Samet SARI

Samet SARI
@sametts1
DİB
ÇOMÜ - İlahiyat
Balıkesir
25 Şubat
49 okur puanı
Nisan 2021 tarihinde katıldı
Nimetlerin Sahibini Unutmamak Gerek
Yardım edeceğini vadeden Allah'ın sözünü ne kadar gerçek görebildiğimizi iyi düşünmeliyiz. Elimizdeki sebeplere itimadımız arttıkça Allah'ın vaadine itimadımız azalmaktadır. Elimizdeki nimetler bizi, nimetlerin sahibi olan Allah'a yaklaştırması gerekirken aksi oluşmakta ve nimetler yüzünden nimetlerin sahibini unutmaktayız. Şehvetlere meylimiz, bizi kuşatan şeytan donanımına karşı zafiyetimiz, kaybetme nedenlerimizden olmaktadır.
Reklam
Cihat Sadece Savaşmak Mıdır ?
Cihat savaştan ibaret değildir. Savaş, cihadın en küçük bölümünü temsil eder. Nefisle cihat edip haramlara kaymamak ve mübahlara batmamak cihattır. Şeytanla cihat edip onun hükümranlığını tanımamak cihattır. Malla cihat edip Allah için infak etmek, talebe okutmak, müesseseler oluşturmak en güzel cihat çeşitleridir. Kadınların, tesettürlerine sahip çıkmaları mübarek bir cihattır; tesettürü berbat etme hamlelerine karşı kendilerini ikinci defa savunmaları yine bir cihattır; çocuk yetiştirmeleri cihattır; eşleri için harama karşı siper olmalanı cihattır. Bedir ve Uhud ile sınırlı değiliz. Günümüz Uhud günü, meydanımız Bedir meydanıdır.
Sayfa 64·Kitabı okudu
Alışveriş mi? Muhabbet mi ?
İhtiyaçlarımızdan birini karşılamak için bir seçim yapar, bizi sevmesi için birini sever veya ihtiyaçlarımızdan birini giderir ya da onun sevgisi bize bazı imkânlar sağlar diye birine sevgi beslersek, yaptığımız şey, gerçekte olsa olsa bir alışveriştir. Aşk ise her şeyi bir amaç uğruna elden çıkarmak ve karşılığında hiçbir şey, hiçbir ödül istememektir.
İnsanın Dört İllet Zindanı
Bilgili olmak, bilinçli olmak, özgür olmak, yaratıcı olmak. Bu olmak tarih boyunca daima beşerin misyonudur. Şu noktaya varıyoruz: İnsan beşerden başka bir şeydir ve insan için, özgür seçici irade olmadıkça özgürlük, bilgi, bilinç, yapıcılık, yaratıcılık, bilgi imkânı ve yaşama imkânı yoktur. Şu halde insan özgürlük demektir. Ulaşmak istediğim tez buradan başlıyor, o da şudur: "Dört belirleyicinin esiri olan seçici özgür irade." Dört zindanın tutsağı. Bundan dolayı insan olmak ve tabiatta seçebilen tanrı benzeri özgür iradeye erişmek; bu dört zindan ve belirleyiciden kurtulabildiği vakit mümkün olabilir. Din ve felsefelerde kurtuluş adına peşine düşülen şey, budur. Bu dört zindan hangisidir? Ne mutlu ki burada izaha gerek yoktur. Aslen belirleyicilik/zorlayclık ne demektir? "Ben değil" demektir; bende var olan, ama benim tarafımdan seçilmiş olmayan her durum, her irade, her istek ve her eğilim, bir belirleyiciliğin/cebrin ürünüdür. Şu halde takdir, belirleyicilik o tanrısal iradenin antitezidir. Belirlenmişlikle yapılan özgürlük savaşı, insanın tabiatta kendisi olmak için, maddi bir olgudan Tanrıya doğru gitmek için verdiği savaştır. Benim seçici özgür irademi kendi içinde baskı altında tutan, sınırlayan ve kayıt altına alan ve benim yerime seçim yapan bu dört illet zindan, şunlardan oluşmaktadır: 1. Tabiatın belirleyiciliği, 2. Tarihin belirleyiciliği, 3. Toplumun belirleyiciliği, 4. Kendi belirleyiciliği.
Sayfa 73·Kitabı okudu
Ahmaklaştıran Teknoloji
Modern teknoloji böylece esaret zincirini her gün daha sıkı bir şekilde boynumuza doluyor. Yaşadığımızı sanıyoruz ama acaba yaşıyor muyuz? Şöyle: Dijital âletlerden binlerce çiçek adı, görüntüsü edinip ezberliyoruz. Ama kırlara çıkıp bir çiçek koklamadan geçiyor ömrümüz
Sayfa 51·Kitabı okudu
Reklam