Uygarlığın göstergelerinden biri de bir toplumda bireylerin ortalama yaşam sürelerinin uzunluğudur. Yaşam süresi çok büyük ölçüde, bireyin ve toplumun en geniş anlamıyla içinde yaşanılan çevreyi kullanma becerilerinin bir ölçüsüdür. Çevrenizdeki besin ürünlerinden nasıl yararlandığınız, hastalıklarla nasıl başa çıktığınız, çevrenizdeki kötü kültürel alışkanlıkları(sigara veya içki içmek, muntazam spor yapmamak, doktor yerine üfürükçüye gitmek, mühendis yerine kalfaya ev yaptırmak vb.) ne dereceye kadar yenebildiğiniz, dost ve düşmanlarınızla ilişkilerinizi nasıl ayarlayabildiğiniz hep yaşam sürenizi belirleyen faktörlerdendir. Uygar insan bu faktörleri hep geliştirerek ömrünü uzatır. Uygar olmayan insan ise bu faktörleri kontrol altına alamadığı için onların oyuncağı olur ve çevresinin diktasında yaşar.
Bir Parlamento tartışmasında İngiliz tarihinin ilk kadın parlamenteri meşhur Lady Nancy Astor Churchill’e dönerek “Winston, kocam olsaydın, çayını zehirlerdim” diye hakaret eder. Churchill hemen dönüp, “Nancy, eşim olsaydın o çayı zevkle içerdim’’ diye cevap vermiştir. Bu cevap hem iltifat içeren ama hem de hakareti iade eden inanılmaz zekice bir cevaptır.