• Bazi insanlar vardir ki şanslidir .İstediklerini ede bilirler tehsil is istediyi yeri sece bilirler huquqlar vardır bezileridə varki sen bilmirsen bilem .... bizim secidiyimiz yoldan gedesiz .Ayağini atsa çolə dusmən qazananlar vardir.Uzaxdan baxibda muhakimə etmək asandı.
  • Hasret

    Hasret ölümden de beter,
    Çöktü ümitsizlik içe.
    Kimse demez: Kaygı yeter!
    Vakti tükettin delice.
    Saydı felek ömrü hiçe,
    Bitmez elemmiş kaderim,
    Başkası kâm aldı nice,
    Ben yine feryâd ederim.

    İşte ömür oldu heder,
    Kaldı ümitler de cüce!
    Geçsin uğursuz seneler,
    Sonsuz emeller de geçe!
    Gelmez azâbım demece,
    Ruhûma yüktür kederim,
    Döndü benizler kirece
    Ben yine feryât ederim.

    Yok ki uçan kuştan eser
    Yolda gözüm gölge seçe
    Ruzgâr esip: Bekleme! der,
    Söylediğin türkü ne ce?
    Gitse bu hâlim de güce
    Bağrı yanık derbederim.
    Özlediğim olmuş ece,
    Ben yine feryâd ederim.

    Yarab! Acım son derece,
    Yok, deme, senden haberim.
    Başkası nâm aldı yüce,
    Ben yine feryâd ederim.
  • İnsanları birbirinden ayırt etmek gerekirse, insanlar üç takıma ayrılır: Uyurgezerler, ki bunlar sürüyledir; aklı
    başında ve duyarlı olanlar iki düzlemde yaşarlar ve
    kendilerinde neyin eksik olduğunu bilerek, ~iç bula-
    madıkları şeyi aramaya çalışırlar; tinsel insanlar iki
    kez doğmuşlardır, tek başlarına ölmek ve bütünüyle
    ölmek için düzenli adımlarla ölüme doğru yürürler,
    ölüm anını , yerini ve tarzını tesadüfen de olsa seçe-
    medikleri durumda, gündelik işleri küçümsedikleri-
    ni belirtmenin tek yoludur bu onlar için. Uyurgezer-
    ler putperesttir; aklı başında ve duyarlı olanlar mü-
    mindir; iki kez doğmuş tinseller, uyurgezerlerin ha-
    yal edemedikleri, ötekilerin ise tahayyül bile edeme-
    diği şeye taparlar tinde, çünkü onlar kamil insanlar-
    dır, dolayısıyla zaten elde etmiş oldukları şeyi ne
    aramaya kalkışırlar ne de ona taparlar, çünkü kendi-
    leri odur zaten.

    Albert Caraco
  • "Alman doktorlar aralarından en sağlamlarını seçe seçe alıyordu." Mehmet Ali Birand'ın anlatımıyla göçün ilk yılları... (1964)

    Diaspora Türk
  • bunca tutkun olmasam
    seni onlarca biçimde
    yeniden yaratabilir miydim?
    biriktirdiğim değilsin
    seçe seçe ördüğümsün
    Gülten Akın
    Sayfa 40 - Yapı Kredi Yayınları
  • Alain de Bottan`dan sonra Felsefenin Tesellisi ismi ile okuduğum ikinci diğer eser de Beothius`un hayatına dair eserdir.

    Her iki kitab felsefenin hayatımıza dair sorunlarına ışık tutmağı planlamıştır. Bu kitabın diğerinden farkı bir kişi üzerinden hayata ve felsefeye dair nokta atışları yapmış, Boethius`un hayatı örneğinde insan hayatında karşılaştığı kısıtlama, ihanet ve yalan örneği üzerinden felsefenin insan hayatını kolaylaştırması varlığın bilgisini idrak etmeğe teşfik  etmesidir.

    Kitap hakkında fazla spoiler vermeden şunları söylemek mümkün. Soylu bir hristiyan ailesinden olan Boethius`un milladdan önce Romada yaşamış, Roma sarayında oldukça başarılı hayatı olmasına ragmen iftiraya kurban giderek hapse atılmıştır. Hayatından bezgin bir şekilde endişe içerisinde zindanda hayatını sürdürerek felsefe bir hayali bir varlık olarak yanına gelerek ona hayatı idrak etmesine ışık tutmuştur. Toplam 5 kitaptan oluşan bu eserde benim dikkatimi çeken son kitapta yer alan kadere dair meselesidir.

    İslam dini ve diğer dinlerin dini inanç esasına göre dünya üzerindeki bir nizamın var olması ve onların nelerle karşılaşacağı kısacası yaşamına dair her şey Yaradan tarafından belirlenmiştir. Farklı mezhebi görüşlerin çıkarımlarına göre ise kaderin yönünü değiştirmek insanın kendi elinde mevcuttur. Fakat akli bir varlık olarak insanın kendi yaşamının yönünü değiştirmesi dair ispatı İsra süresinde yer almaktadır. “Biz insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık”, öte taraftan insanın yaşamına dair her şeyin  Yaradan tarafından belirlenmiş olup, o kadere mahkum olarak yaşar. Kendi elinde değildir. İslam Eşari mezhep mensupları dahil olmakla beraber yaygın olarak belrilenmiş görüş şudur. Allah insanın kaderini belirlemiş olmasına dua ve insanın kendi çabası ile bunu değiştirme gücüne sahiptir. Fakat Yaradının insanın yaşadığı her şeyi bilmesi ve hangi sonla karşılaşması bilgisi dahilindedir. Değişen kaderi önceden bilmektedir.

    Boethius`un düşüncesinde insanın beklenmedik şeklinde karşısına çıkan olayların şans olarak adlandırması farklı bir şekilde analiz yaptığının şahid oluyoruz. Boethius`a göre şans Özel bir amaca yönelik hareketlerin beklenmedik şekilde sonuçlanmasına şans adı verilir. Fakat şansın kaynağında bir birilerine sebep ve sonuç bağlanan olaylar vardır.Bu nedenler aynı anda meydana gelen ve düzenle nizamlanan bir zincir gibidir. Ve bu düzen Sadece Tanrısal bir öngörünün kaynağından meydana çıkmıştır.Her şeyi belli yerine ve zamana göre düzenleyen İlahi bir düzendir. İnsan hayatının nedenleri silsilesinde özgür iradenin kaderi belirlemedeki roluna gelince ise özgür iradenin var olmasının mutlak olduğunu akıl sahibi varlıkların mevcudiyeti ile açıklamaktadır. Arzu etme yetisine sahip bir varlık olarak insan kendisi  için gerekli ve faydalı şeyleri seçe bilme özgürlüyüne ve karar vermeğe sahip bir varlıktır. Gerçek özgürlüğü Boethius Tanrısal öngörü doğru yöneldiği zaman gerçek özgürlüye ulaşmış olur. Yani filozofa göre maddi dünya uğruna yapılmış seçimlerde özgürlük adına hiç bir şey yoktur. Aklın hakimiyyeti bittiği andan itibaren kendi nefsinin esiri olan kişi dolayısı ile kendi özgürlüyünün kölesine dönüşüyor.Özgür iradenin var olması kimine göre mümkün olmayan bir şeydir. Çünkü eğer Tanrı her şeyi önceden bilmiş oluyorsa o zaman özgür iradeden bahs edilmez.Halbuki burada önemli olan nokta şudur. Bir olay olması ve olması gerekirken Tanrı bilmesi olmasına engel değildir. Tanrı olayları kendi Alim sıfatı ile bilir. Sonuç olarak Allahın bilmesi özgür irade sahibi olan insan için öözgür iradenin var olmasını inkar etmesine sebep değildir.