Hasta olan o değildi. Asıl hasta olan toplumdu. Toplum zayıfları korumak, yanlarında olmak yerine yaşlı filleri bir başlarına ölüme terk eden fil sürüleri gibi onlara arkasını dönüyordu.
…tuhaf bir biçimde bu duygudan yoksun yaratılmış erkeklerin o büyüleyici rahatlığına gıpta etmiyor değildi doğrusu. Erkekler evlerinin kapısından küstah bir boş vermişlikle çıkıyor, işe giderken sadece dosyalarını alıyorlardı. O ise tıpkı ağır kabuğunu sırtında taşıyan bir kaplumbağa gibi suçluluğun yükünü gittiği her yere sürüklüyordu.