Geçmişin Parmak İzleri
Çoğumuz çocukluğumuzun ilk yıllarını hatırlamayız. İlk hatırladığımız anılar arasında da uzun zaman aralıkları vardır ve dağınıktır. Benim hayatı hatırlamam, anlamam 4-5 yaşlarından itibaren başladı.
Geçmişin Parmak İzleri
Bu kitap; bir yüzleşme, bir sorgulama ve bir iç yolculuktur. Umarım kendi geçmişinizdeki izlerinizin peşine düşerken size yoldaşlık eder.
Geçmişin Parmak İzleri
Geçmişin Parmak İzleri, sustuklarımıza ses, unuttuklarımıza hatırlayış, kaçındığımız yüzleşmelere bir ayna tutma çabasıdır. Bu kitap, sesleri bastırılmış, hikâyeleri yarım kalmış ya da hiç anlatılmamış hayatların izi sürülerek yazıldı. Her satırda suskunluğun, vicdanın, hatırlamanın ve unutmanın ne anlama geldiği sorgulandı. Bu sayfalar, kader, adalet ve vicdan üzerine düşüncelerle şekillendi.
Sıradan sanılan bir hayat, derinlere bakıldığında söylenmemiş sözler, bastırılmış acılar ve silinmez izlerle doludur. Geçmiş, yalnızca hatırladığımız bir anı değil, her adımda yanımızda yürüyen, bizi şekillendiren bir gölgedir.
Her şey masallardaki gibi güzel olmak zorunda değildi ama bizim hikâyemizde masallar kadar güzel olabilirdi. Hani insan bazı günleri kitapların arasında saklayıp kurutmak ister ya; bazen de o anları sakladığı yerden tekrar çıkarıp, yeşerir umuduyla gönlünün duvarlarına asmak istiyor.