Yıllar geçti, fark ettirmeden, sessizce ne bir iz bıraktılar ardımda ne de içimdeki taşı biraz olsun hafiflettiler. Günler birbirine benzedi, mevsimler birbirine karıştı. Aynı yataklarda, aynı yüzlerde, aynı ilaç saatlerinde tükendi ömrüm. Ne ben değiştim ne de hissettiklerim azaldı. Sadece daha az konuştum, daha az baktım, daha az hissettim. Kalbimin içindeki o soğuk boşluk, zamanla yok olmak bir yana, içten içe kök saldı ve ben, her yeni sabah aynı yorgunlukla uyanarak, aynı sessiz acının içinden geçerek devam ettim.