“Bir şeyler yapıyorum, yürüyorum, konuşuyorum, yemek yiyorum, yani her zaman yaptığım işleri sürdürüyorum ama nasıl anlatsam, bir boşluk duygusu içinde. Sanki içimde derin bir hiçlik var.”
Biz, gençlerinin sorun değil, ensar olduğu bir ümmetiz; biz, gençlerinin cahil değil, alim olduğu; korkak değil, mücahid olduğu; içine kapanık, kendi sorunlarıyla uğraşan değil, davetçi olduğu bir ümmetiz... Biz, gençleri ilaçlarla ayakta duran, yük bir ümmet değil; insanlığı kurtarmaya yeminli gençlerden müteşekkil bir ümmetiz.
Usame b. Zeyd radıyallahu anh gibi on sekizinde, içinde Ebubekirler, Ömerler, Halid b. Velidler, Aliler olan bir orduya kumandanlık da yapabilirsin; mahalle takımına kaptanlık veya çete de yönetebilirsin. Tercih senin!
Sıkıntılı dönemlerde, bir şey yapamasa da bu din için ağ-
layanlar vardı. Bugün 'ağlayanı olmayan bir din' ve 'ağlanacak
haline gülen' dindarlar var(!).
Eğer Allah, insanları, tevhidden uzak olarak kendisine ibâdet etmeleri için yaratsaydı, Mekkeli müşriklerin ibâdetleri yeterli olurdu. Ama O, insanları bundan daha öte bir amaç için yaratmıştı. Bu amaç da insanların O‘nu,
tevhid etmeleri, yani birlemeleri idi.