Sanki içimdeki tüm acılar, gözyaşlarımla beraber akıp gidecekmiş gibi, ama aynı zamanda sonsuza dek içimde kalacakmış gibi ağladım. O da bana sarıldı, omzuma başını yasladı ve öylece bizden başka kimsenin tanık olmadığı bir matem içinde, yılların yükünü gözyaşlarımızla eritmeye çalıştık. Ne kadar zor bir hayat geçirmiştik ne kadar fazla şey yaşamış ne kadar çok yara almıştık. Bütün bunların ağırlığıyla, birbirimize tutunarak ağladık. O an, geçmişin ve şimdinin tüm acıları, içimizde kopan fırtınalar, bir tek gözyaşlarımızın sessiz çığlığında yankı buldu.