Samet Çalışkan

Samet Çalışkan
@sameeit
Bazen, sadece su içmek istersin. Çünkü dudağın kurumuştur..
Edirne
2 Haziran
73 okur puanı
Nisan 2018 tarihinde katıldı
"Ne kadar yoksuluz!" "Bu para değil akıl yoksulluğu. Ciddi bir devlet binde bir olasılığı bile hesap eder, ihtiyaçları sıralar, ona göre önlem alır. Biz felaket kapıya dayanmadan harekete geçmiyoruz." Queen Elizabeth yalnızca bir yanındaki toplarla bir seferde 7,5 ton mermi atabiliyordu. Buna karşılık en güçlü tabya olan Anadolu Hamidiyesi'ndeki bütün topların aynı süre içinde atabileceği mermilerin toplam ağırlığı ancak 800 kilo kadardı. Durum buydu.
Sayfa 112 - Bilgi
Sokrates'e gelince yatağı üzerine oturdu, kıvırmış olduğu bacağını oğuşturarak bize: "Dostlarım" dedi. "İnsanların haz adını verdikleri şey görünüşte ne gariptir; onunla karşıtı sayılan acı arasında ne tuhaf bağlantılar var; onlar insanda aynı zamanda yan yana bulunmak istemezler. Ama birini kovalayıp yakaladınız mı, çifte varlıkları sanki tek bir başa bağlanmış gibi, öbürünü hemen her zaman yakalamak zorunda kalırsınız. Bana öyle geliyor ki Aisopos bunun farkına varmış olsaydı, bir masal uydurur ve: "Tanrı bu iki düşmanı birbiriyle barıştırmak istemiş ama becerememiş, bunun üzerine başlarını bir yere bağlamış; işte biri görününce ötekinin hemen ardından gitmesinin nedeni budur." derdi.
Sayfa 49
Neden böyle geri kalmış, yoksul olmuşlardı? Nedeni ne dindi, ne de dindarlıktı. İlk aydınlanma müslümanlığın ürünüydü. Başlıca neden dinin, dolayısıyla toplumun ve devletin, gitgide ham sofuluğun, bağnazlığın ve medrese tutuculuğunun etkisine girmiş olmasıydı. Allah'ın koyduğu kurallar ile yetinmeyip onlara yeni kurallar, yasaklar, sıkılıklar ekleyen bu anlayış öyle yaygın ve güçlüydü ki kimse karşı gelemiyordu. Bunu söyleyebilecek, dini de, toplumu ve devleti de kurtaracak kahraman henüz yoktu. ...
Sayfa 64 - Bilgi
POLONIUS
Kanı kaynadığı yaşta insanın, Yürek ne yeminler ettirir dile, bilirim. Bu alevler, kızım, çok parlar az ısıtır; Daha tutuşurken sönüverir: Ne parıltıları kalır ne sıcaklıkları. Ateş sanma sen bunları! Ve bundan böyle Daha cimrilikle sakla körpe yüzünü Kolay olmamalı seninle görüşmek;
Sayfa 40
-Tut kendini yüreğim, tut kendini! Ve siz, ey sinirlerim, gevşemeyin birden. Gerilin, destek olun bana! Beni unutma mı dedin? Hayır, zavallı ruh! Şu çılgın kafa durdukça, çıkmayacaksın içinden. Seni unutmak ha! Aklımın kara tahtasından silerim de bütün boş anıları; bütün kitaplarda yazılan, çizilenleri; gençliğimden, öğrenciliğimden kalanları yalnız senin buyruğun kalır. Beynimin defterinde, yapraklarında; ıvır zıvır bildiklerimin üstünde. Evet, yemin Allah'ıma, o kalır yalnız. (Shakespeare,1974: 49)