• Karşılıksız sevmek, sahip olunmadan sahip olmaktır bir hayale. Karşılıklı olmalıdır bu karşılıksızlık. Karşılıksız sevmek, yanında olmasına gerek duymamaktır. Yanında olmadan, yanındalığıyla senin sevgine karşılık vermesini istemeden sevmektir. Seni seviyorum cümlesine karşılık beklememektir. Bu bir soru cümlesi değildir çünkü. Karşılıksız sevmişsen, bu sorunun cevabı da seni ilgilendirmiyor demektir. O karşılık, bir kelime israfıdır o zaman. Aşk kelimeleri israf için değil, hediye etmek içindir. Ne olmak, ne de ölmektir.

     Kendini hiçe saymaktır. “Benim ol” diye başlayan cümlelerini öbek öbek yutmaktır. Karşılıksız sevmekten hasretler çıkartmaktır. Ve hasret aşkın anadilidir. Hep karşı kıyıda kalmak, yine de kadere isyan etmemektir karşılıksız sevmek. Sevdiğinin gözlerine her sabah sandalla açılmak, dümeni unutmak, kürekleri denize atmak, o gözlerin başkasına baktığını bilmek, yine de o gözler için her sabah yeniden ummana açılmaktır… Zaten zaman denen dalga, vuracaktır seni kendi kıyısızlığına.

     Beklentisizliktir karşılıksız sevmek. Yenilmektir bile bile… Ve keyfini sürmektir bu yenilginin. Hiçbir zaman karşılıksız sevdiğini söylemeyeceksin o'na… Susacaksın… Söylediğin an karşılık beklemek olur, bu bilesin… Yoksa seninle gurur duyar ama başkasını sever. Böyle bir aşkın karşılığı acı değil, hüzün olmalıdır. Çünkü acı geçer, hüzün kalır. Karşılığını kendi ruhunla ödediğin bir şarkıdır o.

     Karşılıksız sevmekten bugün ölmediysen, yarın da sevmeye devam edebilirsin. Korkma, daha sonra da ölmezsin. Yaraların yara alır yeniden. Sen sussan, saklasan yaraların konuşur. Belki yok olmazlar ama iyileşir yaralar. Öptür yaranı hayalindeki sevgiliye. “Öp ama geçmesin” de. Kimi yaralar kapanır, “izi” kalır; kimi yaralar kapanır “sızı” kalır. Yaş ilerledikçe aşkın karşısında nasıl da küçülür insan. “Keşke aynı aşkın içinde birbirleriyle hiç karşılaşmayacak olan iki yalnız olarak kalsaydık” dersin. Vazgeçmeyeceksin! Yanlış kapının anahtarı olmak üzmez de; kendi doğurduğunu öldürmek koyar adama. Evet! Kendi doğurduğunu öldürmektir vazgeçmek. Vazgeçmeyeceksin! Bu acıya ancak kendini daha çok kanatarak katlanabilirsin.

     Karşılığı alınmışsa bir aşkın, mutlaka sonu da gelir… Karşılıksız olandır sonsuz aşk. O'na şöyle yaz: “Kimse benim kadar karşılıksız sevemeyecek ve kimse benim kadar bensiz bırakamayacak seni. Ben hep aynı şarkıyı dinliyorum, belki bir gün farkına varmam diye… Farkında olmasan bile, ben böyle katlanıyorum her türlü derde. Birbirimiz için yaratıldığımızdan yalnızca benim haberim var. Bu yüzden seni kendime borç verdim… Kimse hak etmeden sevemez ve karşılıksız sevmeyen Kahraman olamaz.”

     Geride bıraktıkların her zaman bir geçmiş yaratmaz sana. Geçmişte kalmış bir sürü şey vardır ama belki geçmiş olmamıştır daha. Kıyısızlar, her karşılıksız aşkta dört taraflarına kendi elleriyle duvarlar örerler. Ve o duvarların ellerinden daha güçlü olduğunu bilirler. Kıyısızlar, kendi duvarlarının arkasında, kendilerinden bile gizlenerek ağlarlar. Gözyaşlarındaki tuzu yaralarına basarlar. O yaşlarla yazdıkları şiirleri her başka gözler eskitir, okur. Sonuçta gözyaşı da bir sudur.

     Ve bir gün kurur.
  • Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden?
    Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?
    Pervane olan kendini gizler mi hiç alevden?
    Sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu.
    Gün, senden ışık alsa da bir renge bürünse;
    Ay, secde edip çehrene, yerlerde sürünse;
    Her şey silinip kayboluyorken nazarımdan,
    Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse...
    Ey sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla,
    Ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla!
    Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince
    Çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince
    Gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım;
    Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım.
    Gözler ki birer parçasıdır sende İlahın,
    Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın,
    Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin;
    Sen öldürüyorken de vururken de güzelsin!
    Bir başka füsun fışkırıyor sanki yüzünden,
    Bir yüz ki yapılmış dişi kaplanla hüzünden...
    Hasret sana ey yirmi yılın taze baharı,
    Vaslınla da dinmez yine bağrımdaki ağrı.
    Dinmez! Gönülün, tapmanın, aşkın sesidir bu!
    Dinmez! Ebedi özleyişin bestesidir bu!
    Hasret çekerek uğruna ölmek de kolaydı,
    Görmek seni ukbadan eğer mümkün olaydı.
    Dünyayı boğup mahşere döndürse denizler,
    Tek bendeki volkanları söndürse denizler!
    Hala yaşıyor gizlenerek ruhuma 'Kaabil'
    İmkanı bulunsaydı bütün ömre mukabil
    Sırretmeye elden seni bir perde olurdum.
    Toprak gibi her çiğnediğin yerde olurdum.
    Mehtaplı yüzün Tanrı'yı kıskandırıyordur.
    En hisli şiirden de örülmez bu güzellik.
    Yaklaşması güç, senden uzaklaşması zordur;
    Kalbin işidir, gözle görülmez bu güzellik...
  • Unutulmuyorsun unutulmuyorsun birkamiyorum unutmiyorum ruylarimdasin uykuda aglayani sen hic gordunmu tek 1 saniye aklimdan cikmadin kimi baksam seni gordum yolda geceni cevirir oldum sen diye
    Seni seviyorum ozluyorum sesine hasret kaldim
    Biliyorum butun sorun benim ama senden ozur diliyorum butun bunlari sana yasattigim icin
    Kubra ben seni seviyorum bir tek seni ozluyorum
  • Güzel Gözlüm Benim Dönsün Artık Bana
    Koklarım Son Defa , Çık Gel Canımın İçi
    Bir Gün Gelip Sorsan Ki Bana , Sigaran Mı Ben Mi ?
    Diye Sigara Derim Sonra Alınır Gidersin.
    Ama Sen Bilmezsin Ki O Sigarada Sen Varsın
    Tütünün Yanına Biraz Da Sen Karışmışsın,
    Her Gece Biraz Daha Başımı Döndürüyor,
    Ve Biraz Daha Beni Kendine Bağlıyorsun
    Paketin Üzerinde Öldürücü Yazıyor,
    Diyorum Ya Bende İşte , Tıpkı Bir Sigara Gibisin.
    Seni Her Çekişim De Biraz Daha Yaklaşıyorum Ölüme ,
    Biraz Daha Bağlanıyor , Ve Biraz Daha Çekiyorum Seni İçime
    Kokun Onu Andırıyor Biraz Tütün , Biraz Sen.
    Dumanını Üflemek İstemiyorum Çünkü ,
    Sende Karışıyorsun Ardından Bütün Dumanların İçine
    Dumanımı Verin Bana Kavuşamadım Ona , Buluşamadım Yarime.
    Döneyim O Yarime , Gözlerim Seni Arar Beklerim O Yola
    Özledim Her Şeyim Ölürüm De Yorulmam O Güzel Gözlerin
    O Tatlı Bakışın İçime İşledi Çok Sevdim Seni Ben

    Şiir

    Sigaram Benim İçin Yanarken , Sen Beni Sigaran Gibi Yakıyordun
    Tadını Alamayınca , Bir Kez Daha , Sonra Bir Daha Ve Tekrar
    Her Gün Defalarca , Yeniden Hesap Sormadan Pes Etmeden Yanıyordum Sana
    Benim İçin Yanan Sigaran Gibi Adeta
    Arada Çekmediğim Zamanlarım Oluyordu Sigaramı, Hani Sen Diyordun Ya.
    Sigaram’Dın Ya İçime Çekmeden Bırakınca,
    Doyamıyordum Sana, Sarki-sozleri.net Vazgeçemiyordum
    Görüyor Musun ? Seni Düşünürken Dalı Çekemedim Bak Yine
    Ama Bitiyor , Sönüyorsun Son Kez İçime Çekmeden Gidiyorsun
    Bekle Biraz Be Sevdiğim Acelen Ne ?
    Yoksa Yine Mi ? Değeceksin Başkalarının Dudaklarına .
    Sen Kayıp Gitme Ellerimden Diye , Sigaramı Peş Peşe Yakıyorum Anla !
    Gecelerce Bekledim Hasret Kaldı Yüreğim Kokuna Be Meleğim .
    Değiştim Sevgilim Gittiğinden Beri , Koyamadım Yerine Sevemedim Kimseyi
    Ama Elinde Sonunda Bitiyorsun Sende , Biraz Daha Kal Be Canımın İçi .
    Bırakıp Gitmenin Sebebi Ne ? Az Daha Dur Son Kez.
    Son Kez Çekeyim Seni İçime
  • NÂZIM HİKMET

    Resimlerdeki kuşlar gibi el sallamıyor sana dostlar

    Hâlâ tepeden tırnağa kavga, hasret ve ümitten ibaret

    Ve hâlâ başı bulutlarda bir çınar gibi esenliyorlar

    Yanımızda değil, yanan kanımızdasın ey nâzım hikmet
  • "Herkese selam, sana hasret..."

    Nazım Hikmet🌿