Hasan HAKAN, bir alıntı ekledi.
22 Nis 15:37 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Arkasında olmasaydı şanlı bir mazi
Bu milletten çıkar mıydı bir büyük “GAZİ”? 

Yolların Sonu, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 25 - Toprak~Mazi)Yolların Sonu, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 25 - Toprak~Mazi)
Meili Meylis, bir alıntı ekledi.
19 Nis 22:27 · Kitabı okudu

...
Arkasında olmasaydı şanlı bir mazi
Bu milletten çıkar mıydı bir büyük Gazi?
...

Yolların Sonu, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 22 - Ötüken)Yolların Sonu, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 22 - Ötüken)

Hüseyin Nihal Atsız
İleriye bakamazsın, gözün kamaşır.
İstikbali kucağında bu mazi taşır...
Arkasında olmasaydı şanlı bir mazi
Bu milletten çıkar mıydı bir büyük 'gazi'?
Kara toprak yine bizden gıda almasa
Kalır mıydı aramızda türe yasa?
Mazi bizim atamızdır, toprak anamız,
Biri bizi yetiştirir, biri verir hız.
Bu toprağa nasıl dersin kara bir ölü
Ki bağrında bütün şanlı ecdat gömülü...

Doğanay, bir alıntı ekledi.
22 Mar 01:50 · İnceledi · Beğendi

TOPRAK - MAZİ
Gel arkadaş, gel seninle az dertleşelim:
Okuyarak hayat denen koca kitabı
Gönüldeki yaraları biraz deşelim.
Gömdüm kara topraklara melekten iyi,
Perilerden nazlı, güzel bir sevgiliyi.
Derin derin sızıldıyor gönlümde yaram,
Bana artık her saadet olmuştur haram.
Beni sardı kefen gibi mazinin tülü,
Yere batsın bu toprakla bu korkunç mazi!
Orda çünkü sevgilimle sevgim gömülü...
‐ Hey arkadaş sözünü bil, hem kendine gel,
Bahtiyarlıklara olmaz ölümler engel.
Bir sevgili kızı senden aldıysa toprak
Buna katlan, toprak için çünkü bu bir hak!
Hem yaratan, hem büyüten topraktır bizi,
Üzerinde işitiriz ilk ninnimizi;
Fışkırttığı serin sular bize can verir;
Ormanları gönlümüze heyecan verir.
Hey arkadaş sende insaf duygusu yok mu?
Sana her şey veren, seni büyüten toprak
Senden bir tek kız aldıysa acaba çok mu?
Doğup ölmek... Millet için bunlar bir hızdır
Toprak bizim beşiğimiz, mezarımızdır.
Toprak bizim anamızdır... însan yasma
Kapılarak nasıl söver öz anasına?
Hakikat ne şu göklerin derinliğinde,
Ne suların şairane serinliğinde...
Aristo’nun mantığında zerresi yoktur,
Pisagor’da, Eflâtunda nebzesi yoktur.
Mefkureler âleminde olunca kıtlık
Kafaların içersinde başlar çıfıtlık:
Bir budala "zulüm yeter!"diye haykırır,
Bir it çıkar "proleter!" diye haykırır!
Bir hayvanda hâkim olur cinsî heyecan,
Froyt denen yahudiye gider verir can...
Kimikördür... Kendisine büyük gelir pek
Lenin denen o maskara vatansız köpek...
***
O ne felsefede ne de "din" in "hiç"inde,
O, toprağın asırlardan beri içinde...
Hakikati bulmak için onu esmeli,
Yükselmekten bir şey çıkmaz, derinleşmeli...
Göğe doğru yükselenler bir gün yorulur,
Derinleşen hakikati toprakta bulur.
Şu ne başı, ne de sonu olmayan toprak
Gömdüğümüz vücutlardan gıda alarak
Bize hayat, bize tarih, mazi yaratır.
Mazi köhne kitap değil, şanlı bir satır...
Mazi ırkın yarattığı coşkun bir seldir,
Mazi bizim alnımızı göğe yükseltir,
Geçmişlerin gecesinden ışık alırız...
Bir düşünsen mazideki olan işleri
Hâdisatın büyüklüğü seni şaşırtır.
İstersen gel yad edelim o geçmişleri...
Kaynar elbet damarında halis Türk kanın,
Damarında çünkü kanı var "Atilla»nın,
Avrupa’nın her ırkından toplanan ordu
Onu Galya ovasında zorla durdurdu.
İradesi yenilmeden sinirle ete
Vatan için karısını bırakan "Mete"
Yasa için kardeşini öldüren "Çingiz"
Yer yüzünde bırakmadan küçücük bir iz
Geçip giden milyonlarca adsız kahraman,
Ki her biri bugün bize vermektedir şan,
Bu erlerin cisimleri toprakta kaldı,
Ve tarihte adları bir şanlı yer aldı...
Hangisini hangisinden üstün tutmalı?
Her birisi bu toprağın, bu ırkın malı...
"Tonyukuk"un gizlenmiştir dehâ kanında,
Bismark onun at uşağı olmaz yanında...
"Alp Arslan"la "Kılıç Arslan" şanlı bir fasıl
Avrupa’yı rezil eden "Yıldırım"... Nasıl?
Düşünsene ne biçim bir kahraman erdir
Ankara’da Yıldırımı eriten "Demir"....
Bu kadar mı? Bu saydığım ancak birkaçı!
"Katerin"le neler yaptı acep "Baltacı"?
Anafarta cephesinde kim durdu en son?
İlk dayağı kimden yedi kuduz Napolyon?
Sevdiğin kız şu toprağa eğer girdiyse,
Sen toprağı eskisinden fazla benimse.
Bil ki toprak ebediyen senin olmuştur...
Bu dünyada bizim bir genç kızı sevmemiz
Filhakika gayet doğru, hem de çok temiz
Bir gayedir... Fakat bunun hududu dardır..
Sevgiliden sevgili bir mefkure vardır.
Bir kız solar, yahut senin tükenir aşkın,
İnsan kalmaz uzun zaman neşeli, taşkın.... Ya mefkure?
Ebediyet onunla birdir, Kişi oğlu müebbeden
ona esirdir.
En mukaddes iki "Var"a böyle söversen,
Toprak ejder, mazi kanlı bir gece dersen,
İleriye bakamazsın, gözün kamaşır.
İstikbali kucağında bu mazi taşır...
Arkasında olmasaydı şanlı bir mazi
Bu milletten çıkar mıydı bir büyük "GAZİ"?
Kara toprak yine bizden gıda almasa
Kalır mıydı aramızda bir türe, yasa?
Mazi bizim atamızdır, toprak anamız,
Biri bizi yetiştirir, biri verir hız.
Bu toprağa nasıl dersin kara bir ölü
Ki bağrında bütün şanlı ecdat gömülü.
Yabancılar bir gün yine akın ederse,
Ve zaferi kendisine yakın ederse,
Sevgilimi aldı diye bu kara toprak
Tarihin ün meydanından uzak kalarak
O toprağın uğruna sen can vermez misin?
Bu maziyle bu toprağa küfürden sakın,
Kendine gel, iradeni üstüne takın!
Savaşları, türeleri, yasalarıyla,
Zaferleri, bozgunları, tasalarıyla
Mazi ırkın yarattığı bir şaheserdir...
Hey arkadaş, sapıtmışın, doğru yola gir;
Hakkı neyse ver maziyle kara toprağın...
Onlar değil efsaneyle cansız bir yığın!
Bu ikisi ebediyen kutlanacaktır....
Ve bunları inkâr eden, bil ki, alçaktır!

Çanakkale'ye Yürüyüş - Türkçülüğe Karşı Haçlı Seferi, Hüseyin Nihal AtsızÇanakkale'ye Yürüyüş - Türkçülüğe Karşı Haçlı Seferi, Hüseyin Nihal Atsız
Ahmet Asaf, bir alıntı ekledi.
14 Mar 19:56 · Kitabı okuyor

Mezarlık
Şanlı bir târîhsin: Mâzî-yi millet sendedir.
Varsa ibret sendedir, hikmet de elbet sendedir;
Devr-i İstîlâ durur yâdında, devlet sendedir,
Çünkü hürriyet, hamâset sende, gayret sendedir,
Zindegî zillettir artık, bence izzet sendedir!

Safahat, Mehmet Akif Ersoy (Sayfa 36 - Dorlion Yayınları)Safahat, Mehmet Akif Ersoy (Sayfa 36 - Dorlion Yayınları)

Hüseyin Nihal Atsız - Toprak Mazi

Gel arkadaş, gel seninle az dertleşelim:
Okuyarak hayat denen koca kitabı
Gönüldeki yaraları biraz deşelim.

Gömdüm kara topraklara melekten iyi,
Perilerden nazlı, güzel bir sevgiliyi.
Derin derin sızlıyor gönlümde yaram,
Bana artık her saadet olmuştur haram.

Beni sardı kefen gibi mazinin tülü,
Yere batsın bu toprakla bu korkunç mazi!
Orda çünkü sevgilimle sevgim gömülü…
Hey arkadaş sözünü bil, hem kendine gel,
Bahtiyarlıklara olmaz ölümler engel.
Bir sevgili kızı senden aldıysa toprak
Bun a katlan, toprak için çünkü bu bir hak!

Hem yaratan, hem büyüten topraktır bizi,
Üzerinde işitiriz ilk ninnimizi;
Fışkırttığı serin sular bize can verir;
Ormanları gönlümüze heyecan verir.

Hey arkadaş sende insaf duygusu yok mu?
Sana her şey veren, seni büyüten toprak
Senden bir tek kız aldıysa acaba çok mu?

Doğup ölmek… Millet için bunlar bir hızdır,
Toprak bizim beşiğimiz, mezarımızdır.
Toprak bizim anamızdır… İnsan yasına
Kapılarak nasıl söver öz anasına?

Hakikat ne şu göklerin derinliğinde,
Ne suların şairane serinliğinde…
Aristonun mantığında zerresi yoktur,
Fisagorda, Eflâtunda nebzesi yoktur.
Mefkûreler âleminde olunca kıtlık
Kafaların içerisinde başlar çıfıtlık:
Bir budala “zulüm yeter! ” diye haykırır,
Bir it çıkar “proleter” diye haykırır!

Bir hayvanda hâkim olur cinsî heyecan,
Froyt denen yahudiye gider verir can…
Kimi kördür… Kendisine büyük gelir pek
Lenin denen o maskara vatansız köpek…

O ne felsefe ne de “din”in “hiç”inde,
O, toprağın asırlardan beri içinde…
Hakikati bulmak için onu eşmeli,
Yükselmekten bir şey çıkmaz, derinleşmeli…
Göğe doğru yükselenler bir gün yorulur,
Derinleşen hakikati toprakta bulur.
Şu ne başı, ne de sonu olmıyan toprak
Gömdüğümüz vücutlardan gıda alarak
Bize hayat verir, bize tarih, mazi yaratır.
Mazi köhne kitap değil, şanlı bir satır…

Mazi ırkın yarattığı çoksun bir seldir,
Mazi bizim alnımızı göğe yükseltir,
Geçmişlerin gecesinden ışık alırız…

Bir düşünsen mazideki olan işleri
Hâdisatın büyüklüğü seni şaşırtır.
İstersen gel yadedelim o geçmişleri…

Kaynar elbet damarında halis Türk kanın,
Damarında çünkü kanı var “Atilâ”nın,
Avrupanın her ırkından toplanan ordu
Onu Galya ovasında zorla durdurdu.

İradesi yenilmeden sinirle ete
Vatan için karısını bırakan “Mete”
Yasa için kardeşini öldüren “Çingiz”

Yeryüzünde bırakmadan küçücük bir iz
Geçip giden milyonlarca adsız kahraman,
Ki her biri bugün bize vermektedir şan,
Bu erlerin cisimleri toprakta kaldı,
Hangisini hangisinden üstün tutmalı?
Her birisi bu toprağın, bu ırkın malı…
“Tonyukuk”un gizlenmiştir dehâ kanında,
Bismark onun at uşağı olmaz yanında…

“Alp Arslan”la “Kılıç Arslan” şanlı bir fasıl
Avrupayı rezil eden “Yıldırım”… Nasıl?

Düşünsene ne biçim bir kahraman erdir
Ankarada Yıldırımı eriten “Demir”…

Bu kadar mı? Bu saydığım ancak bir kaçı!
“Katerin”le neler yaptı acaba “Baltacı”?
Anafarta cephesinde kim durdu en son?
İlk dayağı kimden yedi kuduz Napolyon?

Sevdiğin kız şu toprağa eğer girdiyse,
Sen toprağı eskisinden fazla benimse.
Bil ki toprak ebediyen senin olmuştur.

Bu dünyada bizim bir genç kızı sevmemiz
Filhakika gayet doğru, hem de çok temiz
Bir gayedir… Fakat bunun hududu dardır…
Sevgiliden sevgili bir mefkûre vardır.
Biz kız solar, yahut senin tükenir aşkın,
İnsan kalmaz uzun zaman neşeli, taşkın…
Ya mefkûre? Ebediyet onunla birdir,
Kişioğlu müebbeden ona esirdir.

En mukaddes iki “Var”a böyle söversen,
Toprak ejder, mazi kanlı bir gece dersen,
İleriye bakamazsın, gözün kamaşır.
İstikbali kucağında bu mazi taşır…
Arkasında olmasaydı şanlı bir mazi
Bu milletten çıkar mıydı bir büyük “GAZİ”?
Kara toprak yine bizden gıda almasa
Kalır mıydı aramızda türe yasa?
Mazi bizim atamızdır, toprak anamız,
Biri bizi yetiştirir, biri verir hız.
Bu toprağa nasıl dersin kara bir ölü
Ki bağrında bütün şanlı ecdat gömülü.

Yabancılar bir gün yine akın ederse,
Ve zaferi kendisine yakın ederse,
Sevgilimi aldı diye bu kara toprak
Tarihin ün meydanında uzun kalarak
O toprağın uğruna sen can vermez misin?

Bu maziyle bu toprağa küfürden sakın,
Kendine gel, iradeni üstüne takıl!
Savaşları, türeleri, yasalarıyla
Zaferleri, bozgunları, tasalarıyla
Mazi ırkın yarattığı bir şaheserdir…

Hey arkadaş, sapıtmışın, doğru yola gir;
Hakkı neyse ver maziyle kara toprağın…
Onlar değil efsaneyle cansız bir yığın!

Bu ikisi ebediyen kutlanacaktır…
Ve bunları inkar eden, bil ki alçaktır… https://goo.gl/WnesiG

Aşina, Beyaz Zambaklar Ülkesi'ni inceledi.
24 Şub 20:11 · Kitabı okudu · 1 günde · 10/10 puan

Hüseyin Nihâl Atsız’ın “Arkasında olmasaydı şanlı bir mazî, bu milletten çıkar mıydı bir büyük gazi?” dizeleri aklıma geldi okurken. Bir yandan da Atatürk’ün bu kitabı neden tavsiye ettiğini daha ilk sayfalarda kavradım. Atatürk bu milletin kendi ayakları üstünde durmasını istiyordu. Sonsuza kadar yaşamayacağının bilincindeydi, “kurtarıcı” olmuştu belki ama bu milletin bağrından koparak kurtarıcı olmuştu. Atatürk, milletin maneviyatının ete kemiğe bürünmüş somut bir örneğiydi. Ama ölümlüydü nihayetinde. Ve bir gün milletine veda etme zamanı geldiği zaman o milletin kendisinden sonra nasıl kendi ayaklarının üstünde durmaya devam edeceğine dair, başarısı kanıtlanmış, bir el kitabı niteliğinde Beyaz Zambaklar Ülkesi. Kurtarıcı milletin kendisidir, kurtarıcı sizsiniz. Şikayet etmek yerine nasıl düzeltebileceğinizi düşünün, sorumluluk alın ve inanın. Bu güzel kitap tavsiyesi için Başbuğ Atatürk’e minnettarlığımı sunarım. Vefatından sonra dahi bize yol göstermeye devam ettiği için...

Berkay Göktürk, bir alıntı ekledi.
26 Oca 12:47 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Toprak - Mazi
Arkasında olmasaydı şanlı bir mazi
Bu milletten çıkar mıydı bir büyük “GAZİ”?

Yolların Sonu, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 19 - Atatürk'e itâfen.)Yolların Sonu, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 19 - Atatürk'e itâfen.)