(Öncelikle Arap Coğrafyasını Kur'an perspektifinden tanıtan bu güzel eseri okuyup daha sonra Yazarı Emrah Dindi'yle grupça müzakere etmek beni ziyadesiyle mutlu etti. Söylemeden geçemedim...)
Hicaz'ın bulunduğu coğrafi şartlar ve iklim özellikleri içinde bulunan Arap toplumlarını nasıl etkilemiş hiç düşündünüz mü?
Arapların savaşçı ve yağmacı bir toplum olmasının alt yapısıda neler yatıyor?.. bunlar bulundukları coğrafya mı yoksa kültür özellikleri mi?.. Su kıtlığı ve çöl iklimine bağlı olarak hayız çaputlarının, hayvan işkembeleri ve leşlerinin kuyulara atılıp kuyuların çöplük olarak kullanılması o dönem de Arap toplumunu nezih olmaktan alıkoyan meseleler olabilir mi..? Arap toplumunun hayatta kalmak için vediği en büyük mücadelenin çölde sıcakta susuz kalmak olduğunu düşünürsek Kur'an'a göre cennet ve cehennem tasvirleri de kendi coğrafyalarını yansıtabilir mi ne dersiniz?.. Bunun yanında çöl ikliminden uzak kalan müslümanların Kur'an ayetlerinde geçen cennet cehennem tasvirlerine bakış açıları nasıl olur?..
Kur'an'ın hakaret dilinin Araplarda tiksinilen hayvanlar(sivrisinek, örümcek, köpek) üzerinden olması, dikenli bitkilerle cehennem tasvirlerinin yapılması gibi konular inananlar için muhataplığından bir şey kaybettirir mi?..
Peki Araplar(Nebatiler dışında ) tavuk etini neden hakir görmüşler..?Ve daha bir çok sorunun cevabını merak edip, düşünüp sorgulayan herkesin de Kur'an'ın yerel ve evrensel yüzünü anlamak için Arap toplumunun içinde bulunduğu ortamı iyi bilmelerinin gerekliliğinin altını özenle çizmiş yazar. Üstüne alınan kim varsa buyursun o zaman...
Zeki Velidi Togan ... Hem kılıcıyla hem de kalemiyle mücadele etmiş; ilim yolunda çok seferler kat etmiş, yarım düzineden fazla -Türkçe'nin bütün lehçeleri, Arapça, Farsça, Rusça, Almanca, Fransızca ve
Zeki Velidi Togan ... Hem kılıcıyla hem de kalemiyle mücadele etmiş; ilim yolunda çok seferler kat etmiş, yarım düzineden fazla -Türkçe'nin bütün lehçeleri, Arapça, Farsça, Rusça, Almanca, Fransızca ve
“ Milliyetçi “ , yalnızca devletin her dediğini onaylayan, iktidardakilere dalkavukluk etmekten başka bir niyet beslemeyen ve hükümeti eleştirecek cesareti olamayanlara itibar kazandırmak için kullanılan bir sıfata dönüşmüştür.