A'RÂF SÛRESİ
Sizi yarattık, sonra size biçim verdik, sonra da meleklere: "Âdem'e secde edin" dedik; hepsi secde ettiler, yalnız İblis, secde edenlerden olmadı. ﴾11)-(Allah) buyurdu: "Sana
Alıntı
Özellikle bir Müslüman olarak azınlığa düştüğüm yabancı memleketlerde veya çevrem tamamen "ladini" unsurlarla sarıldığında, Hz. Peygamber in [sav] Mu'te seferine gönderirken Abdullah bin Revahaya ettiği şu tavsiye hep aklıma gelir: "Sen yarın Allah'a çok az secde edilen bir beldeye varacaksın. Orada secdeleri çoğalt!" Allah'ın az hatırlandığı yerlerde zikre, namaza, Kur'ana yoğunlaşmak nebevi bir emirdir bizim için. Bereketi mayalamak ve gittiğimiz her yere yaymak adına...
Sayfa 88·Kitabı okudu
Reklam
İnsan denilen mahlûkun secde etmesini heyecan dolu bir tecrübe olarak kavramaya açık bulunan her müslüman bir bakıma sözünü ettiğimiz bu imkâna talip olmuş sayılır.
Alıntı
Onların görüşüne göre, Martin'in durumunda, en doğru hareket bir işe girmekti. İlk sözleri de son sözleri de buydu. Fikir dağarcıkları bundan ibaretti. İşe gir! İşe git! Ablası konuşurken, zavallı, aptal köleler diye düşünüyordu. Dünyanın güçlülere ait olmasında şaşacak bir şey yoktu.Köleler, kendi köleliklerine saplantıyla bağlıydı. İş, önünde secde edip tapındıkları altın putuydu onların.
Eğer bugün iyilik ve salih amellerde bulunmaz, geçmiş günlerin kayıplarını telafi için çabalamazsan, yarın kıyamet gününde "(Allah'ım!) Bizi geri gönder de salih ameller işle- yelim." (Secde, 12) diye dört döner, o vakit "Ahmak! Zaten oradan geliyorsun!" cevabını alırsın.
Sâlim, babasının şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem'in namaza başlayacağı zaman ellerini omuz hizasına kaldırdığını gördüm. Rükûya gittiği ve rükûdan başını kaldırdığı zaman da ellerini bu şekilde kaldırırdı. İki secde arasında ise ellerini kaldırmazdı."
Sayfa 25·Kitabı okuyor
Reklam
Reklam