İnsanlar diğer tüm hayvanlardan daha iyi işbirliği yapabildikleri için dün­ yayı kontrol ediyor ve kurmacaya inandıkları için işbirliği konusunda bu kadar iyiler. O yüzden şairler, ressamlar ve oyun yazarları da en az asker­ ler ve mühendisler kadar önemli. İnsanlar Tanrı inancıyla katedraller inşa edip savaşa gidiyor ve Tanrı'ya inanmalarının sebebi de Tanrı hakkında şi­ irler okumuş, Tanrı'yı resmeden tablolara bakmış ve Tanrı hakkında tiyatro oyunlarından büyülenmiş olmaları. Aynı şekilde, çağdaş kapitalizm mitolo­ jisine duyduğumuz inancın altında da Hollywood ve popüler kültür endüst­ risi yatıyor. Televizyonda kendi gözümüzle gördüğümüz kapitalizm cenneti yüzünden daha çok şey satın almanın bizi mutlu edeceğine inanıyoruz.
  • KİTAP TAVSİYEM
    Bu dünyayı değiştirecek,zalimin düzenini yıkacak,adaleti tesis edecek,insanlığa anlam katacak olanlar :
    Yazarlar,ressamlar,şairler kısaca; fikir sanatkarlarıdır...
    Okuyan ve farkında olan insanlar her dönemde başkaldıran,çarklara çomak sokan,yanlışları söylemek cesaretini gösteren insanlar olarak sevilmedi,sevilmiyor ve muhtemelen de sevilmeyecek...
    Tatlı dillerin ardında ne küfürlerin saklandığını,ne hesapların yapıldığını kimse bilmez;çünkü bu dil maskesidir...
    Kaldır perdeni,çıkar maskeni,bak aynaya,söyle kimsin sen insan?
    Çocukları aç unutan,içinde bölünüp dışında birleşen,barıştan ayrılıp kavgayla bütünleşen,koyu karanlıkta ışıktan noksan,söyle kimsin sen insan?Cesaret maskesiyle korkarak yaşayan,sorsan her şeyi kendince açıklayan dön bak aynaya,yalan gerçeğe,gerçek yalana dönüşmüş ,ruhundan şeytana bir parça düşmüş...
    Başını nereye çevirsen masumiyet maskesi altından çıkan bir canavar.Kimi kürsüde,kimi sokakta,kimi o yüksek m akamında ,kimi adalet dağıtıldığı söylenen yerlerde kimi en yakınımızda...
    Maskeler engellenemez,maskeler ancak yok edilebilir.Maskeleri yok etmenin yöntemi ise,maske kullanmayı gerektirmeyecek bir ahlâk düzeyine ve yaşam düzlemine ulaşmaktır...
    Duyduğunu susmak,ömrünü özürlü yaşamaktır...
    Gerçekler,düş ve hayalden daha güçlüdür...
    Bir çakı alıp,tüm çınarlara isminin baş harfini kazımak geçer içimden,yanına kendi baş harfimi eklemek için.Baş harflerimizi yüzyıllara kazıyasım var.Ve çocuk ruhumu sana armağan edesim...
    Biz mi yaşama heyecanını kaybettik,yoksa heyecan mı bizi terk etti?Veya şimdi insanlar sahip olduklarını kaybetme kaygısını taşıyarak o heyecanı mı unuttular?Oysa biz eskiden,nasıl da heyecanlıydık...
    Kadına şiddeti kınayan bir iki yüzlünün;kızına,karısına ve yakınındaki kadınlara baskı ve şiddet kullanlmaktan çekinmediğine şahit oldukça,midem gerçek anlamda bulanıyor...
    Kadın dişi olarak değil de kişi olarak görülmediği sürece insanoğlu kemale eremeyecektir...
    Mutluluğa giden yol,dengeleri sağlamak ve
    Yetinmeyi bilmekten geçer...
    Bugün insan,ihtiyaçlar ve imkânlar arasında bir yerde sıkışmıştır...
    Düşlerdir aslında insanı var eden saklı gerçeklik.Olmak istediğimiz,yaşamak istediğimiz ama yaşayamadığımız, o kördüğüm duygular...
    İnsan düşünceden ibarettir aslında.Seni var eden de yok eden de mutlu kılan da mutsuz kılan da neticede düşüncelerindir...
    Sorunsuz insan ya ölmüştür ya da ölü bir ruha dönüşmüştür...
    Bu gezegen,açık deliler hapishanesinden başka bir şey değil...
    Sevgisiz insandan,en başta sevgi olmak üzere,hiçbir şey beklenmez...
    Duyguları konuşarak ve yazarak ifade etmek,bizi sağlıklı ve başarılı bir birey olmaya aday yapar...
    Kazanarak yeniden alabileceğimiz şeyler için ağlamamalıyız...
    İnsan zekâsı insanın bir şansı mıydı yoksa şanssızlığı mı?
    Herşeyin temelinde sen varsın.Sen varsan dünya var,sen yoksan dünya da yok...
    Çok az sayıda insan her şeye rağmen kendi olabiliyor...
    Çocukluk,dünyanın sihirli bir masal olduğunu düşündüğümüz büyülü bir çağdır...
    İnsan kendi maskesine önce kendi inanır...
    Hayat biter,öğrenme bitmez...
    Bu hayat yalnızların hayatı değildir.Bu hayat sevdiği ve sevdikleriyle yaşayanların hayatıdır...
    Pişmanlıklardan uzaklaşmak için,acelesi olan bir hamal gibi,kaybedişlerimi sırtlanmış bilinmez bir geleceğe hızla koşuyorum...
    Korku karanlıktır cesaret aydınlık...
    Sevmekten korkuyoruz çünkü işin temelinde kaybetmek korkusu var...
    Kısadır hayat,sayılıdır nefes.Kargaşaya ,kaosa,mecburiyetlere,mahkumiyetlere verilmeyecek,kimseye teslim edilmeyecek kadar onurludur,değerlidir...
    KİTAP HAKKINDA
    Kitap muhteşem bir insan analiz kitabı.Yaşadığı insanları en ince ayrıntısına kadar gözlemleyip "insan zarrafı" oldum diyebilecek kapasiteye sahip olan yazarımız, 70 ayrı başlık altında insan'ı konu almış.
    Masumiyet maskesi
    Dil maskesi
    Giz maskesi diye insanların taktıkları maskeler ile, aslında sadece kendilerini kandırdığını ve bu maskelerin diğer insanlar tarafından mutlaka fark edildiğini vurgulayarak karşılıyor bizi.Zaten yazım dili o kadar sade ve samimi ki,bir dost ile sohbet eder gibi hissediyor,verilen örneklere kendinizden de ekliyorsunuz.
    Kitap okumayı çok seven ve kitapların toplanıp yakıldığı dönemlere de tanıklık edip,ayrıldığı kitaplarının yasını hala tutan yazarımız,
    "_başka insanların beyninin içini ,bize anlatan yazarlar sayesinde öğrendim " cümlesiyle kitaplara olan sevdasını da vurgulamış oluyor.O kadar çok altı çizili sözcük var ki kitabımda,ancak yukarıda okuduklarınızı yazabildim.Fazlasını yazıp kitaba olan merakınızı yok etmek istemedim.
    Tek Kullanımlık
    Biri
    Seni kitaplara yazdım
    Bilmeden bilenler
    Demlenmek
    Biz,Cesaret,Emek
    Hayat yolcusu
    Başlıkları altında yazılanlar,en beğendiklerim ve hayranlıkla birkaç kez okuduklarım...
    Siz hiçbir mutluluğun elinizden kayıp gittiğine şahit olup da,çaresizce seyretmek ne demek bilir misiniz?
    Ya çaresizlik nedir,bilir misiniz?
    Peki siz çaresizliğin nasıl bir yalnızlık çeşidi olduğunu bilir misiniz?
    Peki ya siz anlatmak istediğinizi dahi anlatma fırsatı verilmeden terk edildiniz mi?Ve böyle terk edilmenin bin ölümden daha zor olduğunu bilir misiniz?Gidip bir boşluğa haykırarak söylemek istedikletinizi bağırdınız mı?
    Eğer öyleyse aşk nedir,nereden bileceksiniz.Yalnızlık nedir nereden bileceksiniz.Acı nedir,acı olgunluğu nedir nereden bileceksiniz.Ve eğer öyleyse ilişkinin,aşkın ve insanın kıymetini nereden bileceksiniz.Ancak bildiğinizi sanırsınız.Demlenmek için sanmak değil,hissederek yaşamak gerekir....
    İşte size kitaptan bir can alıcı alıntı daha...
    Elinize altı çizilecek kıymetli cümleler için bir kalem alarak geç kalmadan mutlaka kitabı okuyun derim.
    Kesinlikle pişman olmayacaksınız


    Tavsiye ederim

    Sevgiler
    ZeHra Gaylan
  • "Kendisiyle barışık bir biçimde yaşamak istiyorsa müzisyenler müzik yapmalı, ressamlar resim yapmalı ve şairler şiir yazmalıdır." (Maslow)