• 172 syf.
    ·2 günde·Beğendi·9/10
    Şimdi ben bu kitabı niye okudum, ya da adı Nöbet Çiçeği olan bir kitap okunur mu gibi soruları önemsemeyerek öncelikle kitabın konusuna odaklanmak istiyorum.

    3 şişe ve 15 kadeh şaraptan oluşan bir kitap Nöbet Çiçeği. İki kadın kahramanımız Vildan ve Derin her bölümde bir kadeh şarapla kitabı bitirtiyorlar bize. Evet iki kadın var kitapta, farklı yaşlarda farklı yerlerden, Lodos'un birbirine bağladığı iki kadın. Ortak özellikleri ikisinin de bir parça kaybetmiş olması. Baştan sona bir kadın kitabı Nöbet Çiçeği, bir kadın kitabı olmasına rağmen bana da kendini okutabilen bir kitap aynı zamanda.

    Kim var başka kitapta, Nüvit Alkan var, 40 yaşında şiirin bile kendisini kurtaramadığını söyleyerek intihar eden ünlü bir şair (Nilgün Marmara'yı hatırlattı değil mi?) Arkasından 4 ayrı şairi sürüklemiş Nüvit Alkan. Hepsi 40'ıncı yaş günlerinde aynı mesajla intihar etmiş. Sonra Serhat Savaş var, garip bir adam kitabın sonunda bile tam olarak anlaşılamayan. Sonra Heybeliada var. Edebiyat var her açıdan, şiirleri var Nüvit Alkan'ın (Candan Selman'ın kaleminden), Müzik var bir filmin soundtrack'ı gibi, filmler var, resimler var, hayat var. Çok şey var yani.

    Bir kadın tarafından yazılan, iki kadını anlatan bir kadın kitabını neden beğendim peki be?. Öncelikle kitabı okuma sebebime geleyim. Yazarı tanıyorum, kitabın yazım sürecinden haberdarım, hatta içinde bana ait bir şey bile var. Yeterli mi:) Tabi ki bu kitabı övüp promosyon bir kitap kazanmak için bir fırsat olabilirdi:) Ama çıktığından beri okumamıştım bu kitabı, internetten parasını verip aldım yani. Candan Selman'ın bir önceki kitabı Karaktersiz 'i okuduğumda beğenmediğim bazı yerleri söylemiştim kendisine. O kitabın kurgusu da güzeldi ama biraz erken bitmişti sanki.

    Ama açıkça söylemek gerekirse, bir günde bitirdiğim bu kitabı beklemediğim kadar beğendim. Nöbet Çiçeği ismine bile kıl olmuştum en başında, bitirince o bile batmadı mesela. Kurgu için oldukça uğraşmış yazar, anlaşılıyor, açık bir kapı bırakmıyor bize. "Ya bu böyle olmamış" diyebileceğiniz bir yer yok. Yazarın-ki kimse tanımıyor anladığım kadarıyla okunma sayısına bakarsak sitede- dili çok güzel. Sıkılmıyorsunuz içtiğiniz kadehten, yakmıyor boğazınızı. Tatlı tatlı akıyor hikaye içinize doğru, ara sıra güzel şiirler var Nüvit Alkan'dan. Kendisini göstermeyi seviyor Candan Selman , bazen zekice girdiler yapıyor romana, ama bir ukalalık olarak değerlendirmiyorsunuz bunları – ya da ben değerlendirmedim:) - kıvamında çünkü her şey, abartmıyor hiç bir şeyi.

    Basit bir hikaye aslında, iki kadın bir adada bir evde mahsur kalıp birbirlerini tanıyorlar sonuçta, ne bekleyebilirsiniz ki. Korku, gerilim? Romanın içinde Candan Selman iki ayrı sondan bile bahsediyor kitapla ilgili beklentilerinizi arttıran, ama hayal kırıklığına uğramıyorsunuz ne olursa olsun romanın bitiminde de.

    Neyse ismi bilinmeyen bir yazarın altıncı kitabı, ikinci romanı olan Nöbet Çiçeği isimli bir roman okunur mu hususuna gelelim şimdi. Okunur efendim,yazarı tanımasanız bile benim gibi, kadın romanlarından (nasıl oluyorsa) haz etmiyorsanız bile okunur. Sonuçta denemeden hiç bir şey kazanamazsınız.

    Kitapta bolca geçen bir şarkıyla bitireyim bari incelemeyi. Hayat sevince güzel sonuçta:)

    https://www.youtube.com/watch?v=gRjsXfD6ivo