Prensip olarak, abartılmış ve popülerleşmiş kitapları okumam. Ama Zülfü Livaneli dendiğinde,bir-iki çift laf etmek için okumak gerektiğini düşündüm. Her romanı için aşağı yukarı aynı şeyleri söyler ve geri çekilirim. Ne yapayım, tarz meselesi.
Hiç okumamaktansa, o dönemi azıcık öğrenmek adına okuyun derim. Kapak tasarımı güzel olmuş bu arada. Sarı renk okuru çekermiş.
Eh Selim, sen söyle; memleket bu haldeyken insanın gözü aşktan kör olur mu?
Ya da "senin" arkadaşların zamanında aşkı, aileyi düşünüp korktu mu?
Benim bildiğim, ne geri adım atan oldu, ne de korkup ilaçla işkenceden kaçan.