Evin mutfak bölümü nasıldı? (1930 lar)
… Bahçedeki kuyunun suyu acı olduğu için temizlikte, sarnıç suyu ise yezlerde kullanılırdı. Büyük evlerin hepsinde sarnıç olurdu. Evin damında kiremitlerin etrafında saçaklardan aşağıya bir boru iner, sarnıcı doldurur. Yazın ise sarnıç kapalıdır. Ne zaman ki sıcaklar biter, sonbahar gelip yağmurlar yağmaya başlayınca bir iki yağmur saçakların yıkanması için boşa akıtılır, sonra saçaklar açılır, yağmur suyu o borulardan sarnıca inerdi. İki üç senede bir ilkbahara doğru sarnıç suyu azalır, kalanlar da boşaltılıp içine girilir ve temizlenirdi.
Bahçelerde kuyu, her kuyunun da çıkrığı olur, buradan döndüre döndüre su çıkartılırdı. Bir de yaz aylarında kuyuya sepetle peynir, karpuz yahut bozulacak yemek, et sallandırılır, buzdolabı gibi kullanılırdı. Mutfakta yere gömülü iki büyük küp vardı ve biri içme suyu, diğeri temizlik için kullanılırdı. Ayrıca küçük iskemleye oturarak abdest alınır…
Önümüzde hayat… Her gün bir başka uykuya yatıp bir başka rüya göreceğiz. Halbuki zaman, ağır ağır bizimle beraber akan nehir, bir göle varıyordu. Bu gölde artık biz akmıyor, dalgalanıyorduk. Yahut bana öyle geliyordu.
“Kibrit çakıyorsun karanlıkta badem çiçeklerini görmek için
Ve mart denizlerinde tedirgin bir çift sarnıç gemisi gözlerin
Bir iş açacaksın başımıza,yangın mı olur artık bahar mı”
Beni her şey aldatıyordu. Mısır tarlalarından geçerek kenarına vardığım su, uzaktaki beyaz yazın içinde uyuklayan kasaba, kasabanın havuzu fıskıyeli gazinosunda tavla oynadığımız şişman tüccar, şehrin belediye bahçesinde yanına oturduğum ve küçük kızları beraberce seyrettiğimiz delikanlı, hatta şehir haricinde ceviz ağaçlarının bölgesine uzandığımız yulaf demeti saçlı Boşnak çoban, hepsi, her şey, su, değirmen, gölge, güneş, mor püsküllü çapkın mısır koçanları, her şey beni aldatıyor.