NİETEFUS, Yatak Odasında Felsefe'yi inceledi.
9 saat önce · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 7/10 puan

Muazzam nitelikte mide bulandırıcı olmasın karşın bazı konularda bana farklı bakış açıları kattı. Zaten Sade gibi bir yazardan da bu beklenirdi. Yer yer Freud'tan izlere de rastladım (belki de Freud'ta Sade'den izlere rastlamışımdır): Temel güdümüzün vahşet olması (id) ve buna çocukların oyuncakları kırmaları ve annelerinin memelerini ısırmaları örneklerini vermesi, Elektra Kompleksi, yani kızın babaya aşkı ve annesine nefreti gibi. Bu kitabı okuyunca sapık ya da cani olmuyorsunuz. Çevrenizdeki asalaklar bu kitabı elinizde gördüğü an "abaza" ya da "sapık" gibi ithamlarda bulunabilirler. Ama unutmayın, onlar dünyaya aynı açıda ve monotonlukta bakmaya devam ederken, siz daha geniş açıdan bakmaya ve daha fazla zevk almaya muktedir olacaksınız.

"Sapıklar sapık olduklarını ortaya koymak için fırsat kollayan normallerdir."

poetika, bir alıntı ekledi.
 26 May 17:27 · Kitabı okuyor

“Pardon devlet memuru musunuz?”
Sapık mısın?”
“Hayır. Memur musunuz?”
“Değilim.”
“Güzel. Ben sapık değilim siz de memur değilsiniz. Peki o zaman bu şehrin en işlek caddesi hangisi acaba? Herkesin bir gün mutlaka geçeceği cadde.”
“Ne bileyim İstiklal Caddesi herhalde. Sen kimsin?”
“Bu hayatta rastgele çevirdiği telefon numaralarında karşısına çıkan seslerden başka kimsesi kalmamış biriyim. Belki de ben senin şuuraltınım.”
“Kaç yaşındasın sen?”
“Beni boş ver. Konu ben değilim ki. Hiçbir zaman da olmadım. Asıl sen kimsin? Senin heyecanların neler, tutkuların neler, hayal kırıklıkların neler? Şu hayatta başın sıkıştığında ilk kimi ararsın? Seni karşılıksız seven insan kimdir, ne bok yersen ye seni bağrına basacak insan kimdir? Eğer böyle biri varsa bu akşam onu ara, halini hatırını sor bu vesileyle. Yoksa sen de bir gün benim gibi
yapayalnız kaldığında, ufacık bir şeyi danışmak için bile arayacak kimseyi bulamazsın. Bu sözlerimi harcanmış yıllarımın manifestosu olarak kabul edebilirsin. Çünkü büyük bir tecrübeyle konuşuyorum, tecrübe ıstıraptır güzelim ve zannettiğinden çok daha fazla ıstırap çektim. İstersen sonra yine araşalım, daha 64 dakika bedava konuşma hakkım var çünkü.”

Erken Kaybedenler, Emrah SerbesErken Kaybedenler, Emrah Serbes
Namütenâhi, bir alıntı ekledi.
26 May 15:15 · Kitabı okuyor

Ben yalnızca mahkumiyetim sırasında en korkunç, en sapık eylemlerin, en canavarca, en iğrenç, rezil cinayetlerin karşı konulamaz şekilde neşeli bir çocuk gülüşüyle anlatıldığını duydum.

Ölüler Evinden Anılar, Dostoyevski (Sayfa 22)Ölüler Evinden Anılar, Dostoyevski (Sayfa 22)
ANIL AKCAN, bir alıntı ekledi.
23 May 18:18 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Suçların kaynağı üzerine...
" öyle kolay kolay vazgeçmez bu adamlar" diye söylendi. "Tedavi olmak isteseler bile kurtulamazlar bu hastalıktan. Zavallı, savunmasız çocukların hayatlarını mahvetmeyi sürdürürler." Konuştukça sinirleniyordu. " bilmiyorum, belki tek çare hadım etmek bunları. Ama hangisi yanaşır o işe..."
"Belki de yanaşırlar." Âdeta azarlarcasına çıkmıştı Zeynep' in sesi. " sapık da olsa, çocuk tacizcisi de olsa karşımızda bir insan var. Sizin gibi, bizim gibi onun da bir ruhu var. Belki onlar da pişmanlık duyuyorlardır. Bu işin nedenini anlamak lazım. Nedenini anlamadan, onları nasıl engelleyebiliriz ki?"

Kırlangıç Çığlığı, Ahmet Ümit (Sayfa 70 - Everest)Kırlangıç Çığlığı, Ahmet Ümit (Sayfa 70 - Everest)
İsmi lâzım değil, bir alıntı ekledi.
23 May 15:15

Öteden beri işaret ettiğimiz üzere, İslâmi temsil kadrosunu lekeleyen üç tesir vardır: Yahudi, Bizans ve Fars...

Doğru Yolun Sapık Kolları, Necip Fazıl KısakürekDoğru Yolun Sapık Kolları, Necip Fazıl Kısakürek

“Devlet, iktidar ve savaş analitik zekânın sapık ürünleri olduğu halde, aşılmaları da ancak analitik ve duygusal zekânın el ele vermesiyle mümkün olacaktır.“

Varmı dünyada günah işlemeyen söyle
Yaşanırmı hiç günah işlemeden söyle
Bana kötü deyip kötülük edeceksen
Yüce Tanrı ne farkın kalır benden söyle

Beni özene bezene yaratan kim, sen
Yolumuda çizmişsin önceden
Madem bana günah işleten sen
Nedir öyleyse o cennet cehennem..

Cennete huriler varmış kara gözlü
İçkininde ordaymış en güzeli
Desene biz çoktan cennetlik olmuşuz
Bak bir yanda şarap bir yanda sevgili

Sen sofusun hep dinden dem vurursun
Banada sapık dinsiz der durursun
Peki ben ne görünüyorsam o’yum
Ya sen ne görünüyorsan o’musun

Kim görmüş o cenneti cehennemi
Kim gitmişte getirmiş haberini
Kimselerin bilmediği bir dünya
Korkulmaya özlenmeye değermi..

Neredesin, sana başkaldırmışım işte
Karanlık içindeyim ışığın nerede
Cenneti ibadetle kazanacaksam
Senin ne cömertliğin kalır bu işte...

Sen içmiyorsan içenleri kınama bari
Bırak aldatmacayı iki yüzlülükleri
Şarap içmem diye övünüyorsun ama
Yediğin haltlar yanında şarap nedir ki..

En büyük söz denen Kuran bile
Arada bir okunur besmeleyle
Kadehte ise öyle bir ayet var ki
Okur insan her zaman her yerde

Gökleri yarıp darma dağın ettiğin gün
Pırıl pırıl yıldızları kararttığın gün
Sen sorguya çekmeden ben sana soracağım
Ey Tanrı, hangi günahım için beni öldürdün ?

İnsan son nefese hazır gerekmiş
Nasıl ölürse öyle dirilecekmiş
Biz her an şarap ve sevgili ileyiz
Böylece dirilirsek işimiz iş..

Biz aşka tapanlarız, Müslüman değil
Cılız karıncalarız, Süleyman değil,
Biz eskiler giyen benzi soluklarız
Pazarda sırma satan bezirgan değil..

Şarabım, kasem, sevgilim, bir de çimen
Bırak bana bunları, al cenneti sen.
Cennetmiş, cehennemmiş, kuru laf bunlar
Kim gitmiş cehenneme, kim dönmüş cenetten ?

Ben şarap içiyorum doğrudur
Aklı olanda beni haklı bulur
İçeceğimi biliyordu Tanrı
İçmesem Tanrı yanılmış olur..

Sevgiyle yuğrulmamışsa yüreğin
Tekkede manastırda eremezsin
Bir kez gerçekten sevdin mi dünyada
Cennetin, cehennemin üstündesin..

Meyhanede kendini bilenler bulunur
Bilmeyeni ayırmak da kolay olur.
Yıkılsın bilgisizlik yuvası medrese
Oradan kendini bilip de çıkan hiç yoktur..
-Ömer Hayyam