Sait

Sait
@saitincee
Oysa ben bir akşamüstü oturup turuncu bir yangının eteklerine, yüreği avuçlarımda atan bir can yoldaşıyla dünyayı ve kendimi tüketmek isterdim.
İkü
Silopi, 12 Nisan
181 okur puanı
Eylül 2022 tarihinde katıldı
Kesinlikle okunması gereken bir kitap.
10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2023 4. kitabı
Şiddetle tavsiye ediyorum. Kitabın son cümlesini okuyup bitirdikten sonra “ siktir ya bitme..” dediğim ilk kitap oldu. Muazzam duygu yüklü, çok yoğun anlatımlı bir kitap. Alıntılar, sözler, duygular, altını çize çize bitiremiyorsunuz. Bir kadının bir adama çektirebileceği en korkunç acı bu olsa gerek. Evet kesinlikle budur o acı… Kör Baykuş… Tam bir şaheser. Eminim ki Dostoyevskinin kemikleri sızlamıştır bu eserle. Sadık Hidayet’in, ne von Goethe’dan ne de Dostoyevski’den aşağı bir yazar olmadığını; Kör Baykuş’un, Yer Altından Notlar ile Genç Werther’in Acıları kitaplarından kesinlikle ama kesinlikle aşağı bir eser olmadığını şimdi okuyarak farkına vardım, anladım. Kendi çapımda dünya ‘Şaheserleri’ olarak bildiğim listeme şimdi yeni bir kitap daha eklenmiş bulunuyor bugün.
Kör BaykuşSadık Hidayet · Doğu Kitabevi · 202036,6bin okunma
“Hayatımın en mutlu ânıymış, bilmiyordum.”
10/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2022 26. kitabı
Sanırım, aşk dünyadaki en masum şeylerin en masum hislerin en üstünde geliyor. Öyledir muhtemelen kanaatimce. Masumiyet Müzesi… Nobel Edebiyat Ödüllü yazarımız, Orhan Kemal’in başyapıtlarından. Aşkı en masum ve bütün çırılçıplaklığıyla kaleme döktüğü; sevgiyi, şefkati, sadakati, sadık kalmayı, hüznü, kederi, ezilmişliği, dışlanmışlığı, kabuğuna çekilmişliği, sevmeyi, sevilmeyi; veyahut sevilmeyi zannedilişi, şiirsel bir dile yazıya döküyor. Aşkın ömrü kısa da olsa “Hayatımızın en mutlu ânlarındandır” dedirten Orhan Kemal, zengin ve 30 yaşındaki Kemal ile fakir ve 18 yaşındaki Füsun’un, aşklarını, bütünleşmelerini, gizli gizli merhamet apartmanında doruklara yükselmelerini, şehvette boğulurcasına yüzmelerini, ardından sebepsiz ayrılığı, füsunun evlenişi, Kemal’in zaten baştan beri nişanlı oluşu… Ve birbirini takip eden olaylar sıkıntılar. Ve bitmeyen ayrılık, özlem, keder, hüzün ve bitmeyen dokunamamanın, koklayamamanın, saçını okşayamamanın, elini tutamamayışın, gözlerine dalıp gidememenin verdiği acı… Ve füsunun ölümü, ah! Bir adam bir kadını ne kadar çok Sevebilir!.. Kullandığı birtakım kişiler eşyaları, tarağından tokasına, ojesinden saç teline, sigara izmaritine kadar birer birer parça parça alarak çalarak ve bunlardan Müze yapacak kadar… Çok… Dünyanın dengine ağır bu, haddinden fazla… Daha fazla bir şey söyleyemeyeceğim. dipnot: Kitabı okuyup ardından Müzeyi görmeyi herkese şiddetle tavsiye ediyorum. Çok güzel alışık olmadık duygular hissedeceğinize eminim. :)
Edebiyat
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,3bin okunma
İçimizdeki Ruh
Puan vermedi·256 syf.··
2022 60. kitabı
Sanat, edebiyat, müzik, tarih, felsefe, opera, dans, tiyatro, sinema, aşk… İnsana, insanın bedeninin dışında(içinde) bir ruhunun olduğunu ve o ruhun evren kadar sonsuz, kâinat gibi büyük ve derin olduğunu öğretir, hatırlatır, hissettirir veya farkında olmasını sağlar. Tıpkı bedenlerimizin bir takım gereksinimleri olduğu gibi ruhlarımızın da bir takım gereksinimleri her zaman vardır ki ruhlarımız, iyi ve güzel olan her şeyle(aşk, sevgi, doğa, resim, sanat, edebiyat, müzik vs.) ama her şeyle beslenir, gelişir, olgunlaşır ve büyür. İnsan ve insan ruhu kendine bir şeyler kattığı zaman cevresine veya cevresindeki herhangi biri yada birilerine bir şeyler katabilir. Kitabı bitirdiğim zaman ömerde bunu çok iyi hissettim. Evet içimizde şeytan yok, tembellik var bilgisizlik var ahmaklık var varda var, işte bunlar ruhumuzun gelişimine olgunluğuna bağlı şeylerdir, ruhumuzu eğitmeye öğütmeye geliştirmeye, kireçten pas tutmuş bir demiri o pastan o kireçten temizleyip ışıl ışıl parlayan bir demir haline getirmeye çalışır gibi ruhumuzu da tüm o kireçten ve pastan arındırmak ve temizlemek mecburiyetindeyiz. İşte Macide’nin, Ömer’den bir müddet de olsa gitmek isteyişi, ömerden soğuması, ömerde yanılması veyahut Ömer’in macide’ye bir şeyler katamaması bunun her ikisine de acı vermesi, bir bütün olamayışları… İşte tüm bunlar bu kireçten bu pastan kaynaklanıyor… İçimizde şeytan yoktur, kireç vardır paslanmış ruh ve yürek vardır. :)
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Evrensel İletişim Yayınları · 2020208,7bin okunma