• 2019 DA OKUMAYI DÜŞÜNDÜĞÜM KİTAPLAR:))
    EKLEMEK İSTEDİĞİNİZ VARSA ÖNERİLERE AÇIĞIM
    OKUYACAĞIM KİTAPLAR
    1.DAVA
    2.KARAMAZOV KARDEŞLER
    3.ULYSSES
    4.SAVAŞ VE BARIŞ
    5.VEBA
    6.BULANTI
    7.ÖLÜ CANLAR
    8.DENİZ FENERİ
    9.OBLOMOV
    10.1984
    11.HUZURSUZLUĞUN KİTABI
    12.SİNEKLERİN TANRISI
    12.YÜZYILLIK YALNIZLIK
    13.Buddenbrooklar - Bir Ailenin Çöküşü
    14.TUTUNAMAYANLAR
    15.GÜNLÜK
    15.TEHLİKELİ OYUNLAR
    16.KIRLANGIÇ ÇIĞLIĞI
    17.GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK-İLBER ORTAYLI
    18.BİR ÇÖKÜŞÜN ÖYKÜSÜ
    19.İNSANIN ANLAM ARAYIŞI
    20.HAYVAN ÇİFTLİĞİ
    21.LEYLA İLE MECNUN
    22.BAZI YOLLAR YALNIZ YÜRÜNÜR
    23.BİLİNMEYEN BİR KADININ MEKTUBU
    24.KIRMIZI SAÇLI KADIN
    25.ŞAH & SULTAN
    26.BAŞLANGIÇ
    27.SAKLI SEÇİLMİŞLER
    28.BENİ İÇİNDEN SEV
    29.BİR BİLİM ADAMININ ROMANI
    30.BÜLBÜLÜ ÖLDÜRMEK
    31.ÇAVDAR TARLASINDA ÇOCUKLAR
    32.UÇURTMA AVCISI
    33.VE DAĞLAR YANKILANDI
    34.ÇİLE
    35.SATRANÇ
    36.OLASILIKSIZ
    37.BİN MUHTEŞEM GÜNEŞ
    38.MUCİZE
    39.İSKENDER
    40.SERENAD
    41.KARDEŞİMİN HİKAYESİ
    42.MELEKLER VE ŞEYTANLAR
    43.AŞK
    44.KİNYAS VE KAYRA
    45.AKLINDAN BİR SAYI TUT
    46.GAZAP ÜZÜLERİ
    47.ANA KARENİNA
    48.YERALTINDAN NOTLAR
    49.MİLENA'YA MEKTUPLAR
    50.SEVDA SÖZLERİ
    51.9.HARİCİYE KOĞUŞU
    52.KENDİNE AİT BİR ODA
    53.ÖLÜ OZANLAR DERNEĞİ
    54.ÇİZGİLİ PİJAMALI ÇOCUK
    55.GÜN OLUR ASRA BEDEL
    56.KORKU
    57.ÇÜRÜMENİN KİTABI
    58.RUH ADAM
    59.BOZKURTLAR
    60.TÜRK ÜLKÜSÜ
    61.DALKAVUKLAR GECESİ / Z VİTAMİNİ
    62.DELİ KURT
    63.EYLEMBİLİM
    64.OYUNLARLA YAŞAYANLAR
    65.VATAN SAĞOLSUN
    66. Fahrenheit 451
    67.YABAN
    68.BÖĞÜRTLEN KIŞI
    69.BABALAR VE OĞULLAR
    70.VADİDEKİ ZAMBAK
  • Sevgili Rüveyda,

    Hayır, belki yalnızca Rüveyda demek daha doğru.

    Çünkü isminizin içinde : Sevgili, sevgilim,aşık olduğum kadın, aşkına adandığım, ömrüm, ruhum, gönlüm, özüm, sözüm,nimetim,kıymetlim,kraliçem,nefesim,hasretim,sefam,kadınım,yandığım,aradığım, ağladığım, mektuplara yaslandığım,beklerken yaşlandığım, küçüğüm,sultanım,prensesim,gözümün nuru,gönlümün süruru,canım,cananım,sevdam, ay parçam, nurum,huzurum,kuşum,çocuğum,gururum,onurum,yoksunluğum,avuntum,zaaflarım,atar damarım,kanım,karım,kârım,yarınım,yarim,sol yanım,yangınım,aşkım,saklım,tılsımım,kayıp yıllarım,tutsaklığım,fakir mısralarım,ahlamalarım,anmalarım,...hepsi var.

    "Madem ki uzun senelerin hasreti içimizde yaramaz bir çocuk gibi tepinmektedir,gel, birbirimizin olalım ve sen bana aşkın da ebedilik kadar tatlı ve güzel olduğunu anlat..." demiş bir yazar.

    Hayır gelmen şart değil..!
    Sen bu ruh iklimini bana yazarak da yaşatabilirsin,yaşatıyorsun da...

    Sevmek için ne sevilmek, ne de kavuşmak şart değil. [Keşke sen de bana yazabilseydin. Kafka yine de şanslıymış, Milena'da ona yazardı. Ama birileri görmemiş olabilirsin ama sana yazan biri var diyor da. Bu parantezi birilerini ikna etmek için de açmadım.]

    Bir kadın, bir isimden fazlasıdır,olmalıdır.

    Bir kadın çok kadındır aslında. Sabah gözlerimi açtığımda, yanımda masum bir kız çocuğu uyur. Seyrederken nefes alışlarımı bile kontrol ederim, uyanmasın diye...Ne güzel uyuyorsunuz Rüveyda...

    Pamuk prensesler gibi, ihanetsiz, sadık,sakin, duru, billur bir su...İçip içip kanamadığım bir su...Kanmak da istemediğim...

    Kahvaltıda, karşımda, sevdiği adama en iyisini sunmak için çırpınmış,özenli,zevkli güler yüzlü bir kadın vardır. Sevdiği adama önem verdiği her detaydan belli olan.

    Akşam eve dönüş saatlerim yaklaşınca, heyecanla makyaj yapan,tuvaletine kadar kendisini hazırlayan, biraz dekolite, bazen gizli sinsi bir kıyafetle, masum bir kışkırtıcılık ve muzurlukla canını,camlarda bekleyen, heyecanı bitmeyen müşfik bir kadın açar kapıyı.Masumluğun içinde saklı bir kent gibi gizlenmiş gibi yapılmış,müthiş bir dişilik...

    ''Akşam olmak bilmedi!'' diyerek, eve sabırsız koşan adam ben, kapıda mis gibi parfüm kokusunun teninizde tatlandığı,anlam kazandığı siz Rüveyda...

    Eli boş gelmeyen adamı,gönlü,gözleri dopdolu karşılayan Rüveyda...

    Hoş sohbetler arasında kondurulmuş pembe buseler,ruha serpilen konfetiler gibi, rayihalarını saçarken, zaman hızla gecenin sınırlarına girmiştir bile...

    Gece yatma vakti;hayır,iki canın tek can oluşunun,yine yeni,yeniden tescillenme zamanı.İşte bambaşka bir Rüveyda...

    O artık ne sabah uykusundaki masum çocuktur, ne kahvaltıdaki eş, ne de akşam eşini karşılayan enfes kadın. İçindeki yosma dışarıya vurmuş, dili lâl ama hareketleri son derece davetkâr, kışkırtıcı,dilber,geyşa...her şey...En yorgun zamanları canlandıran, dirilten kendine has tınısıyla,çıldırtıcı bir çekim gücüne karşı koymak mümkün değildir...

    Ah nefesim...Yine kontrolümü aştın,normal seyrinin üzerinde bir intifada süzülmektesin..Ülke senin,her santimine önce kuşbakışı bakabilirsin. Birazdan dilediğin yere,dilediğince konar, santim santim gezinirsin nasılsa...

    Rüveyda,

    Sözleri uzatıp sizi sıkmak istemem, isminize yüklediğim anlamlar,bizi nerelere götürdü. Öyle güzel bir yer ki, gökkuşağının renkleri ile adeta müzik notaları gibi dans ediyoruz.

    Sizin Murat

    #34697912

    #34532826

    #33937894

    #33143864
  • Beklemek fazlasıyla ağır.
    Hayat sahnelerde oynayan melodram.
    Roller bizim için biçilmiş kaftan
    Meclup`un olmuş seyirci
    Maskeler var yüzünde kat kat
    Maskenin ardındaki sen,saklı
    Meclup seyirciler var maskelere
    Ve birileri var.
    Maskenin sakladıklarını gören
    Sonsuz habda uyanmayı bekleyen, 
    Mektuplar yazılan cevap vermeyen
    Ve bir yanda mektuplara cevap bekleyen
  • Sevdiği kişiyle mektup yoluyla vedalaşma fikri sıradışı ve anlamlı geldiği için küçük bir empati hissi ile başladım. Hiç okunmayacağını bildiğimiz mektuplar yazarız ve özenle bir kenarda saklarız. Biraz ileri gidebilirsek bir kibrit yardımıyla her şeye son veririz. Acaba gizli saklı yerlerde duran o ifşa olmamış hislerimiz bir gün açığa çıksa ne olurdu? Acaba birileri hakkında yazdıklarım bir gün ifşa olsa ne olurdu? Belki kafamdan geçenlere yakın şeyler bulabilirim umuduyla okudum. Gerçekten merak ettim. Ama tahmin ettiğim gibi değildi. Benim altı dolu dolu anlamlar aradığım bir kitap olmadı. Kitapta imrendirici olan tek şey morgat'tı. Gerçekten onun sağlam karakterinden etkilendim. Kardeşlerine davranma şeklinden ve sorumluluk sahibi olma şeklinden. Bunun dışında tamamen çerezlik bir kitaptı. Vakit kaybı olduğunu söyleyemem ama okumayı beklediğim diğer kitaplar yerine bir merakla bu kitabı bitirdiğim için biraz pişmanım. Belki de lise yıllarımı epey geride bıraktığım için aradığım tadı alamadım.
  • Yaprak Öz ile tanışma kitabım Tilki, Baykuş, Bakire. Begüm isimli karakterimiz yeni boşanmış ve Ada isminde bir kızı olan bir kadın. Kızı liseye başlayınca o da o lisedeki kütüphanede çalışmaya başlıyor. Hayatları düzenli, mutlu olmaya başlamışlar. Bir gün kütüphaneye bağışlanan kitapların arasında bir derginin içine saklanmış mektuplar buluyor. Okuyor tabi. Ve her şey böyle başlıyor. Gizemli hikayeleri severim. Yaprak Öz öyle büyülü bir dil kullanmış ki, sayfalar nasıl akıp gitti anlamadım. Kitap bende uzun zamandır duruyordu bu yüzden daha önce okumadığıma pişman oldum. Ama ben korku romanı sanıyordum. Gerçi dehşete düşüp ürkmedim değil. Günümüzün saklı sorunlarından birini ele alan yazar muazzam bir şekilde işlemiş konuyu. Olayların akışını çok beğendim. Tek takıldığım yer bazen uzun zamanlar geçmiş olmasıydı, buna da daga fazla okumak istediğim için takıldım sanırım. Mesela birden iki hafta geçiyordu, böyle şeyler vardı. Sonuç olarak kitaba bayıldım. Rüyalarıma girdi. Yazarın diğer kitaplarını da mutlaka okuyacağım. Sevdiğim yazarlar listesine yeni biri daha eklendi, mutluyum. Türk edebiyatını sevin millet. Sizi morluyorum.
  • Bilseniz adınız nasıl da fitne bu aleme..!

    Yalnızca kendi canıma sanırdım, meğer adı Rüveyda olmayan ne kadar kadın varsa yeryüzünde,onlar için de fitne imişsiniz, zaman bunu gösterdi.

    Onlar sizi böylesine kıskanırken, ben nasıl kıskanmayayım, hem de ilk önce kendi g'özlerimden...

    Ah Rüveyda !

    Aslında buraya yalnızca adınızı yazsam yeterdi...
    Ama bu içimin yangınlarına merhem olmuyor,yetinemiyorum.

    Bunlar hep Kafka'nın Milena'sına yazdığı mektuplar yüzünden oldu. Bir de ben deneyeyim dedim,Kafka ile değil, kendimle yarışa girdim.

    Hayaliniz henüz tamamlanamadı ruhumun tuvalinde. Ne zaman tamamlanır, onu da bilmiyorum. Tamamlamak ister miyim, o da ayrı bir mesele...

    Ruh tuvalimde saklı tutarım belki de suretinizi, sirettir ruha nakış nakış işleyen.

    Siz benim ruhuma işlediniz, nakkaş gibi ve iğnenizin ucundan zerre acı akmıyor, hasretten başka.

    Esmer, sarışın...ruhun giydiği, ya da saklandığı elbise, göz için önemlidir, öz için değil. Nice insanlar nezdinde güzel sayılmayan kadınlar vardır, ama o yakışıklı kocaları o kadınlar için pervanedir. Erkekler kadında dış görünüşe önem verir ve bu genelde her erkekte aynı kıstaslar içerir.

    Önemsiz ayrıntı diyen, yalan söylemiş olur. Fizik, göze ve nefse hitap eder.

    Nefs dediğimiz şeyi ne/ler doyurur ve uslandırır...? Uslanır mı o da bahs-i diğer.

    Çünkü ''Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
    Bütün kara parçalarında
    Afrika dahil...''

    Bir arkadaşım sormuştu Rüveyda, evlilikte cinsellik nedir,iki cümleyi aşmadan ama diye...

    ''Her şey değildir, ama çok şey..'' demiştim... İnsanın mayasında bulunan malzemelerden nefs (ego) çıkarcıdır da. Karşı cinsle yoldaşlık etse ve bunu sevgisinden şefkatinden yapsa bile, iş gelir sevişmeye dayanır,kaçınılmaz...

    ''..öpüyorum gül yaprağı dudaklarından...'' diyen şair o dudakları ne zarif ne usul öpmüştür kim bilir...

    An gelir de ruhumun tuvalinde resminiz belirirse, size mektup yazmak daha kolay olacak.

    Zor olan, sizden uzakta,kelimelerde teselli aramak...

    Sizin Murat
  • İlk acımasızlık bu .İkincisi ikimizin içinde saklı.Birbirimize karşı acımasız olduğumuzu düşündüm, birimiz diğerini daha az önemsediğinden değil, ama öyleyiz,acımasızız . Sen muhtemelen tamamıyla suçsuzsun, bu yüzden suçluluk duygun yok, dolayısıyla bu duygunum vereceği ıstırap da yok. Bende durum farklı.
    Franz Kafka
    Sayfa 550 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları