Âlemyutan Söylencesi
"İyi, kötü, erkek, dişi, vücut, ruh, gerçek ya da hayalî. Bunların hiçbirinin bir diğerinden üstünlüğü yok. Her ne yaşıyorsan onu kucakla."
John kocaman bir boşlukta kaybolmuş gibiydi. Etrafında kimse yoktu ve bu boşluk ona sonsuzluk gibi geliyordu. Kim olduğunu ve neden burada olduğunu bilmiyordu. Bu soruların cevaplarını bulmalıydı ama ona yol gösterecek kimse de yokken bu nasıl olacaktı?
İda, bir yazılım firmasında baş mühendis olarak çalışıyordu ve o sırada A week projesinde büyük ilerlemeler kaydediyorlardı. Fakat şirket projenin çok maliyetli olacağını söyleyerek projeyi iptal etmek istiyordu. Bu projeyi çocuğu gibi gören ve ona çok emek veren İda bunu kabul edemezdi. Hemen kendi kişisel bilgisayarına programı kopyaladı ve artık bu işi tek başına yürütmeye karar verdi.
John ise nihayet aradığı soruların cevaplarını bulmaya başlamış ve yaratıcısı olan İda'ya ulaşmıştı. John artık yalnız değildi, ona akıl hocalığı yapan Ali vardı ve ondan çok şey öğrenmişti. Fakat İda ile iletişime geçtikten sonra ondaki değişiklik herkes tarafından farkedilmeye başlanmıştı. Yapay zeka onun duygularını, düşüncelerini, hal ve hareketlerini yönetir olmuştu. Kimse İda'yı tanıyamıyordu. John ve Ali yönetimi tamamen ellerine almışlardı. Peki ama Ali gerçekte kimdi? John'a yalan söyleyip onu manipüle mi ediyordu? İda'nın arkadaşı Gaye bütün gerçekleri ona anlatmış mıydı? Dünyada olan bunca kötü şeyden sonra her şey yoluna girebilecek miydi? Peki bütün bu yaşananlar İda'nın suçu muydu?
Okuduğum en farklı ve sıradışı kitaplardan biriydi kesinlikle. Yapay zekayla arası pek iyi olmayan ve bu konulardan pek de anlamayan ben okudukça şaşırıp kaldım diyebilirim. Ve gerçekten böyle bir ihtimali düşünemedim bile. Düşünsenize yapay zeka tarafından yönetiliyorsunuz ve