" Ölüm pek müellim ve acı bir hadise olmakla beraber çok fenalıklara bittabi netice verdiği için elzemdir. Gelen yoluyla, sırasıyla gitmeli ve giden aynı hüviyette birkaç gün sonra tekrar gelmemeli."
Bazen insanlar bilirler ve konuşurlar, çoğu zaman ise bilmezler ama yine konuşurlar. İşte orada müthiş bir sorun vardır. Empati, kapsamı çok geniş olan ve sadece kendini çok iyi yetiştirmiş olan insanların becerebileceği bir sanat bence. Sormadan, dinlemeden, anlamadan konuşmamak gerekir. Bazen sadece susup dinlemek en güzelidir hatta. Katıldığım konferans Serebral Palsili bir bilim adamının konferansıydı. Öyle zorluklar, zorbalıklarla karşılaşmış ama onların üstesinden o kadar başarılı ve zekice gelmiş ki konuşmasını dinlerken çoğu yerde ağlasam mı gülümsesem mi bilemediğim anlar oldu. Her şeye rağmen o kendi kendine yetebilmiş. Kendi kendine yetebilmeli insan.
Turgay KARAKAŞ'ın konuşmasında not aldığım sözleri;
• 6 yaşıma kadar yürüyemedim, konuşamadım ama beynim çalışıyordu. Kimse buna dikkat etmedi.
• Karşınızdaki bireyin engelli ya da engelsiz olmasına değil onun da bir insan olduğuna dikkat ederek bağlantı kurun.
• Ne olacaksın dediklerinde uzay mühendisi demiştim ama kimse ciddiye almadı, şuan Türkiye'nin ilk uzay mühendisiyim.
• Bir şey yapacaksam eğer en iyisini yapacağım ve hayat beni alkışlayacak.