Cer

The science of knowing shapes the art of living.
Mutlu ve kalabalık bir pazar kahvaltısı kokuyor etraf. -Hiç bilmeden, konuşmadan, dokunmadan; ne hakkınız var beni üzmeye?- İçime çekiyorum.
Duygu ve Düşünce
Reklam
https://youtu.be/ZgELwgUTMwo?si=hM2gmPWwpi25YCQp
Yepyeni bir insan gibi hissediyorum (Ama aynı eski hataları yapıyorsun) Umurumda değil aşığım (Çok geç olmadan önce dur) Yepyeni bir insan gibi hissediyorum (Ama aynı eski hataları yapıyorsun) Sonunda aşkın ne olduğunu biliyorum (Gereken şey sende yok) (Çok geç olmadan önce dur) (Çok fazla menfaat olduğunu biliyorum) (Aynı eski hataları yapıyorum) Ve hala bunun neden olduğunu bilmiyorum (Çok geç değilken dur) Ve hala bilmiyorum
Eee herkes uyuyor, biz kalıyoruz geceye. Kaç kişi uyuttuk? Üç? Yedi? Biz uyumadık ama. Kaldık burada. Biz uyumamayı tercih edebilirdik birisi için. Ama birisi bizim için uyumamayı tercih etmedi. Bunu söylemeyiz de. Yorgundum der, çalıştım der. Herkesin istemedikleri için bahanesi bulunur; geçerli ya da geçersiz. Düşüncesiz biz oluruz. Söylesene yorulmadın mı? Yeterince değer görmemekten? Yeterince şefkat görmemekten? Herkesle aynı kefeye konmaktan? Söylesene. Ne anlamı var? Ne anlamı var?
Duygu ve Düşünce
Nereye gidersem gideyim, ne yaparsam yapayım kafamın içindeki sese yakalanıyorum.
Duygu ve Düşünce
Daha gün ortasında sıkılmaya başladım.
A broken heart is all that's left I'm still fixing all the cracks Lost a couple of pieces When I carried it, Carried it, Carried it home... I'm afraid of all I am My mind feels like a foreign land Silence ringing inside my head Please, carry me, Carry me, Carry me home... I spent all of the love I've saved We were always a losing game Small-town boy in a big arcade I got addicted to a losing game Oh, All I know... All I know loving you is a losing game How many pennies in the slot? Giving us up, didn't take a lot I saw the end 'fore it begun Still I carried, I carried, I carried on Oh, all I know...
Müzik
Reklam