Hasibe, bir alıntı ekledi.
17 saat önce

Kıskanç değilim fakat başkalarına bakma.
Beni çıldırtacaksın.

Son Kuşlar, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 93)Son Kuşlar, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 93)
Beril, bir alıntı ekledi.
22 Şub 23:51 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Sinekler saniyede 350 defa kanatlarını çırparlar, diye okumuştu. O da saniyede 350 defa hayatı sevmeye, birini okşamaya; saniyede 350 defa bir ballı şeye konmak için çalışmıyor muydu?..

Şahmerdan, Sait Faik AbasıyanıkŞahmerdan, Sait Faik Abasıyanık
Aleyna, bir alıntı ekledi.
22 Şub 23:14 · Kitabı okuyor

Dünya değişiyor dostlarım. Günün birinde gökyüzünde, güz mevsiminde artık esmer lekeler göremeyeceksiniz. Günün birinde yol kenarlarında, toprak anamızın koyu yeşil saçlarını göremeyeceksiniz. Bizim için değil ama, çocuklar, sizin için kötü olacak. Biz kuşları ve yeşillikleri çok gördük. Sizin için kötü olacak. Benden hikâyesi.

Seçme Hikayeler, Sait Faik AbasıyanıkSeçme Hikayeler, Sait Faik Abasıyanık
Özgür Beden, bir alıntı ekledi.
22 Şub 10:45

Ben onsuz edemem.
Eli elimin içinde olmalı,
Gözlerine bakmalıyım,
Sesini işitmeliyim.
Beraber yemek yemeliyiz
Ara sıra gülmeliyiz.
Yapamam, onsuz edemem.

Şimdi Sevişme Vakti, Sait Faik AbasıyanıkŞimdi Sevişme Vakti, Sait Faik Abasıyanık
Özgür Beden, bir alıntı ekledi.
22 Şub 10:42

Ali nihayet uyandı. Anasını kucakladı. Her sabah yaptığı gibi yorganı kafasına büsbütün çekti. Anası yorgandan dışarıda kalan ayaklarını gıdıkladı. Yataktan bir hamlede fırlayan oğluyla beraber tekrar yatağa düştükleri zaman bir genç kız kahkahasıyla gülen kadın mesut sayılabilirdi. Mesutları çok az bir mahallenin çocukları değil miydiler? Anasının çocuğundan, çocuğun anasından başka gelirleri var mıydı? Yemek odasına kucak kucağa geçtiler. Odanın içini kızarmış bir ekmek kokusu doldurmuştu. Semaver, ne güzel kaynardı! Ali semaveri, içinde ne ıstırap, ne grev, ne de kaza olan bir fabrikaya benzetirdi. Ondan yalnız koku, buhar ve sabahın saadeti istihsal edilirdi. Sabahleyin Ali’nin bir semaver, bir de fabrikanın önünde bekleyen salep güğümü hoşuna giderdi. Sonra sesler… Halıcıoğlu’ndaki askeri mektebin borazanı, fabrikanın uzun ve bütün Haliç’i çınlatan düdüğü, onda arzular uyandırır; arzular söndürürdü. Demek ki, Ali’miz biraz şairce idi. Büyük değirmende bir elektrik amelesi için hassasiyet, Haliç’te büyük transatlantikler sokmaya benzerse de, biz, Ali, Mehmet, Hasan, biraz böyleyizdir. Hepimizin gönlünde bir aslan yatar.

Semaver, Sait Faik AbasıyanıkSemaver, Sait Faik Abasıyanık