“ Günlerin nasıl hem uzun hem bu kadar kısa olabildiğini anlamamıştım. Yaşaması uzundu elbette, fakat o kadar genişlemişlerdi ki sonunda iç içe geçiyorlardı.”
Önce beni sessiz ve içe kapanık biri olarak anlattıklarını söyledi, bu konuda benim ne düşündüğümü öğrenmek istedi.
“ Söyleyecek fazla bir şeyim hiçbir zaman olmadı. Ben de sustum.”
“Ah, o acımasız, boş aldanışlar! Ah, o sevecen kucaktan dik kafalı, bile isteye kaçışlar! Yanaklarından cin kokulu iki damla gözyaşı süzüldü. Ama artık her şey yoluna girmişti, mücadele sona ermişti. Sonunda kendine karşı zafere ulaşmıştı.”