..yaptığı işin hakkını verenlere, Hak için serden geçenlere, vakte şehitlik edenlere de selâm olsun...

✍Hanımlar İle Alakalı Allah Rasulü'nün (Sav.) Mübârek Sözleri:
1. Güzel amel sahibi bir kadın, yetmiş veliden üstündür.

2. Kötü amel sahibi bir kadın bin kötü amel sahibi erkekten daha kötüdür.

3. Hamile bir kadının iki rekât namazı hamile olmayan bir kadının yetmiş rekât namazından daha hayırlıdır.

4. Bir kadının kendi çocuğuna emzirdiği her yudum süt için ayrı ayrı ecir vardır.

5. Evin erkeği eve yorgun geldiği zaman hanımı güler yüzle hoş geldin derse yarım cihat sevabı alır.

6. Bir kadın çocuğunun ağlaması sebebiyle gece uyuyamasa o kadına yirmi köle azat etme sevabı verilir.

7. Bir kadın kocasına, bir koca da hanımına rahmet ve merhametle bakarsa Allah Teâlâ’da her ikisine rahmetle bakar.

8. Bir kadın ki kocasını Allah yoluna gönderiyor ve kendisi de âdâbı ile evinde oturursa, kocasından beş yüz sene evvel cennete girecektir. Yetmiş bin meleğin ve hurilerin sultanı olacaktır. Cennet suyuyla yıkandıktan sonra yakuttan yaratılmış bir at üzerinde kocasını karşılayacaktır.

9. Bir kadın hasta olan çocuğu sebebiyle uyuyamasa ve onu rahatlatmak için uğraşırsa Allah Teâlâ onun günahlarını affeder ve on iki senelik kabul olunmuş ibadet ecri verir.

10. Bir kadın süt veren hayvanını besmele çekerek sağmaya başlarsa o hayvan onun için dua eder.

11. Bir kadın besmele çekerek hamur yoğurursa Allah Teâlâ onun rızkına bereket verir.

12. Bir kadın Allah’ı zikrederek evini süpürürse Kâbe’yi süpürmüş gibi ecir ve sevap alır.

13. Bir kadın beş vakit namazını kılar, namusunu muhafaza eder, kocasına itaat ederse, Cennete dilediği kapıdan girer.

14. Kocasına itaat etmeyen kadının kılmış olduğu namaz başından yukarı geçmez.

15. Hamile olan bir kadına gündüzleri oruç tutmuş geceleri de ibadetle geçirmiş gibi sevap verilir.

16. Bir kadın doğum yaparsa Allah Teâlâ ona yetmiş senelik namaz ve oruç sevabı yazar. Çektiği zahmetlere ve her damara gelen sancıya bir hac yapmış sevabı verir.

17. Eğer bir kadın doğumdan sonra kırk gün içinde ölürse ona şahadet (şehitlik) derecesi verilir.

18. Eğer çocuk gece uyanır, annesi de beddua etmeden ona süt emzirirse kendisine bir senelik namaz ve oruç sevabı verilir.

19. Çocuk sütten kesildikten sonra gökten bir melek iner ve çocuğu emziren anneye şöyle nida eder. Allah sana cenneti vacip kıldı.

20. Kocası söylemeden bir kadın kocasına hizmet yaparsa yedi tane yetmiş gram altın tasadduk etmiş sevabı verilir. Kocası söyledikten sonra yaparsa yedi tane yetmiş gram gümüş tasadduk etmiş sevabı verilir.

21. Eğer kocası kendisinden razı olduğu halde bir kadın ölürse cennet o kadına vacip olur.

22. Saliha bir kadın yetmiş erkekten üstündür.

23. Hanımına bir mesele (ilim) öğretene yetmiş senelik ibadet sevabı verilir.

24. Tesettürüne dikkat eden kadına cennette Allah Teâlâ’nın hususi rahmeti olacaktır.

25. İnce elbise giyen kadınlar, yabancı erkeklerde şehvet uyandıran kadınlar, dışarı çıkarken süslenip koku süren kadınlar, ne cennete girecekler nede kokusunu duyacaktır.

Kısmet olurda şehitlik nasip olursa. Eskişehir halkından kimse saf tutmasın.

Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok...1.Dünya Savaşı'ndaki yaşananları bir grup asker arkadaşıyla birlikte 19 yaşındaki Paul adlı bir çocuğun gözüyle anılarına acı aci şahit olacaksınız.

Söz konusu savaş olunca ve kahramanları da çocuk olunca olunca herkes aciz kalıyor .Hikayeler de dilsiz.Sadece çocuklar da değil anne,baba,kardeş,kadınlar,yaşlılar her kim olursa olsun herkes yara alıyor.Acıları kelimesiz kalıyor.Toprak ,ağaçlar,hayvanlar da acı çekiyor. Bu kitapta savaşa,savastaki insana ,canlılara,insanın duygularına,korkularina kalbin,ruhun tarihine şahit olacaksınız.Evet tahmin ettiğiniz gibi savaş karşıtı bir kitap .Gerekçesi ne olursa olsun hangi savaş haklı görülebilir ki? Insanı feda eden tüm savaşlar bana göre kaybedilmiş savaslardir.Maalesef savaş,kan,gözyaşı o kadar kaniksandi ki.O kadar normallestirildi ki.Aksini düşünürsek ağır yaftalamalara maruz kalmak da an meselesi .Barışı ogrenemeden savaşı öğreniyor çocuklar .Özgürlüğü tatmadan,özgürlüğe doymadan özgürlük için savaş vermeyi öğreniyor .Okullarda verilen matematik ,fizik gibi derslerin hükmü yok savaş ,yıkım gibi çok bilinmeyenli problemlerin cozumunde.Öğretilen bilgilerin karşılığı yok.50 yaralı ,150 ölü sayısal ifadesinin matematikte karşılığı ne olursa olsun çok sayıda kaybın olduğu anlamına gelmesi , çokluk ifade ettiği kelimelerle maalesef aynı hesaba gelmiyor yapılan kelle hesapları.Savaş hesapsizca yutuyor tazecik bedenleri .

Muktedirler kendi bekasi için ölümün üzerine sürüyor gencecik bedenleri .Ideolojik hamaset gosterileriyle yapmış oldukları sovlarla kendi eylemlerini tasdiklemenin mutluluğunu yaşıyorlar.Koltuklarini sağlama almak için oturdukları yerden hiç birakmamacasina koltuklarini kahramanlık naraları atiyor,şehitlik fetvalari veriyorlar.Savaşa,nefrete,şiddete olan sehvetleri ,Svetlana Aleksiyevic'in dediği gibi "Her tanricilik,ölü seviciliktir " ifadesinde olduğu gibi kendilerine atfettikleri tanrısal niteliklerle övünerek, ölülere olan ihtiyaçları doymak bilmiyor.

Güzel bir ölümle teselli edilerek kirli amaçlarına alet ediliyor gencecik delikanlılar.
Hayalleri,cocukluklari,hatıraları hunharca katlediliyor .Güzel bir hayatı yasayamadan ölümlerden ölüm beğenmek zorunda bırakılıyor gencecik nesiller.Sevgi ve şefkat sarıp sarmalayamadan,soğuk toprağın kucağına itilip toprakla üstü örtülüyor,toprak üstünü örtüyor tüm hayallerin,hatıraların,
yasanmisliklarin.Özgürlük ,kardeşlik,barış için okyanuslar dolusu kan dökmek gerekiyor.Dökülen kan ülkenin sınırlarını genişletse de ,zafer sevincini yasatsada insanın yaşamadığı ,insanın olmadığı bir yerde arazinin,kara parçasının ne önemi olabilir ki ?Bu atmosferde ucuzluyor insan hayatı .

Maalesef savaş hayatın her katmanina yayılmış .Günümüzde de halen tazeliğini korumakta.Svetlana Aleksiyevic 'in "sıradan insanın cellatlasmasi " ifadesinde olduğu gibi maalesef insanlar en basit bir probleminin,sıkıntılarınin çözümü icin bile nefrete,dayaga,mermiye,bombaya,hakarete,adaletsizlige,zulme başvurarak;cellatliligi hayatta kalma yöntemi ,çözüm yöntemi olarak algılar olmuş.

Keşke dayanikliligin ,hakliligin ölçüsü mermiler,hakaretler,adaletsizlikler olmasaydı.Yunus Emre'nin "Ben gelmedim kavga için,benim işim sevgi için.Dostun evi gonullerdir,gönüller yapmaya geldim " ifadesiyle gönüller,hayaller yikmaktan ziyade gönüller yapmanın ,sevgiyi ,barissever insan inşa etmenin yollarını arastirsaydik .Sevgiyi sevseydik,nefretten de nefret etseydik.Dayanıklılık stogumuzu sevgi ile doldursaydik.Bizi kurtaran,insanlığı kurtaran tek şeyin sevgi olduğunu aklımızdan cikarmasaydik.

Kitap gerçekten savaşı,yaşananları ,insanın psikolojisini derinden hissettiriyor.Insanların hayatta kalabilmek uğruna sevgi,şefkat gibi hislerini dondurmak zorunda kalmaları,katilastirmalari yaralıyor sizi.Kendileri ölüm kalım savaşı verirken sivil hayatta tanidiklarinin duyarsizliklari ve kayitsizliklari karşısında hayret ediyorsunuz. Bir askerin açlıkla,yoklukla,fakirlikle bogustugu sırada ,arkadaşı olan bir başka askerin ölümünü beklerken --hem ölmesini istemeyip hem de cizmelere olan ihtiyacla-- arkadaşının sahip olduğu cizmelerine ısrarla kavuşma isteği içimi sizlatti.Yine Paul ve Albert'in yara aldığı ,bacaklarını kaybettiği esnada sevk edildikleri hastanede tertemiz
yataklara ,carsaflara kavuşunca haftalarca banyo yapmadiklarinin vermiş olduğu utançla o yatağı kirletme korkusuyla girmek istememeleri (Soma'daki madenci misali ) karşında kahroldum bir kere daha. Muzaffer Akar Abi'nin dediği gibi muhakkak okunmalı.Kelimeler aciz kalıyor .
Sonradan karşıma çıkan Yaşar Kemal için de kıymetli olan bu kitap icin şu sözü eklemek istiyorum :

“Dağlar, insanlar ve hatta ölüm bile yorulduysa, şimdi en güzel şiir, barıştır” der Yaşar Kemal…

Keyifsiz okumalar ...

13-05-2014 Soma Komur madeninde hsyatini kaybedrnlerin ruhu sad olsun
SOMA KÖMÜRÜ
Yandı yürekler yine mayıs sıcağında
Bebeler yetim kaldı ana kucağında
Göçük varmış Soma’da kömür Ocağında
Ya Rab kalana sabır gidene cennet ver

Kara elmas demeyin bu ekmek davası
Beklemek ise sabrın en büyük rüyası
Yıkıldı yavruların bir anda dünyası
Ya Rab kalana sabır gidene cennet ver

Ekmek teknesi derken mezar oldu maden
Bekler, umudu asla bırakmıyor elden
Gözyaşları sel olmuş akıyor gönülden
Ya Rab kalana sabır gidene cennet ver

Elbet yanıyor bizim yufka yüreğimiz
Bağlanıp zincşrsiz dönmüş bileğimiz
Makamları şehitlik olsun dileğimiz
Ya Rab kalana sabır gidene cennet ver

Uğur’um biçaredir anca yazar söyler
Sağ çıkacaklar diye deli gönlün eyler
Ölen öldü kurtuldu kalan garip neyler
Ya Rab kalana sabır gidene cennet ver
Ya Hak kalana sabır gidene cennet ver
14-05-2014
Uğur UKUT

Kâsım ALBAYRAK, bir alıntı ekledi.
12 May 18:08 · Kitabı okudu

Şu halime baksana!
"Onlarca savaşta bulundum ve hepsinde şehitlik aradım.Bazılarında çok yaklaştım ama olmadı. Vücudumda kılıç, mızrak, ok yarası bulunmayan bir karış yer kalmadı. Fakat görüyorsun ki develer gibi yatagımda ölüyorum... Neden bir savaş meydanında şehit olmak bana nasip olmadı?"

"Çünkü sen savaşta ölemezsin"

"Neden?"

"Şimdiye kadar anlamalıydın ey Halid.Allah Rasulü (s.a.v.) sana Allah'ın Kılıcı demekle aslında senin savaşta ölmeyeceğine de işaret etmiş. Çünkü öldürülseydin, o zaman Allah'ın Kılıcı'nı bir kâfir kırmış olacaktı.Oysa bu mümkün olacak şey değildi."

Halid Bin Velid, İkram Arslan (Sayfa 347 - Nesil Yayınları)Halid Bin Velid, İkram Arslan (Sayfa 347 - Nesil Yayınları)
Atsız, Atsız Hikayeler'i inceledi.
11 May 22:16 · Kitabı okudu · 2 günde · Puan vermedi

Atsız, Türkçüler arasında, Ülküsünden taviz vermeyen ve kalemini kılıç gibi kullanan bir korkusuzluk timsali olarak yükselmiştir. Onun bu yönü düşmanları tarafında bile kabul edilmiştir. Muazzam romanları olan başta Bozkurtların ölümü ve Bozkurtlar diriliyor gibi Türk gençlerin milli benliklerini bulmakta yardımcı olan, bunun yanında hiç bilinmeyen Atsız beğin 5 hikayesi de vardır. Bu hikayelerin 3’ü şehitlik konusu vardır. Bu eserin oluşmasında Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun hocamıza teşekkürü borç biliriz.

Beyza Gültekin, bir alıntı ekledi.
10 May 21:05 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Bazı araştırmalarda iki din arasında 25 temel konunun benzediği çok söyleniyor. Tek tanrı inancı, cennet, cehennem, ahret inancı, şehitlik, kurban, dua, bayram...

Türklerin Serüveni, Cansu Canan Özgen (Sayfa 35 - Kronik)Türklerin Serüveni, Cansu Canan Özgen (Sayfa 35 - Kronik)

İlk müslümanların hayatları fedakarlık ve kahramanlıklarla doludur.
Hamza (r.a.)'da o kahramanların başta gelenlerindendir. O kadar ki "Allahın aslanı, Resul'ün aslanı" adlarını almıştır.
Hamza, kılıcı ve ilmi ile Hz. Allah'ın (c.c.) nur üstüne nur buyurduğu Kur'an-ı Kerim'in emir ve yasaklarını ifasında, sevgili peygamberimizin en yakın yardımcısı olmuştur.
O kadar ki bu uğurda şehitlik mertebesine erişmiştir...