Yeterince çocuk vardı dünyada. Kadınlar, çocuk değil, umut doğurmalıydı. Ancak umut doğurabilirse, gerçek birer ana sayabilirdik onları. Yaşama sevincinden, umuttan yoksun bir çocuk dünyaya getirmek, bağışlanmaz bir bencillikti.
Bugünkü Türkiye'nin hâlini de öğretmenlerinden anlarsın. O iyi değilse, memleketin hâli de iyi değildir. Ôgretmeninin içinde "ışık" ve denge duygusu varsa, o ülkede de belirgin nitelik vardır.