hiçbir hareket onu bana doğru getirmedi, oysa tüm varlığım onun içine girmek istiyordu, oysa bedenime bir söğüt dalı esnekliği verip ona sarılmak, onun üstüne eğilmek istiyordum.
o zamanlar tek başımaydım. geceleri kendimi her şeyden vazgeçme duygusunun içine atıyordum. dünya beni denize, ölüme götürecek, bir araya gelmiş güçlerden oluşan bir sel, hızlı bir tren gibiydi. yalnız olduğumu bilmenin acı sevincini duyuyordum.