Yol kenarından koparılmış çiçekler gibi birinin elinde solup gitmeden önce mutluluğun keyfini çıkarmaya çalışırdı. Her keyfin dibinde kalan o son damla acılığı hiçbir zaman içmezdi.
Hiçbir şey yapmaya gerek yoktu. Hayat, durgun bir nehir gibi önlerinden akıp gidiyor, onlara ise yalnızca nehrin kıyısında oturup önlerinde sırayla gerçekleşen, kaçınılmaz olayları davet beklemeden seyretmek kalıyordu.