“Sadece Sarılıp Uyuyacağız” isimli bu romanında; annesini erken yaşta kaybeden, babası tarafından hiç sevilmeyen henüz 22 yaşında olan Josephine, sokaklarda yaşamak zorunda kalır. Sürekli suistimal edilen, gülmesi dahi yanlış anlaşılan, insanlar tarafından hep haksızlığa uğrayan bu genç kız; zaman sonra herkesten ve her şeyden korkan, güvensiz biri hâline gelir. Geçirdiği bir trafik kazası sonucunda, müşahede altında bulunduğu hastanenin koridorunda gizemli bir adam olan Bay A. ile karşılaşır. Gel gör ki ona nasıl davranacağını bilmeyen Josephine, farkında değildi. Genç kız, hiç tahmin etmediği büyük bir aşkın içine düşecekti ve artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.
Edepsizlik, çoğu zaman haksız insanları dahi haklı konuma getirebiliyordu çünkü insanlar hep güçlüden yanadır; sesi yüksek çıkan, güçlü olduğu düşünülen taraftır.