"Bir bardak suyu bile en sevdiğin bardakta içmek, yalnızken bile sofrayı özenle kurmak... Tüm bu davranışlar dışarıdan küçük gibi görünür ama aslında insanın kendisine duyduğu değerin bir yansımasıdır. Bilinçli ya da bilinçsiz olarak kendimize, 'Ben değerliyim, ilgiye layığım,' mesajını vermiş oluyoruz. Bu alışkanlıklar, bilinçaltımızda kendimize verdiğimiz kıymetin bir ifadesi."
Şimdi düşününce anlıyorum ki, hayatta her şeyin zamanını belirlemeye çalışanlar, zaman tarafından cezalandırılmaktan kurtulamıyor. Hele ki başkalarının duyguları hakkında karar vermek, o duyguların ne zaman, hangi şartlar altında filizlenip nasıl yeşereceğini tayine girişmek, kibirle harmanlanmış budalalıktan başka bir şey değil.