• Çeçen Cihadının Efsanevi komutanlarından Şamil Basayev, 14 Ocak 1965'de Çeçenistan'ın Vedeno Bölgesi'nin, Vedeno köyünde doğdu. 1987 yılında, Moskova'da mühendislik eğitimine başladı. Öğrencilik hayatını Rusya"da tamamladı. Daha sonra ticaret hayatına atılan Basayev, bir süre Rusya'da ticaretle uğraştı. Sovyetler Birliğinin dağılma sürecinde başlayan bağımsızlık hareketlerine destek verdi ve Abhazya'da, Ruslara karşı özgürlük mücadelesine girişen kardeşlerinin yanında mücadeleye katıldı. Buradan Karabağ'a geçen Şamil Basayev burada da bir süre Azeriler ile birlikte Ermeni Zulmüne karşı savaştı.

    Dünya, O'nun Adını ilk defa Çeçenistan'da yaşananları dünyaya duyurmak için bir Rus yolcu uçağını kaçırarak, Ankara'ya indirdiğinde duydu. Kaçırıp Ankara Esenboğa havaalanına indirdiği uçağı ve yolcularını, Çeçenistan'a dönmesine izin verilmesi karşılığında serbest bıraktı. Şamil Basayev'in gerçekleştirdiği bu eylemle, dünya Çeçenya'da yaşanan olaylara odaklanıyor ve Şamil Basayev'de, Çeçen Halkının önderi konumundaki Cahar Dudayev ile birlikte yaşanan olayların merkezinde yer alıyordu.

    1992 yılında Cahar Dudayev'in emri ile Abhazya'ya gönderilen Çeçen birliklerin komutanı iken, Abhazya'nın Gürcü işgalinden kurtulmasında birinci dereceden etkili olan Kafkas Halkları Konfederasyonu (KHK) birliklerinin komutanlığına getirildi. Abhazya'nın ardından Çeçenistan'a dönerek burada Afganistan cihadına katılarak, o dönemde eğitilmiş gençlerden müteşekkil bir silahlı güç kurdu. Cahar Dudayev'in Çeçenistan'ın bağımsızlığını ilan etmesinin ardından, muhalefete geçen Rus yanlısı silahlı birliklerin dağıtılmasında etkili oldu. 1994 yılı aralık ayında Ruslar'ın Çeçenistan'ı işgal etmesiyle Çeçen komutanların en önemlilerinden biri haline geldi. Savaş alanındaki üstün zekası ve izzetli duruşu ile ruslara korku saldı. Düzenlediği bir çok operasyonla Rus devletini boyun eğmeye zorlayan Şamil Basayev, aynı dönemlerde Rus İstihbaratı tarafından arananlar listesinin en başına kondu.1995 yılı başında, Rus savaş uçakları Şamil'in Vedeno'daki evini bombalayarak ailesinden 11 kişiyi şehid ettiler.

    Rus güçlerinin sivillere karşı giriştikleri katliamların en üst seviyelere ulaştığı Haziran 1995'te, yaşananları dünya kamuoyuna duyurabilmek için 150 savaşçının Budennovsk kentinde düzenlediği rehin alma eylemini yönetti. Burada yüzlerce kişiyi rehin alan Basayev ve yanındaki mücahidler tek bir rehineye dahi zarar vermediler. Rehinelerin serbest bırakılmasını karşılığında, Rus ordusunun Çeçenistan'dan çekilmesini talep eden ve isteğini telefon Rus İçişleri Bakanına da ileten Şamil Basayev'in öne sürdüğü şartlar, İşgalci Ruslar tarafından reddedildi. Sonrasında bölgeyi kuşatan Rus Ordusuna bağlı Alfa ve Omon birliklerine karşı hastaneyi savunarak, düşmana ağır kayıplar verdirdi. Şamil Basayev ve beraberindeki mücahidlerin mukavemetini kıramayacağını anlayan Rus Yetkililer, Basayev'in şartlarını kabul ettiklerini ilan ettiler. Rusların, rehinelerin hayatını hiçe sayarak hastaneye saldırmaları ve kimyasal silah kullanmak dahil pek çok insanlık dışı yöntemi kullanmaları Uluslararası Kamuoyunda tepkiyle karşılandı. Rusların bu hareketine karşılık, rehinelere zarar verilmemesini emreden Basayev, rehineleri güvenli bir bölüme alarak, Rus kuvvetlerinin saldırılarından da zarar görmelerini önledi. Peş peşe gelişen olaylar sonucunda, Müslümanların merhametinden etkilenen pek çok Rus, İslam'ı seçti. Rusların Çeçen topraklarından çekilmeyi kabul etmesi üzerine, hastaneye şehidlerin naaşlarını taşımak için soğuk hava tertibatlı bir kamyon ve birkaç otobüs isteyen Basayev, rehineleri Çeçenistan sınırını geçer geçmez ilk yerleşim biriminde serbest bırakacağını açıkladı. Budennovsk kentinden rehineler, mücahidler ve anlaşma gereği kafileye dahil edilen Rus Parlementerleri ile birlikte Çeçenistan'a döndü. Çeçenistan'da coşkulu bir kalabalık tarafından karşılanan Basayev, sınırı geçer geçmez Mücahidlerin kontrolünde, rehineleri serbest bıraktı. Müslüman olan pek çok Rus ise, Rusya'ya dönmeyi reddederek, Çeçenistan'da kalmayı tercih etti. Öyle ki, Çeçenya'da kalan Rusların içinden, İşgalci Rus Ordusuna karşı yürütülen cihada iştirak ederek şehadetle şereflenenler dahi oldu. Bu olay, Ruslara, savaş hukuku anlamında büyük bir ders verirken, diğer yandan dünyaya terörist olarak tanıtılmaya çalışılanların aslında düşmanlarının dahi haklarını gözeten asil birer savaşçı olduklarını belgeleyen bir vesika olarak tarihe geçti. Bu durumun ve Rusların caniliğinin rehinelerce dile getirilmesi ise, Rus Kamuoyunda büyük bir depreme sebep oldu.

    Komutan Basayev, 1996 yılı Nisan ayında Çeçen Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri Komutanlığı'na getirildi. Ve Rus güçlerini Çeçenistan'dan çekilmeye mecbur eden Cahar-Kale(Grozni) operasyonunu komuta etti. 1998'de Cahar-Kale'de yapılan, Çeçen-Dağıstan Halkları Kongresi'nde başkan seçildi. Kongrenin ikinci toplantısında alınan kararla, 1 Ağustos 1999'da kurulan İslam Şûrâsı'nın başkanlığına getirildi. 31 Ağustos 1999 Günü Grozni'de ki basın toplantısında "Bu savaş, Volga'dan Don'a kadar tüm Müslümanlar kurtarılıncaya kadar sürecek. Bütün dünyayı alevler kaplasa da, bu cihada devam edeceğiz. Dünyadaki tüm Müslümanlar uyanıyor. Savaş 20-25 yıl sürebilir. Tüm Rusya savaş alanı olacak. Nihai hedef ise Kudüs'ün Siyonist işgalden kurtarılması." diyen Basayev, bütün dünyanın dikkatinin bir anda kendisine ve Çeçenistan"a çevrilmesine neden oldu.

    Aynı süreçte, Rusların Dağıstan köylerini bombalaması karşısında sessiz kalamayan Şamil Basayev ve Hattab, Ağustos ayı içerisinde, İslam Şurası kararı ile Dağıstan'da bulunan Rus karargahına 2 bin mücahidle baskın düzenlediler. Bu baskında yüzlerce rus askeri öldürülürken onlarca helikopter ve zırhlı araç da imha edildi.

    Bu operasyonu bahane eden Rusya, Çeçenistan'ı tekrar işgal etti. 1999'da Rusya'nın Çeçenistan'ı yeniden işgali üzerine Çeçenistan'a dönerek, doğu cephesi komutanlığı görevini sürdürmeye başladı. Burada destansı Grozni savunmasını yönetti. Grozni savunmasında 11 bin mücahidin komutanlığını yapan Basayev, 100 binden daha fazla rus askerine uzun süre kan kusturdular. 100 bin askerlik 3 kademeli kuşatmayı mücahidlerin yaramayacağını düşünen rus generalleri Şamil Basayev ve emrindeki askerlerin kahramanlıkları karşısında adeta şok oldular. Bu kuşatmayı yarmayı başaran Şamil ve askerleri Rus askerlerine ağır kayıplar verdirerek dağlık bölgelere çekildiler.

    O günü yaşayan bir kardeşimiz şunları anlattı;

    — Biz Emir Şamil ve Hattab ile birlikte kuşatmayı nasıl yaracağımızı istişare ettikten sonra, dağlara doğru çatışarak çekilme kararı aldık. Bunun bize büyük kayıplara mal olacağını biliyorduk. Fakat Şamil Basayev ve Hattab' ın üstün zeka ve kabiliyetlerine güveniyorduk. Gruplara ayrılıp dağlara doğru çatışarak çekilmeye başladık. Komutanlarımız Şamil Basayev ve Hattab en öndelerdi. Bu çatışma sırasında bir çok kardeşimiz şehid düştü. Ancak Ruslar bizden kat kat daha fazla kayıp veriyordu. Çekilme esnasında, bir dağın yamacında boğazlanarak üst üste dizilmiş rus cesetlerini görünce Allahın yardımının bizimle olduğunu anladık. Bu çekilme sırasında Emirimiz Şamil Basayev bir mayın tarlasına en önde girerek kendisini mücahidlere siper etti ve mayına basması sonucu sağ bacağını kaybetti.

    Şamil Basayev'in bu tutumu, Çeçen mücahidlerin davalarındaki samimiyet ve kararlılıklarının bir göstergesi idi. Bu çekilme esnasında sağ bacağını cennete gönderen Basayev, uzun süren bir tedavi sonucu tekrar sağlığına kavuştu. Kopan bacağının yerine protez takılan Şamil Basayev tam 7 yıl tek bacağı ile Kafkasya dağlarında cihadını sürdürerek, bir özgürlük mücadelesinin nasıl olması gerektiğini ve bir halkın bağımsızlığı için neleri feda ebebileceğini bütün dünyaya gösterdi.

    Aslan Mashadov'un önderliğinde yürütülen İkinci Çeçen Cihadında, Genelkurmay Başkanlığına getirilen Basayev, bu dönemde de bir çok etkili operasyona imza attı.

    Genelkurmay başkanlığı esnasında Nalçik, İnguşetya, Beslan gibi şehir başkınlarını ve Rus Kuklası Çeçenistan Devlet Başkanı, Ahmet kadirov'a düzenlenen süikast başta olmak üzere bir çok özel operasyonu yönetti veya emirini verdi.

    Ayrıca Ahmet Kadirov'un oğlu Ramazan Kadirov'un kellesine 25 bin dolar ödül vaad eden Basayev, oğul Kadirov'un kellesinin daha fazla etmeyeceğini açıklayarak, aynı dönemde kendisi ile ilgili çıkartılan pek çok söylentiye söz konusu video kaydıyla açıklık getirdi.

    Aslan Mashadov'un şehadetinin ardından, Devlet Başkanlığı görevine gelen Abdulhalim Sadullayev döneminde de aynı göreve devam eden Basayev, Sadullayev'in emrinde yürüttüğü faaliyetlerle Çeçen cihadının lokomotifi oldu.
    Çeçenistan Cumhurbaşkanı Sadullayev'in 2006 Haziran'ında şehid olmasından sonra, Çeçenistan İçkerya Cumhuriyeti Şura Meclisi kararı ve Sadullayev'in vasiyeti ile Cumhurbaşkanlığı görevini üstlenen Dokko Umarov, yayınladığı bir kararname ile Şamil Basayev'i devlet başkan yardımcılığı görevine getirmiş ve kendisinden sonra devlet başkanlığı görevinin Basayev'in sürdüreceğini ilan etmişti.

    Şamil Basayev üstün zekası, tavizsiz tutumu ve güzel ahlakı ile bilinen bir şahsiyetti. Onu tanıyanların bildirdiği üzere, kendisi makam ve şöhrette gözü olmayan ve sadece Allah'ın rızasını arayan örnek bir müslümandı. Dünya müslümanlarının ve Çeçen halkının ona olan eşsiz sevgisi de kendisinin güzel hasletlerinin doğal yansımasıydı.

    Çeçen Cihadının başladığı yıllardan beri hayatını İslam davasına adayan Basayev, kendisini geliştirmiş bir şahsiyetti. Sürekli zikir ile meşgul olmasının yanı sıra, Allah'a olan tevekkülü ile de bütün mücahidlere örnek oldu.

    İlmi çalışmalara önem verdi. Halkın ekonomik bunalımları başta olmak üzere bütün sıkıntıları ile ilgilenmeye çalıştı. Sık sık dünya müslümanlarına çağrıda bulunarak onlardan destek istedi. bir açıklamasında şöyle demişti Şamil Basayev:
    ''Müslümanlar hangi ölçüyü benimseyerek ümmetin amaçlarını gözetiyorlar? Nerede Allah en büyüktür diyen insanlar? Bütün mücahidler savaş meydanında eşittirler. Komutanın da bir canı var verilecek, askerin de. Eğer bir komutanın şehadeti bu cihadın devam etmesine engel teşkil edeceğini düşüncemiz olursa, o kişiyi savaşmaya göndermeyebiliriz. Fakat şu bir gerçek ki savaş meydanındaki bütün kardeşlerim birer komutandır. Her biri birbirini sürükleyecek kadar yeteneklidir. Eğer Allah'ın çağrısı ve tehdidi bu insanların kalplerini titretmediyse benim, yani Rabbine karşı son derece zayıf ve aciz olan Şamil'in onlardan bir cevap beklemesi yanlış olur.'' Hafifiyle ağırıyla hepiniz yola koyulun ve Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla cihad edin. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.'' Ama sonunda görüyoruz ki Allah'ın merhamet ettikleri dışında kimse yerinden kıpırdamadı. Ama eğer Amerika onları tehdit etmiş olsaydı kalpleri korku ile çarpar ve emirleri harfi harfine yerine geitirirlerdi. Şunu açıkça ifade edeyim ki İslam toprağını müdafaa etmek bir zorunluluktur, bir ödevdir.''

    Gerek hayatı, gerek mücadelesi ve gerekse de şehadeti ile İslam Ümmetine örneklik teşkil eden yiğit Komutan Şamil Basayev, 10 Temmuz 2006 Pazar günü, İnguşetya"da bir köy yakınlarında bindiği aracın infilak etmesi sonucu, Rabbine kavuştu. Rus İşgalcileri ve Onların yerli işbirlikçileri bu olay üzerine,basın mensuplarının önüne geçerek sevinç sözcüklerini sıraladılar. Şehid olan bütün kahramanlarımızın ardından, İslami Direniş hareketinin son bulacağını zanneden işgalciler, Şamil Basayev'in şehadeti ile de Çeçenya'daki İslami Direnişin biteceğini ön görerek bu minvalde bir çok söz söylediler. Oysa biz biliyoruz ki, Küresel Zulüm ve İstikbar çetesi var oldukça, direnen ve İslam'ın sancağını yüceltecek nice Şamiller var olacaktır. Şamil Basayev de kendisinden sonra, bayrağını taşıyacak nesillerin gözünde bir kahraman olarak anımsanacak ve İmam Şamil gibi, Cahar Dudayev gibi özgürlüğe giden yolumuzu aydınlatan birer meşale olacaktır.
  • 112 syf.
    ·Puan vermedi
    " Şamil Basayev... Tarihte, hakikaten misyon alınacak ve vizyon gösterilecek ender şahsiyetlerden biriydi diyebilirim. Dedesi Şeyh Şamil'in deyimi ile:" Ayıdan post Rus'tan dost olmaz" şiarı ile yaşadığı bölgedeki hakikat mücadelesinde iyi bir insan çözümleyici idi. Mücadelesini Allah rızası için düşmanlarına karşı mavzer, filinta, martin gibi kullandı. Her ne kadar dünya gözünde ve literatüründe terörist olarak ilan edilmiş olsada. Ayakta duruşumun sebebi ve hayatı anlayabimemin manasını anlamlandıran, men are'f(kendini bilen Rabbini bilir) sırrına erebilen insan. İyiki varsın... "
  • 112 syf.
    Şamil Basayev, 14 Ocak 1965 yılında dünyaya gelmiş, 1987 yılında mühendislik eğitimini almaya başlamış ve daha sonra ticaret hayatına atılmıştır. Ardından bir süre siyasetle ilgilenmiş ve bakanlıkta 1 senelik tecrübesi olmuş ve bundan istifa etmiştir. Bunun yanında devlet başkanlığı tecrübesi de edinmiş bundan da istifa etmiştir. 9 Temmuz 2006 yılında İnguşetya’da bindiği aracın infilakı neticesinde Rabb'ine kavuşmuştur.
    Basayev, kod adı Emir Abdullah Şamil; Allah’ın kulu ve askeri Şamil. Şu alınan isim bile davasının özeti…

    Çeçenistan’ın baskenti Grozni.-Şu an böyle olduğu için bunu böyle ifade ediyorum. Oysa savaştan evvel Rusların cirit attığı bir yerdi.- 6 Mart sabahı oldu; Çeçenler daha önce de gelmişlerdi. Ancak 1994 yılı, 6 mart sabahı gerçekleşti Grozni Baskını. Pavel Graçov bunun üzerine küçük düştü zira saldırıdan 1 gün önce yani 5 Mart 1994’te “Çeçenlerin sindirildiği” bilgisini vermişti ve “dağlık arazide ele geçirildiğini”.
    7 Mart’ta Grozni’nin 3/2si ele geçirildi. -1 günde Grozni ele geçirilmiş oldu.-
    Çeçenler rehineleri 3 gün tutuyor ve rehinlelerle şehri terk ediyorlar. Bu 3 günün sebebi ise sözünden dönüp duran Rus hükümeti, sözler verirken bir yandan da Çeçenistan’a işgalini sürdürüyor. Cahar Dudayev, Rus kanalını ele geçiriyor “Çeçenistan’dan çıkmazsa sıra Moskovaya gelecek” diyor, Boris Yeltsin’e. O sıra devlet başkanı olan Yeltsin, başarısızlıkla suçlandı. ABD başkanı Clinton olanları dinledi ve hayretlere düştü. Rusya’nın neden başarısız olduğunu öğrenmek için 1991’e gidelim;
    Sovyetlerin bitişi: Çeçen lideri 1991’de Dudayev seçildi. Çeçenler bağımsızlığını ilan etti. 2 yıl sonra Rusya’da muhalif gruplar oluştu. Kafkas eteklerinde mısır ambarı petrol ve doğalgaz, Azeri petrolleri Rusya’nın en büyük petrol rafineri Grozni’de. Ruslarda ayrıca "içerideki azınlıklar da bağımsızlık isteyebilir" düşüncesi vardı ve Rusya bir Sovyet gibi dağılmak istemedi. Dudayev’e düzenlenen suikastlar devam ederken Boris Yeltsin, 11 Aralık 1994’te ordu gönderdi. Ruslar tarafından 2 saatte alınması planan Grozni iki sene alınamadı. – Buraya kocaman bir gülücük.- Çeçenler, Kafkaslarda Rusya’ya başkaldıran ilk topluluk. Nefretin kökü 1783 Moskova’daki Çar’a başkaldıran Şeyh Mansur ve Şeyh Şamil.
    -Şeyh Şamil, aynı zamanda Şamil Basayev’in de isim babasıdır. Kaynak eser için bkz: Şeyh Şamil ve Çeçenistan-
    1944, 23 Şubat sabahı Stalin 800 bin Çeçen’i, Sibirya ve Kazakistan’a 13 sene sürgün olarak yerleştirdi. Gelenek ve dinlerini; karakterlerini bu uzun sürgünde dahi korudular. Budenovsk eylemi Haziran 14; tabutlara yerleştirilen 150 Çeçen asker ve Rusların 6 ay evde izlediği savaş. Çeçenistan’da ölen 30 bin insan. Çeçenler, 1500 rehine tutuyor.
    Rusya Başbakanı Viktorn Çernomirdin bu sırada Kanada’da G7 Zirvesinde. Rus birlikleri 2 sefer düzenledi. Rus birlikleri 11 aralık 1994 yılında gelen Çeçenistan’a terör düzenleyerek 36 saatte 5 telefon konuşması yapılıyor. Sözler yine tutulmuyor ancak bu sırada yapılacak bir şey de kalmıyor. 150 esirle dönülen otobüs yolda birkaç kere durup kalkıyor; Basayev yitik.
    Basayev, bu olaydan sonra tekrar ortaya çıkıyor ve hatta röportajlar veriyor, ki tüm bu bilgiler de Rus ve Çeçen askerlerinin görüşleri, konuşmaları üzerine derlenen bir belgesel neticesinde elbette kitabın önsözünde yer alan bilgilerle derlediğim yansız ifadelerdi.
    Şimdi gelelim 10 yıl sonrasına yani 2004 Kuzey Osetya; Baslen Baskını’na. Bu baskından evvel Grozni Baskınını anlatmış ancak detaylara girmemiştim. Grozni Baskını’na geri dönerek, bu baskını da detaylandırayım.
    Grozni Baskını, Cahar Dudayev’in komutasındaki Çeçen direnişçilerin aslında Moskova’ya girme planını içeren bir baskındı. Bu baskının nedeni de Rusların Çeçenleri yok saymasıydı. Ruslar, her gün bir oyalama taktiği ile devam ettikleri görüşmelerle Çeçenleri hiç hükmünde gördüler ve Moskova’ya gitmek üzere yola çıkan Çeçenlerin içinden bir muhbir bunu Ruslara bildirdi. Henüz Moskova’ya varamadan yakalanan Çeçenler ise mecburi olarak Grozni’de direnişlerini sürdürdü. Başından beri sesini duyurmak isteyen Çeçenler için tek çıkar yol; hastaneyi basmaktı. Bundan evvel yapılan tüm Rus baskınlarında hastaneler, okullar, evler gibi sivillerin bulunduğu yerler hedef alınıyor ve böylece Ruslar kolaylıkla seslerini duyurabiliyor taraftarlarını sayıca ve nitelik anlamında artırabiliyorlardı ancak Çeçenlerin hiç böyle bir girişimi olmamıştı. Grozni Baskını’nda hastane basan ve bunun üzerine konuşmalarda “rehinelerin can sağlığını” öne süren Basayev, Rusların hiç umrunda olmadığını görmüştü, zira kayıtlarla da sabittir ki helikopterle hastaneye bombalar atılmış; sözde rehinelerin can güvenliği sağlanmaya çalışılmıştı. (!)Onların umrunda olan insanlar değildi yalnızca hükümet itibarıydı, daha çok sömürüydü.
    Şimdi K. Osetya’ya gelelim elimize bir dürbün alıp on yıl sonraya 2004’e bakalım, Çeçen direnişçilerin yine sesini duyurmak için yapmak zorunda kaldığı bir direniştir. 1 Eylül günü okulların açılışıdır Osetya, Beslan’da. Çeçen direnişler başta rehinelerin yemek ve su gibi ihtiyaçların almasına müsaade etmediler, ardından doktor çağırdılar. Rusya’da ve tüm dünyada buna hayretle bakıldı; “Nasıl yemek ve su verilmez” diye. Bu, meseleyi anlamamış insanların bakış açısıdır. Orada oturup toplantı yapmaya, sohbet etmeye değil birincil pekiştireç yoluyla sözlerini dinletmeye gittiler. Can tehdidi altında olmayan siviller için hükümet ya da halk neden endişe etsin ve gözlerini oraya yöneltsin? Orada ölenler masum değiller miydi? Belki masumdu, belki değildi. Bu konuda kesin bir netlikte cevap veremiyorum. Tıpkı Çeçenistan’da ölen siviller için düşündüğüm gibi. Gayb bir muamma olduğu gibi belki mazi daha büyük bir muammadır. Ancak ölen masum siviller, askerlerin asıl suçlusu burada Ruslardır. Ölen Rus askerlerinin sorumlusu da Ruslardır zira buna zemin hazırlayan buna mahal veren kendileridir. Ölen masum Rus askerinin ne suçu vardı? Masum… Masumsa ne suçu olabilir ki? Elbette hiç, Beslan ve Grozni Baskını’ndan sonra birçok Rus askeri Çeçenlerin yanında yer aldı, demek burada Çeçenlerin ikna edici bir yanı vardı. Kadınları ve çocukları tuttuğu için Şamil Basayev’i suçlu tutuyorlar -asla öldürmemiştir, bununla ilgili kendi açıklamaları vardır, öldürülen çocuklar Rus askerlerinin elinde ölmüştür. Böyle bir şeyin ifadesi iftiradan başka bir şey değildir zira yansız haber yayınları da bunu ifade etmiştir.- ve hatta terörist diyorlar, buna Basayev’in kendisi cevap versin zira bence en çok onun hakkı var;
    “O gün 300 Rus askeri öldürdük. 3 helikopter düşürdüm. Onlar bize saldırdıklarında ilk olarak hastahaneleri, doğum evlerini, petrol kuyularını vuruyorlardı. Biz zorunlu olduğumuz için hastahaneye girdik. Onlar burada gelip yaşlıları çoluk çocuğu öldürürlerken dünya neredeydi? Onlara niye terörist demediler? Bugün insanların bana terörist demeleri umurumda değil. Benim ne yaptığımı Allah biliyor. Ben halkım için savaşıyorum. İnsanların ne düşündükleri umurumda değil.”
    Zorunlu dediği aslında yakalanma durumu, muhbirler ve sair musibetler gelmeseydi buna yeltenmeyeceklerdi ve sesleri sivil halkla değil daha başka yollarla duyuracaklar ve -pek sanmıyorum ama- alacaklardı.
    Ne Grozni Baskını'nın ne Beslan Baskını’nın sorumlusu Basayev ve anlayışıdır. - Türkçesi bozuklar için düz cümle: Basayev ve anlayışı bu baskının ölülerinden sorumlu değildir.- Bu yüzden suçlu bulduğum da kendileri değildir. Suçlu bulduğum zihniyet tam olarak karşısında bulunan zorbalar. Basayev, bir röportajında cihadla ilgili olarak şöyle diyor;
    “Eğer Allah’ın çağrısı ve tehdidi bu insanların kalplerini titremediyse benim, yani Rabbine karşı son derece zayıf ve aciz olan Şamil’in onlardan bir yanıt beklemesi yanlış olur.”
    Öncü birliklerle savaşa giderken mayınlı tarladan geçen ve tüm vücuda sirayet eden mayın sonucunda bir ayağını kaybetmiş ve 7 sene boyunca işte böyle savaşmıştır.
    İşte cihad için böyle canla başla mücadele etmiş şerefli mücahid Basayev’in yazmış olduğu bu kitabı okumak benim için bir şereftir. Bu kitabı okuyana dek, “Belki mücahid değil, anlayışını bilmeden söylemek çok yanlış.” diye düşünerek okudum. Sonucunda vardığım kanı ise kendisinin Allah rızası için bunu yaptığıdır. Kur’an’ı okumuş, hadisleri çalışmış, tefsirler noktasında gayet bilgili bir beyefendi çıktı karşıma. Yaptığının ne manaya geldiğini biliyor ve bir DAEŞ teröristi gibi maksadını kafa kesip Allah rızası için diyerek örtbas etmiyor. Öyle farklı bir çizgide ki okurken hayranlık duydum zira söz-öz birlikteliğini görüyorum hem röportajlar hem icraatler, hem de kitabı yoluyla. Kitapta 69 ana başlık var ve tertemiz sade bir dil kullanılmış. Grozni Baskını ve sair gibi konular işlenmiyor, içeriğinde siyasi meseleler değil daha çok hayati meseleler yer alıyor. Temizlik, cihada hazırlık, önsezi, akıl, sevgi, tecrübe, sabır gibi meseleler ayetler ve hadisler ışığında ele alınıyor. Aslında çok derin meseleleri ele almış ve çok öz kesmiş ancak ben böyle bir eserin 700 sayfa civarı olması gerektiği kanaatindeyim. Zira bahsettiği her şey hem dayanaklandırılmış hem de uygulanmış şeyler. Bu sebeple daha fazla örnek ve izah yoluyla açmasını dilerdim.
    Basayev okursak ne kazanırız?
    -Sözüm inananlara elbette-
    Sanıyorum ki bir miktar kulbeden şu et parçasında iman denen nuru parlatmaya yarıyor. Kulluk bilinci biraz daha şahlanıyor, ömrünü vermiş bir adamla karşı karşıya hissediyorum kendimi. Irklara, milletlere zerre itibar etmem. Arap, Kürt, İspanyol, Yunan zerre önemli değil. Kürt’müş… Peh, çok da önemliydi Kürtlüğü. İnsanlar zürriyet-i Âdem’dendir ve ikiye ayrılır; iyiler ve kötüler diye. Bana iyiliği anlatan bir yan buldum beyefendi duruşuyla efsanevi komutan Şamil Basayev’de. Zürriyet-i Âdem'in iyilerinden.