• Bilgisayar temelli eğitimin nasıl olması gerektiğinden bahseden tüm öğretmenlerin okuması gereken güzel bir eser. Eğitimi yeniden düşünmek adına günümüz şartlarına uyarlayabilmek için güzel fikirler öne sürmüş yazar. Özellikle eğitimin ücretsiz olması gerektiği, herkesin eğitimden aynı şekilde yararlanmaları gerektiğinden bahsetmesi çok güzel bu düşüncesini yerine getirmek için elinden geleni yapmış şu an bile neredeyse tüm insanların yararlanması için ücretsiz http://www.khanacademy.com adlı siteyi ortaya çıkarıp öğrenmek isteyen insanların hizmetine sunmuştur. Ayrıca bu eseri okuyanlara analitik düşünme becerisi kazandırıp yaratıcı olmak adına yeni fikirler öne sürmeleri için ön ayak olabilecek güzel bir eser.
  • Bazı insanlar, bilgisayar temelli öğretimin, öğretmenleri devredışı bırakmak ya da öğretmen olmak için gereken düzeyi düşürmek anlamına geldiğini sanıyor.
  • Kaliteli eğitim, gösterişli kampüslere bağlı olmak zorunda değil.
  • "Uyanın ve okullarımızın gerçek yüzünü görün: Okullar, genç zihinlerin kullanıldığı birer deney labaratuvarı, şirket toplumunun istediği alışkanlık ve tutumları işleyen birer merkez...Okullar çocukları şirket elemanı ve tüketici olmak üzere yetiştiriyor."
    Salman Khan
    Sayfa 75 - YKY
  • Çeçenistan'da sürdürülen savaşın şartlarına değinilen brifingte Batı kahramanlarıyla İslam Dünyası kahramanları arasındaki farka değinilmesine ilaveten İslam Dünyası'nda hatta El Kaide taraftarlığı adına dahi eleştirilen bazı isimlerin Örgütün lideri tarafından kahraman ilan edildiği görülüyor.
    Eymen Zevahiri'nin Arap Baharları'na ışık tutmasını amaçlayarak tahlil ettiği Çeçenistan direnişi ile ilgili açıklamaları şu şekildeydi:
    "Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla.
    Yer yüzündeki tüm müslümanlara Alllah'ın selamı, rahmeti ve bereketi olsun. Sonra ise:
    Bugün, zulmedilen ve köleleştirilen Mısır'da devam eden cinayetlere değinmek istiyorum. Lakin önce, bazı haberler üzerine yorumda bulunacağım.
    Başlangıçta böyle gözükmese de, zannediyorum ki, yorumlarım mühimdir ve Arap Baharı ile doğrudan bağlantılıdır.
    Haber BBC`de yayınlandı – BBC`nine eskiden İngiliz keşfiyatının himayesinde olduğu bilinmektedir.
    5 Ekim Cumartesi günü Vietnam Generali Giap`ın 102 yaşında vefat ettiği bildirildi. Medyada onun hakkında büyük bir övgüyle bahsedildi ve onun yeteneği çok konuşuldu. Ve bu bana, müslümanların zaferlerini hep gizleyen Batı tarafından uygulanan medya blokadasını hatırlattı.
    Bugün İslam dünyasında Giap'tan daha cesur ve kararlı mücahitler bulunmaktadır. Ve onların ulaşabildikleri zaferler, Giap`ın ulaşabildiklerinden daha büyüktür.
    Bunun en iyi örneği, 1994 Aralık - 1996 Ağustos süresindeki Birinci Çeçen Savaşıdır. Eğer Giap, Kuzey Vietnam savunma bakanı idise, Çeçenistan'da kahraman başkan şehit – inşaAllah – Aslan Mashadov vardı.
    O, Çeçen cihadının tek kahramanı değildir. Çeçen savaşında elbette Cevher Dudayev, Zelimhan Yandarbiyev, Şamil Basayev, Salman Raduyev, Hattab vs. bunlar gibi çok cesur-kahramanlar ortaya çıkmıştır. Allah onların her birine rahmet etsin...
    Kısa bir mukayese edersek, Aslan Mashadov – Allahın rahmeti ona olsun - ve Giap arasındakı büyük farkı görebiliriz. Şöyle ki, mücahit Aslan Mashadov dünyadaki bağımsızlık savaşının büyük kahramanlarından biri olduğu kesindir.
    - Savaş meydanı olan Çeçenistan sahası sadece 15 bin (km2), Vietnam arazisiyse 333 bin km2`dir. Çeçenistan her taraftan Rusya ile ahata olunduğu halde, Vietnam'ın arkasında müttefikleri Laos, Kamboca ve Çin vardı. Bunun yanısıra, Çeçenistan denize çıkışı olmayan bir iç ülkedir. Oysa Vietnam'ın 3500 km uzunlukta deniz sınırı vardır.
    Çeçenistanın mücahitlerinin ve onların emiri Aslan Mashadov'un karhamanlığı seçilir. Şöyle ki, savaş zamanı çeçen nufus sadece 1 milyon kişi olduğu halde, bu say Vietnam için 80 milyondu.
    Çeçenistan, uluslararası yardımların her türünden mahrum bırakılmıştı. Oysa Kuzey Vietnam Çin ve Rusya, tüm Varşova anlaşması ve Doğu ittifakı taraflarınca destekleniyordu.
    Bu boğucu coğrafi durumda şehid – inşaAllah – Aslan Mashadovun komutasında 2-3 bin mücahit vardı. Bu zor koşullu arazide Aslan Mashadovun komutasındakı mücahitler yarım milyonluk rus ordusuna ve hain çeçen milisine karşı savaşıyorlardı. Oysa Giap 2 milyona ulaşan Halk ordusuna ve o zamanın asker sayısına göre 4. olan tecrübeli Kuzey Ordusuna rehberlik ediyordu. Ona karşı neredeyse yarım milyon amerikan askeri ve 700 binlik Güney Vietnam ordusu karşı duruyordu.
    Ağustos 1996`da Rusların teslim olmalarıyla sonuçlanan sonuncu halledici saldırıda Çeçenyalı mücahitlerin sayısı 6 binden fazla değildi. Oysa Giap'ın komutasındaki ordunun 1968 ocak ayındaki meşhur “Tet Saldırısı”nda orduda 58 bin asker vardı. Buna rağmen Amerikanlar onlara büyük kayıplar vermiş, yalnız birkaç gün sonra onların saldırısını def edebilmişlerdi.
    Aslan Mashadov – rahimahullah – mücahitleri 20 ay içinde (1994 aralık – 1996 ağustos) Çeçenistan'da zafere taşımayı başardı. Oysa Giap öz ordusunu yalnız 16 yıl savaştan sonra zafere götürmeyi başardı.
    Ve Yüce Allah Aslan Mashadov komutasında mücahitlere 90 bin rus askeri öldürmeyi nasip etti. Bu, Ruslarca belirtilen sayı olmakla birlikte, çeçenler katledilen rus sayısının 90 binin üstünde olduğunu söylemişler. Oysa Vietnam savaşında 58 bin Amerikan askeri öldürülmüştü.
    Eymen ez-Zevahiri devam ediyor:
    Aslan Mashadov komutasında çeçen mücahitlerinin bu büyük zaferlerine rağmen, çeçen savaşı gibi zaferi de gölgelenmiş, gizletilmiştir.
    Şöyle bir soru ortaya çıkıyor: Neden Kuzey cephesindeki 450 yıllık bu İslami Cihad destanı gizletilmeye çalışılıyor?
    Nedeni, Çeçen mücahitlerinin İslami yaklaşımı, onların Hilafeti ihya etme çabaları ve kendilerini bu görevin bir parçası olarak tanımalarıdır.
    Mücahitlerin bu savaştaki ve ümmet arasındakı rolünü şehit (inşaAllah) başkan Zelimhan Yandarbiyev net ifadeyle açıklıyor.
    Önce Zelimhan Yandarbiyevin – rahimahullah - kim olduğuna bakalım.
    Zelimhan Yandarbiyev, Müslüman, Çeçen düşünür, yazar, tecrübeli politikacı ve kahraman şehit (inşaAllah) Cevher Dudayevin yardımcısıdır. O, Şeriata dayalı, İçkeriya Cumhuriyyeti adı altında İslam Devleti kurulmasını teklif eden kişilerden en önemlisi..
    Cevher Dudayevin şehit edilmesinden sonra başkanlık görevini yerine getirdi. Daha sonra Afganistan İslam Emirliği'ndeki Çeçen heyetinin başkanı oldu ve Afganistan İslam Emirliği ile İçkerya-Çeçen Cumhuriyyeti arasında karşılıklı tanıma anlaşmasını imzaladı. Sonra ise Katarda Rus keşfiyatcılarınca şehit edildi.
    Bu büyük düşünür çok mühim bir kitap yazdı: “Çeçenistan. Siyaset ve Gerçeklik”. Bu kitabı her müslümanın ve temenni edilen değişikliğe ulaşabilmek için haksızlığa karşı – özellikle Arap Devriminde mücadele yürüterek direnen her asil ve özgür insanın okumasını tavsiye ediyorum.
    Şehit (inşaAllah) başkan Zelimhan Yandarbiyev:
    Savaşın başında taraflar arasında karşılaştırma yapılamazdı bile. Ruslar helikopter ve savaş uçakları eşliğinde yarım milyon asker, modern silahlar, ağır roketatar sistemlerin her türüyle saldırıyorlardı. Rus ordusunun sınırsız askeri kaynaklara sahip olmasına rağmen, onlar kendileriyle savaşta elde ettikleri hafif silahlarla savaşan bir kaç bin kişilik çeçen mücahitlerinin direnişini kıramadılar.
    Çeçen mücahitlerinin silahları çok hafifti, lakin onların Allaha imanı öyle bir güçteydi ki…Agresif bir orduya karşı böyle bir dirençle onu kırmaları yalnızca bununla açıklanabilir.
    “Biz, düşmanın hazırladığı büyük güç, nefretle ve İslam düşmanlığından dolayı yürütmüş olduğu bu savaşta Allah'ın yardımını hissediyorduk.
    O, - rahimehullah – yine şöyle diyor:
    “Çeçenistanda 1996 yılında ulaşılan zafer, Allah'a güvenip O'nun yolunu yürümenin düşmanı gücü ne olursa olsun yenilgiye uğratmak dahil, her şeyi mümkün edebileceğini açık bir şekilde kanıtlamaktadır.
    Çünkü, İslamın yolunda olmak ve Allah'ın izzeti, lüftune inanmak müslümanı tüm düşmanları karşısında korkusuz eder. Müslüman ümmetine dönüşümüz ve şanını geri kazanmamız yalnızca O'nun koymuş olduğu ve bizim ulaşabileceğimiz hedefe doğru yürümekle olur.
    Soru şu: “Peki, biz müslümanlar olarak, Çeçenistan örneğini almaya ve Allah yolunda savaşmaya hazır mıyız?”
    O, - rahimahullah – diyor:
    Rus saldırganlığının satanist haç yürüşü olduğunu ispatlamak ve bu planlara engel olmak için her türlü cihad etmenin gerekli olduğunu bilmek için başka bir delile gerek mi var? Bu, cihadın ta kendisidir. Çünkü bu savaş yalnızca Çeçenistanın bağımsızlığı için değil, müslüman ümmetin müdafaası için yürütülmektedir.
    O, - rahimahullah – devamla şöyle söylüyor:
    Cihad kelmesinin Kafkasya'da ve tüm İslam dünyasında ne anlama geldiği sorusuna gelince, cihad tüm müslümanlar için cihad olarak anlaşılmış ve Çeçenistan cihadına Müslümanların Raşidi Hilafetin ihyası için yürütülen büyük cihad olarak bakması gerektiğini söyleyebiliriz. Bunun yanısıra Çeçen cihadının hedefi müslüman birliğinin sağlanmasıdır. Bu hedef, Müslüman Ümmetin özgürlüğü ve Şeytanın hile ve tuzaklarından kurtulmasının yolu ve silahı olacaktır.
    Bunun yanısıra, Dağıstan ve Çeçenistanla birlikte tüm Kafkasya bölgesi İslam Hilafetinin bir cüzüdür ve bu nedenle cihad bölgeyi kafirlerin işgalinden temizlemektir. Her müslümanın görevidir ve bizlerden her birimiz bu görevi alemlerin Rabbı Allah'ın adına yerine getirmekle yükümlüyüz.
    Devamla şöyle diyor:
    «Джихад в Чечне не нов и скорее это один из этапов джихада, который восходит к битве при Бадре под руководством пророка Мухаммада (алейхи салату васалам), или, может быть, еще раньше к сражению между пророком Даудом и Джалутом. Борьба за Чечню — это еще одна страница в истории вечного джихада для достижения действительной справедливости во имя Аллаха».
    Çeçenistan'da cihad yeni değil ve bu, Bedir' de Resulullah'ın – sallallahualeyhivasellem - komutasında yürütülen cihada, belki ondan da önceye – Davud peygamberle Calut arasındakı savaşa kadar uzayan, sadece bir süreçtir.
    Şeyh Eymen ez-Zevahiri devamla diyor:
    Zelimhan Yandarbiyevin İslamı ve cihadı harika fehmi ve kendi halkı adından söylediklerine binaen, çeçenler bu güne kadar 450 yıl boyunca haça tapanlar ve Rus komünist birliklerine karşı direnişi yürütmeyi başarmışlar.
    İşte bu nedenledir ki, kibirli işgal güçleri onların kahramanlıklarını, direniş ve zaferlerini gizlemekteler.
    Çeçenler, Allahın izniyle, birinci çeçen savaşında kazanmış oldukları zaferi bu güne kadar süren ikinci çeçen savaşında da kazanacaklardır. Nitekim, aynı zaferi alim, mücahit Emir Muhammed ibn el-Kerim el-Hattabi – rahimahullah – komutasında Rif halkı el-Aksa el-Mağrib'te İspanyollara karşı çok meşhur Annual savaşlarda kazanmıştılar. O savaş ki, bin mücahit 25 bin İspanyol askere karşı savaşarak 16 bin kadarını mahvetmiştiler.
    Eminim ki, Araplar ve Kıptilerin çoğu Annualın ne olduğunu bilmiyorlar ve okullarında tahrif edilmiş tarih derslerinde bu konuda hiç bir şey söylenmemiştir. Nitekim, gerilla savaşının tarihçileri onu emperyalizmden kurtuluş mücadelesinin en büyük savaşçılarından saymaktadır. Şeyh Ebu Musab el-Suri – Allah onu esaretten kurtarsın – Taliban hakkında yazmış olduğu kitabında Mao Tszedunun el-Hattabi – rahimahullah – hakkında: “O benim gerilla savaşında en büyük mürşitlerimden olmuştur” dediğini yazar.
    Şöyle bir soru sorulabilir: Çeçenistanın Mısır, Tunus ve Libyadakı olaylarla ilişkisi nedir?
    Cevap olarak şunu söylemek istiyorum.
    Onların arasındakı ilişki o ki, Çeçenistan mücadele etti ve kazandı. Şimdi de mücadele ediyor ve Allah'ın izniyle kazanacaktır. Çeçenistan bir ya da iki yıl mücadele etmemiştir, bilakis, 450 yıldır mücadele veriyor.
    Soru gün gibi kesindir – Bu, İslam devleti kurmak için özgürlük mücadelesi veren müslüman ülkedir.
  • Bu kritik kavşaktaki D'yi düşününce aklıma Theodor W. Adorno geliyor: "En yüce erdemlilik, kendi evinizdeyken evinizdeymiş gibi hissetmemektir." Evet, rahatlıktan rahatsız olmak, huzurdan huzursuz olmak, ekseriyetle ve mutlulukla kanıksanan kabullenişleri sorgulamak, kendini, çoğunluğun meydan okumalardan muaf olduğunu hissettiği alana meydan okumaya zorlamak ;evet! Ahlakın neredeyse kahramanlık denebilecek bir seviyeye yükseltilmesidir bu.
  • Büyük mü olmak istiyorsunuz? Öyleyse olmakla başlayın. Geniş ve benzersiz bir kumaş mı dokumak istiyorsunuz? Önce alçakgönüllülüğün temelleri hakkında düşünün. Yapınız ne kadar büyük olacaksa, temelleri o kadar derine inmek zorundadır. -Aziz Augustinus