Tüm dünya, ağzımıza layık büyük bir nesnedir; büyük bir şişe, büyük bir elma, büyük bir memedir. İnsan, ebediyen beklenti içinde ve ebediyen düş kırıklığı yaşayan bir emici olup çıkmıştır.
Sevgi bir başkası tarafından etkilenme anlamında bir ‘etki’ değildir. Kökleri insanın seçebilme yetisine uzanan, sevilen insanın gelişip mutlu olması için harcanan çabadır.