Kim bu "Deli Kurt " diye aldığım kitapta Yıldırım Bayezid'in oğullarından İsa Bey'in oğlu "Murat" ı okudum..."Murat", varlığı Osmanlı'nın entrikalarına kurban gitmesin diye adı sanı gizlenmiş bir Şehzade aslında... Onu Deli Kurt yapan da ata olan sevdası... Karış karış bildiği yolu şaşıracak olsa bile can yoldaşı bildiği atı ona yol gösteriyor...Bala Hatun'nun oğlu "Deli Kurt" Osmanlı hanedanına mensup olduğunu bilmeden yetişmiştir yiğitçe...
Türkmen obalarında Deli Kurt'la beraber Türk'ün çadırlarına konuk oluyor insan...Mis gibi tarhana çorbası, etli börek ve pestil ezmesinin tadını damağınızda hissediyorsunuz sanki...
Kendini sadakatle bekleyen karısı olmasına rağmen kadere iman etmeyen Gökçen Kız'a gönlünü kaptırır "Deli Kurt"...
Kitabı okuduktan sonra kendime sorduğum soru şu oldu... "insanlar soylarına göre mi yoksa dinlerine göre mi ayırmalıydı...? (Burada benim "hümanist" duygularım heyheylendi ama.) Türklerin İslamlaşma sürecini sorguladım...Türk'ün kendi öz inancı kendinde mi kalmalıydı diye yine sorguladım...
Sonra iyiki bir " Nihal Atsız" geçmiş bu ülkeden dedim...